Sayfalar

25 Ekim 2019 Cuma

HÜNKAR KÖŞK'ÜNDE ATATÜRK ŞIKLIĞI...   (BURSA)
175 yıllık tarihi ile Bursa'nın yeni keşfettiğimiz bir başka güzelliği Hünkar Köşkü ve iyi ki o günlerde orada olduk dediğimiz Atatürk Şıklığı sergisine tanık olmak..
Hünkar Köşkü ve Atatürk Şıklığı.. Bu özel mekanın Atatürk Şıklığı ile ne ilgisi olduğunu sergiyi gezerken öğrendik..Bu ilgi Cumhuriyet tarihimizde çok önemli bir yere sahipmiş meğer.. 
Bu yanıyla bu Bursa gezimiz bir başka anlamlı oldu.. 
Bursa gezimizde turizm ve tarihi yerler tabelaları içinde Hünkar Köşkü yön tabelası dikkatimizi çekti.Takip ettiğimiz yol bizi Bursa'nın yukarılarına, Uludağ'ın eteklerine götürdü.
Bir tarih hazinesi bizi bekliyormuş..

Hünkar Köşkü, Bursa'nın güneyinde, Yıldırım İlçesine bağlı Uludağ eteklerindeki Temenyeri Parkının güney - üst kesiminde şehre hakim bir noktada yer alıyor.


Yapı 1844 yılında Sultan Abdülmecid'in Bursa gezisi nedeniyle dönemin Bursa Valisi Mehmet Salih tarafından '' Av Köşkü '' olarak yaptırılmış.
Padişah Abdülmecid'in Bursa'yı onurlandıracağı haberi üzerine kentin güneyindeki Keşiş Dağı (Uludağ) eteğindeki Hüsamettin Dergahı yakınında ve Gökdere'nin doğusunda kalan Ebu Şahme Şeyhi Hasib Efendi'nin bahçesinde 19 gün gibi çok kısa bir sürede acele inşa edilmiş.
29 Haziran - 2 Temmuz 1844 tarihlerinde Abdülmecit, 18 Nisan 1862 tarihinde Abdülaziz ve 23 Ağustos 1909 yılında V. Mehmet Reşad konaklamışlar.
Padişahların halkı selamladığı köşkün kuzey kesimindeki ağaçlıklı mekan '' Temenna (selamlama) '' yeri olarak adlandırılıyor. Bu ifade zamanla bu mevkinin '' Temenyeri '' olarak adlandırılmasına neden olmuş.

Hünkar Köşkü 175 yıllık geçmişiyle tarihimize tanıklık ediyor. 29 Mayıs 2003 tarihinde müze olarak hizmet vermeye başlamış.
Çeşitli tarihlerde Bursa'ya gelen Atatürk'ünde kaldığı köşk olma özelliğini taşıyan Hünkar Köşkü zaman içinde '' Kasr- ı Hümayun '' , '' Kasr- ı Milli '' , '' Cumhuriyet Köşkü '' , '' Atatürk Köşkü '' adlarıyla anılmış..
   28 Eylül 1925 tarihinde halk, modern kıyafetler ve şapkalarla Atatürk'ün de katılımıyla Türkiye'de yapılan ilk açık hava toplantısını Hünkar Köşk'ünde gerçekleştirmiş.
   Giyimiyle de halkına daima örnek olmaya çalışan Atatürk, kıyafet devriminin ilk tespitlerini Hünkar Köşk'ünde yapmış.
Böylesine özel anlamlar ifade eden bir yerde Atatürk Şıklığı Fotoğraf Sergisine tanık olmak bulunmaz bir fırsat oldu..
'' Medeni ve beynelmilel kıyafet, bizim için, çok cevherli milletimiz için layık bir kıyafettir. Onu giyeceğiz '' diyen Atatürk, halkının karşısında her zaman kusursuz şıklığı ile çıkmış ve müthiş bir stil sahibi olması halkına muhteşem bir örnek olmuş..

Zamanının ötesinde bir Öndere zamansız bir stil yaraşır..
Atatürk, yaşadığı yüzyıl içinde hatta şimdi bile en şık giyinen liderlerden birisiymiş.
Modanın merkezi Fransa'da eğitim almış usta bir terziyle çalışmış yıllarca.
6 yıl Paris'te moda eğitimi gören ve İstanbul'a döndüğünde artık usta bir terzi olan Levon Kordonciyan Atatürk'ün vazgeçemediği terzisiymiş.


