GÖRGÜ, ADAB-I MUAŞERET / DEDEMİN KİTAPLARI
1976 yılı... İlkokula başladığım yıllar. O zamanlar gazeteler Mahalle'nin bakkalına gelirdi. Dedem ''Tercüman'' gazetesinin ''1'' no lu abonesiydi. Okul çıkışı gazetesini benim almamı isterdi. Yıllar sonra dedemin bu isteğinin amacını anladım... Okul çıkışı bir heyecan ''Ahmet Yeğen'' in bakkal dükkanına gider, Dedemin gazetesini ister, eve gelene kadar sayfalarını açıp okurdum. Rauf Tamer, Ahmet Kabaklı, Yavuz Donat, Ergun Göze, Haldun Taner, Tarık Buğra gibi ünlü yazarların köşelerini okuyarak geçti Tercüman Gazeteli yollarım. Semih Balcıoğlu, karikatürleri ile renk katardı. Ulvi Yenal, Turgay Şeren, Orhan Ayhan, Necmi Tanyolaç, Atilla Gökçe'li spor sayfaları dolu doluydu. Daha sonraki yıllarda Dedem ile köşe yazarlarının yazıları hakkında yorumlar da yapar olduk... Tercüman Gazetesi o yıllarda gazete ile birlikte bölümler halinde ansiklopedi ekleri verirdi. Bunları bir düzen içinde biriktirir daha sonra ayrıca gazeteden gelen ciltlerle matbaaya götürür eşsiz bilgi kaynaklarına sahip olurduk.
3-YAZILAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3-YAZILAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Ocak 2023 Pazar
1 Ekim 2021 Cuma
ÖZEL BİR İNSAN : HERBERT VON KARAJAN / MÜZİK, ETİK VE EGO (AVUSTURYA)
Müzik tarihinde 1989 yılında ölen orkestra şefi Herbert Von Karajan kadar tartışılan biri var mıdır ?. Sanatçı, yaşadığı dönemde sadece yaptığı müzikle değil, olağanüstü hırsı, otokratlığı ve tümüyle müziğe adanmış olmakla birlikte, sınır tanımayan egosu ile de tartışılırdı. Özel yaşamıyla da dikkatleri üzerinde toplayan Karajan, bir orkestra şefi değil de bir film yıldızı gibiydi.
26 Eylül 2021 Pazar
SİİRT FISTIĞI'NIN YOLCULUĞU'NA TANIK OLMAK.. (SİİRT)
Siirt yöresindeki adı ile '' Yeşil Altın '' . Bütün çevremiz yeşil altın bağları ile dolu. Şubat ayından Eylül ayının ortalarına kadar Siirt Fıstığının hasadına kadar olan yolcuğuna tanıklık ettim.18 Aralık 2020 Cuma
SAİT FAİK'LE HAYAT, OH NE RAHAT !
Mutluluğu aramak bazen cesur adımlar gerektirir. Etiketleri bir kenara bırakabilecek miyiz ? Bizden beklenen kişi olmak yerine kendi istediğimiz kişi olmak, topluma uymayı bir erdem kabul etsek de, bazen kendi bildiğimiz hayatı yaşamak daha iyi gelmez mi ? Çoğumuz evden işe akıp giden rutin hayattan şikayetçiyiz. Oysaki şehir sadece otobüsün camından izlenen bir film değil. Bazen iki durak önce inip biraz hayata karışmayı, insanları tanımayı ve gözlemlemeyi denemeliyiz. Bunu başaranlardan biri Cumhuriyet döneminin en önemli hikayecisi kabul edilen Sait Faik Abasıyanık... Sait Faik'in yaşamından küçük kesitler belki bize biraz yol gösterebilir.1 - Sait Faik'e göre hayat '' Balık tutmak, kahvede oturmak, yanımda çok sevdiğim köpeğim, insan tanımak, Beyoğlu'nda bir aşağı bir yukarı dolaşmak, hikaye yazmak, velhasıl hiçbir şeye bağlanmadan avare gezmek bütün gün. İşte ben böyle bir hayattan zevk alırım, buna yaşamak derim. ''
29 Ekim 2020 Perşembe
SAİT FAİK'İN PARİS'TEKİ BİLİNMEYEN BEŞ GÜNÜ
Yazar ve gazeteci Naim Tirali'nin 1975 yılında Milliyet Sanat Dergisi'nde yayımlanan ve Sait Faik'in Paris'te geçirdiği beş günü anlatan yazısı..
1951 yılında '' tedavi '' amacıyla Paris'e giden Sait Faik burada ancak beş gün kalarak İstanbul'a dönmüştü ama, bu kısa yolculuğunun bir '' hikaye '' olmadığına kimse inanmak istememişti. Sait Faik'in yakın arkadaşı Naim Tirali, büyük hikayecimizin 21. ölüm yıldönümünde bu olaya ilişkin anılarını anlatıyor.5 Temmuz 2020 Pazar
TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ İŞ BANKASI YAYINLARI İLE GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR..
İş Bankası Kültür Yayınlarının, Türk Edebiyatları klasikleri serisi yeni yayınlarla zenginleşmeye devam ediyor.
Türk Edebiyatı Klasiklerinin başyapıtları başucu kitapları olarak kütüphanemizde çok özel bir yerde..
05.07.2020 günü itibariyle her biri çok değerli 42 Türk Edebiyatı klasiği kitap yayınlanmış durumda.
İş Bankası Kültür Yayınlarının, Türk Edebiyatları klasikleri serisi yeni yayınlarla zenginleşmeye devam ediyor.
Türk Edebiyatı Klasiklerinin başyapıtları başucu kitapları olarak kütüphanemizde çok özel bir yerde..
05.07.2020 günü itibariyle her biri çok değerli 42 Türk Edebiyatı klasiği kitap yayınlanmış durumda.
21 Haziran 2020 Pazar
UZAY YOLU (STAR TREK) ÇİZGİ ROMAN TADINDA
(BÜYÜ GEZEGENİ 1973)
Bizim kuşağımız için fenomen ve hatıralardan silinmeyen bir dizi...
Uzay Yolu (Star Trek) ilk kez ABD'de 8 Eylül 1966 günü NBC televizyonunda yayınlandı.Dizi William Shatner tarafından oynanan Kaptan Kirk'ün kumandasındaki Atılgan Yıldız Gemisi'nin mürettabatını ve onların '' daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek '' olan 5 yıllık görevinin hikayelerini anlatmaktadır.Sadece 3 sezon sonunda dizi yayından kaldırıldı ve son bölüm 3 Haziran 1969'da gösterildi.Tekrarlarının gösterimiyle Dünya'da bir kültürel fenomen haline geldi.
1973 yılında çizgi roman olarak yayınlanan ' Büyü Gezegeni ' bölümü ile bizler geçmişin o güzel hatıralara dönelim...
Yeni nesil de ' Daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek ' ilkesini konu olan farklı hikayelerle tanışır umarım...
(BÜYÜ GEZEGENİ 1973)
Bizim kuşağımız için fenomen ve hatıralardan silinmeyen bir dizi...
Uzay Yolu (Star Trek) ilk kez ABD'de 8 Eylül 1966 günü NBC televizyonunda yayınlandı.Dizi William Shatner tarafından oynanan Kaptan Kirk'ün kumandasındaki Atılgan Yıldız Gemisi'nin mürettabatını ve onların '' daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek '' olan 5 yıllık görevinin hikayelerini anlatmaktadır.Sadece 3 sezon sonunda dizi yayından kaldırıldı ve son bölüm 3 Haziran 1969'da gösterildi.Tekrarlarının gösterimiyle Dünya'da bir kültürel fenomen haline geldi.
1973 yılında çizgi roman olarak yayınlanan ' Büyü Gezegeni ' bölümü ile bizler geçmişin o güzel hatıralara dönelim...
Yeni nesil de ' Daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek ' ilkesini konu olan farklı hikayelerle tanışır umarım...
7 Mayıs 2020 Perşembe
THE BRIDGES OF MADISON COUNTY / '' YASAK İLİŞKİ FİLMİ ''
Gitmek ya da kalmak kararının kapı kolunun açılıp açılmamasına bağlı olduğu ve o kısa anların etkileri iz bırakan sahne..
Filmin sonlarına doğru olan bu sahnede Clint Eastwold'un yağmur altındaki görüntüsü ve bakışları..
Benim için en iyi beş film arasında olan '' The Bridges Of Madison County '' '' Yasak İlişki '' filminin sonlarındaki bu görüntüler unutulmaz..
Gitmek ya da kalmak kararının kapı kolunun açılıp açılmamasına bağlı olduğu ve o kısa anların etkileri iz bırakan sahne..
Filmin sonlarına doğru olan bu sahnede Clint Eastwold'un yağmur altındaki görüntüsü ve bakışları..
Benim için en iyi beş film arasında olan '' The Bridges Of Madison County '' '' Yasak İlişki '' filminin sonlarındaki bu görüntüler unutulmaz..
24 Nisan 2020 Cuma
TWIN PEAKS SERIES / TWIN PEAKS (İKİZ TEPELER) DİZİSİ
1990 yılların sonlarında tek kanallı televizyon dönemleri. Tek özel kanal yayına başlıyor.O dönemde bize farklı gelen yayınlar,diziler,filmler yaşamımıza girmeye başladı.
Sanıyorum bir Cuma gecesi geç saatlerde televizyon başındayım, yeni bir dizi başladı. Önce dizinin müziği dikkatimi çekti. Sonra soluksuz seyrettiğim bir diziyle karşılaştım.
Twin Peaks (İkiz Tepeler) dizisi her hafta yeni bölümünü beklediğim bir alışkanlık haline geldi.
Single-channel television periods in the late 1990s. The only private channel begins broadcasting. In that period, the broadcasts, series and movies that came to us differently began to enter our lives.
I think I'm on TV late Friday night, a new series has begun. The music of the series first caught my attention. Then I came across a series that I watched breathlessly.
The Twin Peaks series has become a habit of expecting its new episode every week.
Dizi de Twin Peaks kasabası; Kanada sınırının 5 mil güneyinde, eyalet sınırınında 12 mil batısında yer alıyor. Nüfusu 51201 kişi..
Suç ve cinayet gibi olayların pek yaşanmadığı sakin bir kasabadır.
Leland ve Sarah Palmer'in tek kızları Laura, bir cinayete kurban gider. Ailesinin biricik kızı olan Laura, göründüğü kadar masum değildir. Bir yandan kasabanın sevilen yüzlerinden biriyken, diğer taraftan da karanlık bir tarafı vardır.
The series also includes the town of Twin Peaks; It is located 5 miles south of the Canadian border, 12 miles west of the state border. The population is 51201.
It is a quiet town where incidents such as crime and murder are not experienced.
Laura, the only daughter of Leland and Sarah Palmer, falls victim to a murder. Laura, the only daughter of her family, is not as innocent as it seems. While it is one of the popular faces of the town, it also has a dark side.
1990 yılların sonlarında tek kanallı televizyon dönemleri. Tek özel kanal yayına başlıyor.O dönemde bize farklı gelen yayınlar,diziler,filmler yaşamımıza girmeye başladı.
Sanıyorum bir Cuma gecesi geç saatlerde televizyon başındayım, yeni bir dizi başladı. Önce dizinin müziği dikkatimi çekti. Sonra soluksuz seyrettiğim bir diziyle karşılaştım.
Twin Peaks (İkiz Tepeler) dizisi her hafta yeni bölümünü beklediğim bir alışkanlık haline geldi.
Single-channel television periods in the late 1990s. The only private channel begins broadcasting. In that period, the broadcasts, series and movies that came to us differently began to enter our lives.
I think I'm on TV late Friday night, a new series has begun. The music of the series first caught my attention. Then I came across a series that I watched breathlessly.
The Twin Peaks series has become a habit of expecting its new episode every week.
Dizi de Twin Peaks kasabası; Kanada sınırının 5 mil güneyinde, eyalet sınırınında 12 mil batısında yer alıyor. Nüfusu 51201 kişi..
Suç ve cinayet gibi olayların pek yaşanmadığı sakin bir kasabadır.
Leland ve Sarah Palmer'in tek kızları Laura, bir cinayete kurban gider. Ailesinin biricik kızı olan Laura, göründüğü kadar masum değildir. Bir yandan kasabanın sevilen yüzlerinden biriyken, diğer taraftan da karanlık bir tarafı vardır.
The series also includes the town of Twin Peaks; It is located 5 miles south of the Canadian border, 12 miles west of the state border. The population is 51201.
It is a quiet town where incidents such as crime and murder are not experienced.
Laura, the only daughter of Leland and Sarah Palmer, falls victim to a murder. Laura, the only daughter of her family, is not as innocent as it seems. While it is one of the popular faces of the town, it also has a dark side.
1 Mart 2020 Pazar
BİR ZAMANLAR '' HAYAT DERGİ'MİZ '' VARDI...
Türkiye'nin ilk magazin dergisi olan Hayat Mecmuası'nı gazetecilerde gören son neslin içindeyim..
1956'dan 1980'lerin sonlarına kadar İstanbul'da yayınlanan haftalık haber - aktüalite dergisi olan Hayat, dönemin bir çok yıldızının da sinemaya dahil olmasında öncü olmuştur.
Türkiye'nin ilk magazin dergisi olan Hayat Mecmuası'nı gazetecilerde gören son neslin içindeyim..
1956'dan 1980'lerin sonlarına kadar İstanbul'da yayınlanan haftalık haber - aktüalite dergisi olan Hayat, dönemin bir çok yıldızının da sinemaya dahil olmasında öncü olmuştur.
18 Kasım 2018 Pazar
BİZİM YAZARIMIZ : HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR
Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp, genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi, edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir. Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler, kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak, çok defa gülünç, bazen hüzünlü olarak işlenir. Romanımıza '' mahalli renk '' ilk kez onunla girer.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, yazarın seçme eserlerini Türk Edebiyatı Klasikleri dizisinde yayınlıyor.
Hüseyin Rahmi Gürpınar çok farklı ve ilginç bir yaşamı olan aynı zamanda çok da üretken bir yazar..
Şu ana kadar yayınlanan üç kitabını keyifle okudum..
Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp, genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi, edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir. Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler, kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak, çok defa gülünç, bazen hüzünlü olarak işlenir. Romanımıza '' mahalli renk '' ilk kez onunla girer.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, yazarın seçme eserlerini Türk Edebiyatı Klasikleri dizisinde yayınlıyor.
Hüseyin Rahmi Gürpınar çok farklı ve ilginç bir yaşamı olan aynı zamanda çok da üretken bir yazar..
Şu ana kadar yayınlanan üç kitabını keyifle okudum..
19 Ağustos 1864'te İstanbul'da doğdu. 8 Mart 1944'te Heybeliada'da yaşamını yitirdi. Heybeliada'daki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnediliyor.
10 Kasım 2018 Cumartesi
UZAY YOLU (STAR TREK) ÇİZGİ ROMAN TADINDA
(GENÇLİK TUZAĞI 1973)
Bizim kuşağımız için fenomen ve hatıralardan silinmeyen bir dizi...
Uzay Yolu (Star Trek) ilk kez ABD'de 8 Eylül 1966 günü NBC televizyonunda yayınlandı.Dizi William Shatner tarafından oynanan Kaptan Kirk'ün kumandasındaki Atılgan Yıldız Gemisi'nin mürettabatını ve onların '' daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek '' olan 5 yıllık görevinin hikayelerini anlatmaktadır.Sadece 3 sezon sonunda dizi yayından kaldırıldı ve son bölüm 3 Haziran 1969'da gösterildi.Tekrarlarının gösterimiyle Dünya'da bir kültürel fenomen haline geldi.
1973 yılında çizgi roman olarak yayınlanan ' Gençlik Tuzağı ' bölümü ile bizler geçmişin o güzel hatıralara dönelim...
Yeni nesil de ' Daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek ' ilkesini konu olan farklı hikayelerle tanışır umarım...
Bu bölümde; Atılgan gemisi mürettebatı, uzayın derinliklerindeki bir gezegene inceleme yapmak için inerler...
(GENÇLİK TUZAĞI 1973)
Bizim kuşağımız için fenomen ve hatıralardan silinmeyen bir dizi...
Uzay Yolu (Star Trek) ilk kez ABD'de 8 Eylül 1966 günü NBC televizyonunda yayınlandı.Dizi William Shatner tarafından oynanan Kaptan Kirk'ün kumandasındaki Atılgan Yıldız Gemisi'nin mürettabatını ve onların '' daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek '' olan 5 yıllık görevinin hikayelerini anlatmaktadır.Sadece 3 sezon sonunda dizi yayından kaldırıldı ve son bölüm 3 Haziran 1969'da gösterildi.Tekrarlarının gösterimiyle Dünya'da bir kültürel fenomen haline geldi.
1973 yılında çizgi roman olarak yayınlanan ' Gençlik Tuzağı ' bölümü ile bizler geçmişin o güzel hatıralara dönelim...
Yeni nesil de ' Daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek ' ilkesini konu olan farklı hikayelerle tanışır umarım...
Bu bölümde; Atılgan gemisi mürettebatı, uzayın derinliklerindeki bir gezegene inceleme yapmak için inerler...
31 Ekim 2018 Çarşamba
OĞUZ ATAY'IN '' TUTUNAMAYANLAR '' ROMANI
Yıllardır Oğuz Atay'ın eserlerini okumak istemişimdir.Tutunamayanlar ilk romanı..
Tutunamayanlar'a başlamak belkide hazır hissetmekle ilgili..
Türkçe'de yazılmış en iyi romanlardan,başucu kitabı,kutsal kitap,aşmış kitap gibi tanımlamalara sahip..
Belirli bir olayı sergilemekten çok; izlenimler, çağrışımlar, taşlamalar, ayrıntılar ve ruhsal çözümlemelerden oluşan bir roman.
Tutunamayanlar, Turgut Özben adlı kahramanının intihar ettiği söylenen arkadaşı Selim Işık'ın hayatını ve ölüm nedenini çözmeye ve onu anlamaya çalışması etrafında oluşan bir roman.
Roman hangi düşünceye tutunmaya çalışırsa onun anlamsızlığının farkına varan aydının kendisiyle girdiği acımasız savaşı kaybederek intihara sürüklenişini anlatmakta.
Tutunamayanlar kitabının konusu genel itibariyle modern yaşamın bireyde yarattığı '' topluma yabancılaşma '' , '' toplumdan kopma '' ve '' kalıplaşmış düşüncelerin reddi '' temalarının etrafında dönüyor.
Yıllardır Oğuz Atay'ın eserlerini okumak istemişimdir.Tutunamayanlar ilk romanı..
Tutunamayanlar'a başlamak belkide hazır hissetmekle ilgili..
Türkçe'de yazılmış en iyi romanlardan,başucu kitabı,kutsal kitap,aşmış kitap gibi tanımlamalara sahip..
Belirli bir olayı sergilemekten çok; izlenimler, çağrışımlar, taşlamalar, ayrıntılar ve ruhsal çözümlemelerden oluşan bir roman.
Tutunamayanlar, Turgut Özben adlı kahramanının intihar ettiği söylenen arkadaşı Selim Işık'ın hayatını ve ölüm nedenini çözmeye ve onu anlamaya çalışması etrafında oluşan bir roman.
Roman hangi düşünceye tutunmaya çalışırsa onun anlamsızlığının farkına varan aydının kendisiyle girdiği acımasız savaşı kaybederek intihara sürüklenişini anlatmakta.
Tutunamayanlar kitabının konusu genel itibariyle modern yaşamın bireyde yarattığı '' topluma yabancılaşma '' , '' toplumdan kopma '' ve '' kalıplaşmış düşüncelerin reddi '' temalarının etrafında dönüyor.
23 Ekim 2018 Salı
UZAY YOLU (STAR TREK) ÇİZGİ ROMAN TADINDA
(LAZARUS'UN MİRASI 1972)
Bizim kuşağımız için fenomen ve hatıralardan silinmeyen bir dizi...
Uzay Yolu (Star Trek) ilk kez ABD'de 8 Eylül 1966 günü NBC televizyonunda yayınlandı.Dizi William Shatner tarafından oynanan Kaptan Kirk'ün kumandasındaki Atılgan Yıldız Gemisi'nin mürettabatını ve onların '' daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek '' olan 5 yıllık görevinin hikayelerini anlatmaktadır.Sadece 3 sezon sonunda dizi yayından kaldırıldı ve son bölüm 3 Haziran 1969'da gösterildi.Tekrarlarının gösterimiyle Dünya'da bir kültürel fenomen haline geldi.
1972 yılında çizgi roman olarak yayınlanan ' Lazarus'un Mirası ' bölümü ile bizler geçmişin o güzel hatıralara dönelim...
Yeni nesil de ' Daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek ' ilkesini konu olan farklı hikayelerle tanışır umarım...
Uzayın zindan gibi karanlık boşluğu içinde Atılgan, Dünya tarihinde gelmiş geçmiş bütün şöhretli kimselerin yaşamakta olduğu bir gezegen keşfetmiştir.
Atılgan'ın mürettebatının hayatlarını tehdit eden bir müze... Gerçek bir müze...
Geçmiş ile şimdiki zaman karşılaşınca bunlardan yalnız biri yaşayabilir..
(LAZARUS'UN MİRASI 1972)
Bizim kuşağımız için fenomen ve hatıralardan silinmeyen bir dizi...
Uzay Yolu (Star Trek) ilk kez ABD'de 8 Eylül 1966 günü NBC televizyonunda yayınlandı.Dizi William Shatner tarafından oynanan Kaptan Kirk'ün kumandasındaki Atılgan Yıldız Gemisi'nin mürettabatını ve onların '' daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek '' olan 5 yıllık görevinin hikayelerini anlatmaktadır.Sadece 3 sezon sonunda dizi yayından kaldırıldı ve son bölüm 3 Haziran 1969'da gösterildi.Tekrarlarının gösterimiyle Dünya'da bir kültürel fenomen haline geldi.
1972 yılında çizgi roman olarak yayınlanan ' Lazarus'un Mirası ' bölümü ile bizler geçmişin o güzel hatıralara dönelim...
Yeni nesil de ' Daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek ' ilkesini konu olan farklı hikayelerle tanışır umarım...
Uzayın zindan gibi karanlık boşluğu içinde Atılgan, Dünya tarihinde gelmiş geçmiş bütün şöhretli kimselerin yaşamakta olduğu bir gezegen keşfetmiştir.
Atılgan'ın mürettebatının hayatlarını tehdit eden bir müze... Gerçek bir müze...
Geçmiş ile şimdiki zaman karşılaşınca bunlardan yalnız biri yaşayabilir..
14 Ekim 2018 Pazar
GAZİ PORSUK AHMET (ERSÖZ) EFE VE EMET'İN KURTULUŞU (EMET / KÜTAHYA)
Gazi Porsuk Ahmet (Ersöz) Resimde sağda göğsünde İstiklal Madalyası var.
Anneanne ve Dede tarafından Kütahya'nın Emet İlçesi'ndeniz.
Emet; Dağlar ve ormanlar ile çevrili, termal kaynaklarca çok zengin bir ilçedir.
Emet'te köklerimiz olmasına rağmen bu güne kadar 10-15 defa gitmişimdir. Emet ile ilgili anılarım çocukluk yıllarımda kalmış gibidir.
Emet aklıma geldiğimde canlanan en büyük hatıra Porsuk Dede'dir.
Kütahya'da ailelerin soyadları olduğu gibi bir çeşit lakapları ve ünvanları da vardır. Şimdilerde bu ünvanlar pek kullanılmıyor ancak bilenler bilir.
Anneanne tarafından Porsuklar'danız. Porsuk Dede Anneanne'min babası.
Porsuk Dede; her daim şık, hep takım elbise giyen, kıravatla tamamlayan, fötr şapkalı, uzun boylu, ciddi görüntüsü ile aklımda kalmıştır.
Benim tanımlamam; Diplomat gibi insan...olmuştur hep.
Ben 7-8 yaşlarında iken vefat etti.
Yakın dönemde bir arkadaşım: ''Siz Emet'ten kimlerdensiniz ? '' diye sorunca ''Porsuklar'danız'' dedim.
''Siz Emet'in kurtarıcısı Porsuk Ahmet'in torun'larından mısınız ?'' diye devam edince bir çok detayı bilmediğimi farkettim.
Porsuk Dede ile ilgili bilgilere ulaşmak için araştırmalara başladım. Emet'ten akrabalarımız ile görüştüm.
Sonunda Emet Ecdad derneğine ulaştım. Dernek Başkanı Ali Duyan Bey ile tanıştım.
Gazi Porsuk Ahmet (Ersöz) Resimde sağda göğsünde İstiklal Madalyası var.
Anneanne ve Dede tarafından Kütahya'nın Emet İlçesi'ndeniz.
Emet; Dağlar ve ormanlar ile çevrili, termal kaynaklarca çok zengin bir ilçedir.
Emet'te köklerimiz olmasına rağmen bu güne kadar 10-15 defa gitmişimdir. Emet ile ilgili anılarım çocukluk yıllarımda kalmış gibidir.
Emet aklıma geldiğimde canlanan en büyük hatıra Porsuk Dede'dir.
Kütahya'da ailelerin soyadları olduğu gibi bir çeşit lakapları ve ünvanları da vardır. Şimdilerde bu ünvanlar pek kullanılmıyor ancak bilenler bilir.
Anneanne tarafından Porsuklar'danız. Porsuk Dede Anneanne'min babası.
Porsuk Dede; her daim şık, hep takım elbise giyen, kıravatla tamamlayan, fötr şapkalı, uzun boylu, ciddi görüntüsü ile aklımda kalmıştır.
Benim tanımlamam; Diplomat gibi insan...olmuştur hep.
Ben 7-8 yaşlarında iken vefat etti.
Yakın dönemde bir arkadaşım: ''Siz Emet'ten kimlerdensiniz ? '' diye sorunca ''Porsuklar'danız'' dedim.
''Siz Emet'in kurtarıcısı Porsuk Ahmet'in torun'larından mısınız ?'' diye devam edince bir çok detayı bilmediğimi farkettim.
Porsuk Dede ile ilgili bilgilere ulaşmak için araştırmalara başladım. Emet'ten akrabalarımız ile görüştüm.
Sonunda Emet Ecdad derneğine ulaştım. Dernek Başkanı Ali Duyan Bey ile tanıştım.
9 Ekim 2018 Salı
İNCİTMEYECEK KADAR UZAK, ÜŞÜMEYECEK KADAR YAKIN OLMAK...
(BİR KİRPİ HİKAYESİ)
2006 yılında duydum ilk defa bu hikayeyi...
O zamandan bu yana hep aklımdadır...
'' Eski zamanların dondurucu bir kışından bütün hayvanlar çok etkilenmiş, büyük kayıplar vermişler.
Ama en çok kayıp veren kirpilermiş.
Çünkü onların pek çok hayvan gibi kalın kürkleri yok, kendilerini sıcak tutması zor olan dikenleri var.Bu durumdan en az zararla kurtulmak için kirpiler meclisi toplanmış, çözüm aramaya başlamış.
Tartışa tartışa, nihayet gece olunca tüm kirpilerin bir araya toplanmasına, birbirlerine yakın durarak geceyi geçirmelerine karar verilmiş.
Böylece kirpiler birbirlerinin vücut sıcaklığından yararlanacak, aralarındaki hava akımını önleyerek donmaktan kurtulacaklarmış.
İlk geceki deneyimlerinde bunun işe yaradığını görmüşler.Fakat bu seferde başka bir problem çıkmış ortaya. Üşüyen kirpiler birbirlerine fazla yaklaştıklarından yaralanmalar gerçekleşmiş.
(BİR KİRPİ HİKAYESİ)
2006 yılında duydum ilk defa bu hikayeyi...
O zamandan bu yana hep aklımdadır...
'' Eski zamanların dondurucu bir kışından bütün hayvanlar çok etkilenmiş, büyük kayıplar vermişler.
Ama en çok kayıp veren kirpilermiş.
Çünkü onların pek çok hayvan gibi kalın kürkleri yok, kendilerini sıcak tutması zor olan dikenleri var.Bu durumdan en az zararla kurtulmak için kirpiler meclisi toplanmış, çözüm aramaya başlamış.
Tartışa tartışa, nihayet gece olunca tüm kirpilerin bir araya toplanmasına, birbirlerine yakın durarak geceyi geçirmelerine karar verilmiş.
Böylece kirpiler birbirlerinin vücut sıcaklığından yararlanacak, aralarındaki hava akımını önleyerek donmaktan kurtulacaklarmış.
İlk geceki deneyimlerinde bunun işe yaradığını görmüşler.Fakat bu seferde başka bir problem çıkmış ortaya. Üşüyen kirpiler birbirlerine fazla yaklaştıklarından yaralanmalar gerçekleşmiş.
13 Eylül 2018 Perşembe
HER GÜN 10 BİN ADIMLA SAĞLIKLI YAŞAM (İZMİR)
Yürümek benim için vazgeçilmez bir tutku..
Uzun yürüyüşler ise en iyi alışkanlığım.
Son yılların bilinen tanımı ile her gün 10.000 adım yürüyebilmek, bu alışkanlığı kendimle yarış noktasına getiriyor.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre kronik hastalıkların ortak risk faktörlerinden biri olan hareketsiz yaşam, dünya genelindeki ölümlerin yüzde 6'sının nedeni kabul ediliyor.Dahası hareketsiz yaşamın kalp hastalığının yüzde 30'unun ana nedeni olduğu tahmin ediliyor.
Sadece bu oranlar bile spor yapmak için bir nedenken ülkemizde en kolay spor olan yürüyüşü bilinçli olarak yapma oranları bile çok düşük.
Yürüyüşü doğada yapmanın getirdiği fiziksel ve psikolojik yönden olumlu sonuçları da eklersek, evimize en yakın yeşil alana gitmek için daha ne bekliyoruz diyorum..
Açık havada yapılan spor, oksijen yakımını artırdığı için spor salonuna oranla doğada yapılan yürüyüşte çok daha fazla kalori yakılıyor.
Doğada yürüyüşü elbette sadece yeşil alanlarla da sınırlamayabilirsiniz.Deniz ya da göl kenarları da insanı rahatlatan çok iyi yürüyüş alanları..
Yürüyüş en masrafsız sporlardan..En önemli ilk yatırımı, iyi bir ayakkabı alarak en büyük adımı atmış olacaksınız.
Daha sonraki yazılarda ayakkabı seçimine ayrıntıları ile yer vereceğim.Uzun yürüyüşlerimde uygun olmayan özellikteki ayakkabılar nedeniyle yürüyüşün devamlılığını etkileyen sorunlar yaşadım..
Ayağınıza uygun, en uzun parmağınızla ayakkabı ucu arasında 1 cm'lik boşluğu olan, yürüyüşe uygun ayakkabı tercihi, olası eklem sorunlarını önleyeceği gibi yürüyüşünüzün süresini de uzatacaktır.
Yürümek benim için vazgeçilmez bir tutku..
Uzun yürüyüşler ise en iyi alışkanlığım.
Son yılların bilinen tanımı ile her gün 10.000 adım yürüyebilmek, bu alışkanlığı kendimle yarış noktasına getiriyor.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre kronik hastalıkların ortak risk faktörlerinden biri olan hareketsiz yaşam, dünya genelindeki ölümlerin yüzde 6'sının nedeni kabul ediliyor.Dahası hareketsiz yaşamın kalp hastalığının yüzde 30'unun ana nedeni olduğu tahmin ediliyor.
Sadece bu oranlar bile spor yapmak için bir nedenken ülkemizde en kolay spor olan yürüyüşü bilinçli olarak yapma oranları bile çok düşük.
Yürüyüşü doğada yapmanın getirdiği fiziksel ve psikolojik yönden olumlu sonuçları da eklersek, evimize en yakın yeşil alana gitmek için daha ne bekliyoruz diyorum..
Açık havada yapılan spor, oksijen yakımını artırdığı için spor salonuna oranla doğada yapılan yürüyüşte çok daha fazla kalori yakılıyor.
Doğada yürüyüşü elbette sadece yeşil alanlarla da sınırlamayabilirsiniz.Deniz ya da göl kenarları da insanı rahatlatan çok iyi yürüyüş alanları..
Yürüyüş en masrafsız sporlardan..En önemli ilk yatırımı, iyi bir ayakkabı alarak en büyük adımı atmış olacaksınız.
Daha sonraki yazılarda ayakkabı seçimine ayrıntıları ile yer vereceğim.Uzun yürüyüşlerimde uygun olmayan özellikteki ayakkabılar nedeniyle yürüyüşün devamlılığını etkileyen sorunlar yaşadım..
Ayağınıza uygun, en uzun parmağınızla ayakkabı ucu arasında 1 cm'lik boşluğu olan, yürüyüşe uygun ayakkabı tercihi, olası eklem sorunlarını önleyeceği gibi yürüyüşünüzün süresini de uzatacaktır.
9 Eylül 2018 Pazar
ADALAR'A ÇIKMAK (BİR BAŞUCU KİTABI)
İstanbul'un hemen yanı başında görüş mesafesi içinde,haritalara dokuz nokta olarak yansıyan ve günümüzde İstanbul'un ilçesi olan bir takımada uzanır.
Batılıların ''Prens Adaları'' , bizim kısaca ''Adalar'' dediğimiz bu kara parçacıklarının kendilerine özgü tarihleri,efsaneleri,öyküleri var.
Üniversite yıllarımda tanıştığım Adalar'a gitmek için hep bir nedenim olur ve hiç hesapta yokken kendimi adalara giderken bulurum.Adalar'ın kendisi kadar ulaşmak için yapılan deniz yolculuğu da çok keyiflidir.Yolculuk başlar başlamaz daha güzel hissetmeye başlarsınız.
Hangi adanın iskelesinde inerseniz Adalar'ın kedileri ve köpekleri sizi karşılayacak ve herkes kendi macerasının peşinden gidecek...
Herkesin favori adası başkadır...
Benim favori adam Burgazada.. En çok Burgazada'ya gittim.Ama diğer adalarda ilerleyen zamanlarda yeni keşifler için ilgi alanım içindeler..
Ne zamandır satınalmayı düşündüğüm ''Adalar'a Çıkmak'' adlı kitabı nihayet aldım.Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlar'ndan çıkan kitabın yazarı Catherine Pinguet.
Catherine Pinguet on iki yıl boyunca İstanbul'da yaşamış,çeşitli üniversitelerde karşılıklı edebiyat ve tarih dersleri vermiş.Hala her fırsat bulduğunda İstanbul'a gelen ve her gelişinde de mutlaka Adalar'ı ziyaret eden Pinguet, ''Adalar'a Çıkmak'' adlı bu çalışmasında okuyucuyu Adalar'ın tarihinde yolculuğa çıkarıyor.
Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden geçip günümüze kadar uzanan anlatıda, tarihsel yaklaşımın yanı sıra, Troçki'den Sait Faik'e, Yahya Kemal'e, Hüseyin Rahmi Gürpınar'a Adalar'da yaşamış veya gelip geçmiş yazarların, şairlerin, seyyahların izlenimlerine kadar, ''isimsiz'' adalıların anıları, tanıklıkları da önemli bir yer tutuyor.
İstanbul'un hemen yanı başında görüş mesafesi içinde,haritalara dokuz nokta olarak yansıyan ve günümüzde İstanbul'un ilçesi olan bir takımada uzanır.
Batılıların ''Prens Adaları'' , bizim kısaca ''Adalar'' dediğimiz bu kara parçacıklarının kendilerine özgü tarihleri,efsaneleri,öyküleri var.
Üniversite yıllarımda tanıştığım Adalar'a gitmek için hep bir nedenim olur ve hiç hesapta yokken kendimi adalara giderken bulurum.Adalar'ın kendisi kadar ulaşmak için yapılan deniz yolculuğu da çok keyiflidir.Yolculuk başlar başlamaz daha güzel hissetmeye başlarsınız.
Hangi adanın iskelesinde inerseniz Adalar'ın kedileri ve köpekleri sizi karşılayacak ve herkes kendi macerasının peşinden gidecek...
Herkesin favori adası başkadır...
Benim favori adam Burgazada.. En çok Burgazada'ya gittim.Ama diğer adalarda ilerleyen zamanlarda yeni keşifler için ilgi alanım içindeler..
Ne zamandır satınalmayı düşündüğüm ''Adalar'a Çıkmak'' adlı kitabı nihayet aldım.Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlar'ndan çıkan kitabın yazarı Catherine Pinguet.
Catherine Pinguet on iki yıl boyunca İstanbul'da yaşamış,çeşitli üniversitelerde karşılıklı edebiyat ve tarih dersleri vermiş.Hala her fırsat bulduğunda İstanbul'a gelen ve her gelişinde de mutlaka Adalar'ı ziyaret eden Pinguet, ''Adalar'a Çıkmak'' adlı bu çalışmasında okuyucuyu Adalar'ın tarihinde yolculuğa çıkarıyor.
Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden geçip günümüze kadar uzanan anlatıda, tarihsel yaklaşımın yanı sıra, Troçki'den Sait Faik'e, Yahya Kemal'e, Hüseyin Rahmi Gürpınar'a Adalar'da yaşamış veya gelip geçmiş yazarların, şairlerin, seyyahların izlenimlerine kadar, ''isimsiz'' adalıların anıları, tanıklıkları da önemli bir yer tutuyor.
4 Ağustos 2018 Cumartesi
SESLİ KİTAP (UYKUDAN ÖNCE İYİ GELECEK)
Her ne kadar kitap okuma alışkanlığı son yıllarda azalmaya başlasa da olumlu gelişmelerde oluyor.
İşe gidip gelirken yolda,araç içinde geçen uzun yolculuklarda,aralarda sesli kitap dinlemek inanın iyi gelecek.
Yazının başlığında olduğu gibi uykudan önce kısacık bir sesli kitap dinlemek iyi gelecek..
Denemeye değer...
Hikaye,roman,şiir,radyo tiyatrosu,tanıtımlar...
Türk ve Dünya Edebiyatı'nın yazarları ve şairleri arasında dolaşmak..
Sevdiğim yazar ve şairlerin eserlerinden oluşan kendime göre hazırladığım listeyi özellikle araçta dinlemek çok hoş.(Ama dinletilere dalıp trafik kurallarını ihmal etmemek kaydıyla tabiki..)
Benin özellikle takip ettiğim youtube kanallarını aşağıda paylaşmak isterim sizlere.
Güzel seslendirme ve okumalar hayranlık uyandıracak derecede.
Bu güzel seslerden dinlemeler yaptıkça o kitabın tamamını bir an önce okumak isteyeceksiniz benden söylemesi...
Her ne kadar kitap okuma alışkanlığı son yıllarda azalmaya başlasa da olumlu gelişmelerde oluyor.
İşe gidip gelirken yolda,araç içinde geçen uzun yolculuklarda,aralarda sesli kitap dinlemek inanın iyi gelecek.
Yazının başlığında olduğu gibi uykudan önce kısacık bir sesli kitap dinlemek iyi gelecek..
Denemeye değer...
Hikaye,roman,şiir,radyo tiyatrosu,tanıtımlar...
Türk ve Dünya Edebiyatı'nın yazarları ve şairleri arasında dolaşmak..
Sevdiğim yazar ve şairlerin eserlerinden oluşan kendime göre hazırladığım listeyi özellikle araçta dinlemek çok hoş.(Ama dinletilere dalıp trafik kurallarını ihmal etmemek kaydıyla tabiki..)
Benin özellikle takip ettiğim youtube kanallarını aşağıda paylaşmak isterim sizlere.
Güzel seslendirme ve okumalar hayranlık uyandıracak derecede.
Bu güzel seslerden dinlemeler yaptıkça o kitabın tamamını bir an önce okumak isteyeceksiniz benden söylemesi...
1- SESLİ KİTAP DÜNYASI :
Kanalda birçok yerli ve yabancı yazara ait romanlar, öyküler ve şiirler bulunuyor. Seslendirmelerin tamamı orijinal. Videolardaki çizimleri de kendileri yapıyorlar. Seslendirmeler Zeynep Aşkın ve Burak Aşkın, çizimler ise Sezen Özyıldız tarafından yapılıyor. İlgiyle takip ettiğim bir kanal..
2- SESLİ KİTAP & RADYO TİYATROSU :
Radyo tiyatrosu, sesli makaleler ve sesli kitaplar hakkında hemen her şeye bu kanalda ulaşılabiliyor.
Radyo tiyatroları içinde görsellik barındırmadığı için sanatsal ve edebi yönden çok güçlü eserler..
3- MEHMET YILDIRIM :
Öylesine etkili bir ses ki; okumaları bağımlılık yapabilir..Uyarmak isterim sizi..
15 Temmuz 2017 Cumartesi
BİZİM HİKAYECİMİZ; SAİT FAİK ABASIYANIK
''Edebiyatın heves ve arzudan çok,bir iç ihtilalin fışkırması olduğunu unutmadan yaşadı...
Kaleme aldığı öykülerde her türlü hesaptan uzak; salt insan olmanın tasasını ve sevincini satırlarına işledi.Kelimeleri hayata,hayatını kelimelere dönüştüren,başkalarını değil kalbini dinleyen,insanları önyargılarla değil yüreğiyle görebilen çok özel ve farklı bir söz ustasıydı.''
diye başlıyor onu anlatan TRT'nin Portreler programı.
Lise yıllarımda tanıştığım Sait Faik bu güne kadar yaşam görüşüyle ve hikayeleriyle hep benimle oldu..
Portreler programı devamında da onu çok güzel anlatıyor:
Türk edebiyatında gündelik olanı, insana dair küçük hüzün ve sevinçleri daha önce hiç karşılaşmadık biçimde öyküleştiren Sait Faik Abasıyanık, İmparatorluğun en çalkantılı döneminde Adapazarı'nda dünyaya geldiğinde takvimler 18 Kasım 1906 tarihini gösteriyordu..
Sait Faik,Adapazarı'nın köklü ailelerinden Abasızzadeler'e mensuptu.Babası Mehmet Faik Bey kereste ticaretiyle iştigal ediyor, dedesi Seyyid Ağa şehrin çarşısında kıraathane işletiyordu.Annesi Makbule Hanım vilayetin ileri gelenlerinden Hacı Rıza Efendi'nin kızıydı.
Sait Faik,ailesinden her zaman sevgi gören,onların ihtimamıyla büyüyen bir çocuk oldu..Mehmet Faik Bey, 1910 yılında tahrirat katibi vazifesiyle Karamürsel'e tayin edilince üç yıl için oğlu ve eşiyle birlikte bu kasabaya yerleşti.İlerleyen yıllarda deniz insanlarını büyük bir iştahla anlatacak olan Sait Faik'in mavi sulara sevdası daha çok küçük yaşlarda Karamürsel'de deniz kıyısında yaşadıkları bu dönemde başladı.Aile 1913 yılında yeniden Adapazarı'na döndü.Sait Faik ilk tahsilini şehirde yabancı dille eğitim yaptığı için gavur mektebi adıyla bilinen Rehberi Terakki okulunda yaptı.Ortaokula Adapazarı İdadi'sinde başlayan Sait Faik,Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesi ve Yunan kuvvetlerinin Adapazarı'nı işgal etmesi üzerine eğitimine ara vermek zorunda kaldı ve işgal sona erene kadar Bolu'da yaşayan yakınlarının yanında kaldı.Sait Faik,işgal sona erdikten sonra yarım kalan okulunu bitirdi.Ailesi,onun daha iyi eğitim alabilmesi için 1924 yılında İstanbul'a yerleşmeye karar verdi.
''Edebiyatın heves ve arzudan çok,bir iç ihtilalin fışkırması olduğunu unutmadan yaşadı...
Kaleme aldığı öykülerde her türlü hesaptan uzak; salt insan olmanın tasasını ve sevincini satırlarına işledi.Kelimeleri hayata,hayatını kelimelere dönüştüren,başkalarını değil kalbini dinleyen,insanları önyargılarla değil yüreğiyle görebilen çok özel ve farklı bir söz ustasıydı.''
diye başlıyor onu anlatan TRT'nin Portreler programı.
Lise yıllarımda tanıştığım Sait Faik bu güne kadar yaşam görüşüyle ve hikayeleriyle hep benimle oldu..
Portreler programı devamında da onu çok güzel anlatıyor:
Türk edebiyatında gündelik olanı, insana dair küçük hüzün ve sevinçleri daha önce hiç karşılaşmadık biçimde öyküleştiren Sait Faik Abasıyanık, İmparatorluğun en çalkantılı döneminde Adapazarı'nda dünyaya geldiğinde takvimler 18 Kasım 1906 tarihini gösteriyordu..
Sait Faik,Adapazarı'nın köklü ailelerinden Abasızzadeler'e mensuptu.Babası Mehmet Faik Bey kereste ticaretiyle iştigal ediyor, dedesi Seyyid Ağa şehrin çarşısında kıraathane işletiyordu.Annesi Makbule Hanım vilayetin ileri gelenlerinden Hacı Rıza Efendi'nin kızıydı.
Sait Faik,ailesinden her zaman sevgi gören,onların ihtimamıyla büyüyen bir çocuk oldu..Mehmet Faik Bey, 1910 yılında tahrirat katibi vazifesiyle Karamürsel'e tayin edilince üç yıl için oğlu ve eşiyle birlikte bu kasabaya yerleşti.İlerleyen yıllarda deniz insanlarını büyük bir iştahla anlatacak olan Sait Faik'in mavi sulara sevdası daha çok küçük yaşlarda Karamürsel'de deniz kıyısında yaşadıkları bu dönemde başladı.Aile 1913 yılında yeniden Adapazarı'na döndü.Sait Faik ilk tahsilini şehirde yabancı dille eğitim yaptığı için gavur mektebi adıyla bilinen Rehberi Terakki okulunda yaptı.Ortaokula Adapazarı İdadi'sinde başlayan Sait Faik,Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesi ve Yunan kuvvetlerinin Adapazarı'nı işgal etmesi üzerine eğitimine ara vermek zorunda kaldı ve işgal sona erene kadar Bolu'da yaşayan yakınlarının yanında kaldı.Sait Faik,işgal sona erdikten sonra yarım kalan okulunu bitirdi.Ailesi,onun daha iyi eğitim alabilmesi için 1924 yılında İstanbul'a yerleşmeye karar verdi.
(Sait Faik eserleri ''Semaver'' kitabı ile başlıyor. İlk kitabı olan Semaver'den başlayarak kronolojik sıraya göre okumak onun gelişimi ve değişimini de en iyi şekilde gösteriyor. Sıraya göre devam etmenizi tavsiye ederim. Kitapları, İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanıyor. İş Bankası yayın evlerinde ve kitap mağazalarında bulunuyor.)
Kaydol:
Yorumlar
(
Atom
)




