Atatürk'ün bu zamanın ötesindeki şıklığı da modayı, sanatı büyük bir ilgiyle takip etmesinden kaynaklanıyordu.


Bu şıklığın ve zarifliğin en önemli nedeni ise Atatürk'ün o kıyafeti mükemmel bir şekilde taşıyabilmesi..
Bir kombini tamamlayacak en önemli detaylar olan cep mendili, baston, kravat, papyon, kol düğmesi gibi aksesuarları büyük bir özenle seçerek fark yaratıyordu.


Tam olarak ne istediğini bilmesi doğru tarzı yakalamasındaki en büyük etkenmiş.
Kıyafetine uygun olarak taktığı şapkalarıyla bütün ülkeye örnek oldu..


Onun muntazam oturuşu, duruşu ve bakışı Atatürk'ün karizmasına can veriyordu.
Ne zaman, nerede, nasıl giyinilmesi gerektiğini her zaman çok iyi biliyor ve böylece sade seçimleri ile her zaman göz dolduruyordu.



Sadece Cumhurbaşkanlığı döneminde değil ülkenin kurtuluşu için cepheden cepheye koşarken de titizliği ve şık giyimiyle dünyanında dikkatini çekiyordu.
   Onca yoksulluğun ve kargaşanın içinde dahi Atatürk, Türk Ordusuna cesaret, düşmana yılgınlık vermek için kıyafeti savaş taktiği olarak kullanıyordu..
Buradaki güzellikler bitmiyor...
Önümüzdeki bir başka estetik güzellik; PODİMA ...
Hünkar Köşkü müzesi, bahçe girişinde yer alan orijinal çakıl mozaik zemin döşemeleri (podima) köşkün inşa edildiği tarih olan 1844 yılında yapılmış.
Çakıl mozaik zemin taşlarının tarihteki örnekleri; Gordion (Yassıhöyük) , Assos (Behramkale) , Teos (Sığacık) , Erytrai (Ildırı) , Tarsus ve Bergama'da görülmekte.
Orijinal çakıl mozaikler, siyah beyaz renklerde bazen düz, bazen de geometrik veya bitkisel motifler oluşturacak şekilde düzenlenmiş.Bazı alanlarda beyaz çakıl taşlı zemin, etrafı siyah taşlardan bir bordür ve zeminle çevrelenerek, ortasınada beyaz taşlarla ana motifin yerleştirilmesiyle oluşturulmuş.
Dekoratif amaçlı kullanımının yanı sıra, sıcak bir günün sonunda çakıl mozaik üzerine kova ile su döküldüğünde oluşan ani hava değişiminin insanı ferahlattığı eskiden beri biliniyor.
Mozaik döşeme üzerinde çıplak ayakla yürünmesi halinde çakılın ayak tabanına yaptığı masaj Çin'de binlerce yıldır uygulanan bir terapi tekniğiymiş.
Ayrıca dolgu malzemesi olarak başka bir malzemenin olmaması, temizliğinin kolay olması kullanımındaki diğer önemli etkenler.




Köşkün bahçesi de Uludağ'ın eteklerinden farklı bir bakış için çok güzel.Tarihin içinden modern Bursa'yı görüyorsunuz.
Ama , Yeşil Bursa tanımlamasını hak eden bir yerden artık Yeşil olma özelliğini hızla kaybeden bir kente bakmakta bir o kadar üzücü..






Köşkün bahçesinde Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen Sosyal tesis aracılığıyla yeme-içme hizmeti de veriliyor.




Peki.. Köşkün içi nasıl ?
Onu da sona sakladım...
Ampir üslupla inşa edilen köşk, bodrum ve zemin kattan oluşuyor. Bütün mekanlar ve ara hacimlerin duvarları ve tavanları natürmort ve manzara resimleri ile süslenmiş.
   Atatürk'ün yatak odası, havuzlu salon, çalışma odası, yemek odası ve diğer bölümler...

Sergilenen el işi Türk Bayrağı..
Atatürk'ün yatak odası







Zaman zaman içinde..

Kapanışı da yine Uludağ'ın eteklerinden 7 asırlık İnkaya Çınarı'nın altından yapalım..

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder