Sayfalar

6 Haziran 2016 Pazartesi

İLHAN İREM'LE  ''YILLARDAN SONRA'' BURSA KONSERİ   (BURSA)
O, çocukluk ve gençlik yıllarımın kadife sesli,naif,özel,özgün sanatçılarındandır.Sözlerini kendisinin yazdığı bütün parçalarındaki şiirsellik ve anlamlar, yaşanmışlıkların en güzel ifadesi gibidir.
Yaşama bakışı,yaşantısı,fikirleri de kendi gibi özeldir.
İlhan İrem benim için efsanedir.
Görünmezdir,popüler kültürden uzak kalmayı tercih etmiştir.
Ülkemizin sıra dışı müzisyen ve yorumcularındandır.
4 Haziran 2016 da Bursa'da vereceği konseri duyunca hemen konser bileti bulabilmek için çalışmaya başladım.Bilet bulma süreci gerçekten bir çalışma oldu.Konser duyurusu yapıldıktan birkaç gün içinde 3500 bilet tükeniverdi.Alabildiğim 3 kişilik bilet ile konser gecesinin çok şanslı dinleyicileri arasına katıldık.Yaklaşık bir ay öncesinden heyecanlı bekleyişimiz başlamış oldu.
Konser, ''55. Uluslararası Bursa Festivali'' kapsamında düzenlendi.
İlhan İrem Bursa'lı.
En son 22 Temmuz 1986 'da Bursa Kültürpark Açık Hava Tiyatrosunda bir konser veren İlhan İrem, doğduğu ve büyüdüğü bu kentte, daha sonra hiç sahneye çıkmamış.
Dile kolay.. İlhan İrem'in son Bursa konserinden bu yana tam 30 yıl geçmiş.
İlhan İrem; bu kentin yaşayan en önemli sanat değeri..

Son yıllarda hep İstanbul'da konserler veren İlhan İrem'de verdiği röportajlarda heyecanını anlatmış.
Anlaşılıyor ki hasret bitiyor ve Bursa; İlhan İrem'ine yeniden kavuşuyor.
İlhan İrem'de doğduğu,büyüdüğü ve çok sevdiği kentine...
Yıllardan sonra özlem bitecek ve sevgililer kavuşacak.
Ne mutlu bir buluşma olacak bu.. İlham İrem'in şarkısında söylediği gibi::
'' Ayrılıklarınsa sonu oluyormuş demek ki...! ''

1992 yılında; kolayca tüketilen sanatsal değerlere ve toplumun giderek bozulan doğal dokusuna karşı anlamlı bir tepki başlatan, yıllarca televizyon ve radyolara çıkmayan ve bazı istisnalar dışında röportaj bile vermeyen İlhan İrem sadece nadir verdiği konserler ile sevenleri ile buluşmaya devam ediyor.
   4 Haziran 2016 Cumartesi akşamı saat 20.00 gibi Bursa Reşat Oyal Kültürparkı Açık Hava Tiyatrosunda heyecan içinde onun derinliği olan çok özel dinleyici kitlesinin arasında yerimizi aldık.Beklenen yağmur da yağmadı.
Kültürparkın botanik parkını andıran türlü ağaçlarından çiçek kokuları soluduğumuz hava dahi İlhan İrem'e hazırlanıyor gibiydi...
Ve 21.15 civarında  ''Yazık Oldu Yarınlara'' ile çok müthiş bir giriş yaptı.
Bursa'lılar İlhan İrem'e duydukları hayranlıkla,derin bir özlemle,ilk gençliklerinin idolünü yoğun tezahüratlarla,alkışlarla,göz yaşları ve sevinç çığlıklarıyla bağırlarına basıyorlar.
Bu giriş ile, insanın ruhunu okşayan yumuşacık sesiyle, peş peşe kendisini üne kavuşturan unutulmaz şarkılarıyla 1970' ler den 1990' lara masalsı bir yolcuğa çıkardı bizleri.

Gazeteci Binay Kazan, 23.04.2016 tarihinde yazdığı yazıda Bursa'da yıllar sonra konser verecek olan İlhan İrem'i çok güzel ve içten ifadelerle karşılıyor gibi...
Yazı aynen şöyle;
'' Ve bizden biri o...Eski Adliye arkasındaki Hacılar Mahallesi Yeniyol Sokağın haşarı çocuğu...Bursa Koleji'nin romantik öğrencisi... Çelik Palas Oteli'nde çalan Orkestra Meltemler'in güzel sesli solisti...Burgaz sahillerinin ve Uludağ yollarının yakışıklı delikanlısı...
Yani...İlhan İrem Bursa'nın çocuğu...
Kentin her yerinde izleri var yaşanmış ve yaşanacak olan...
Çatalfırın'daki bakkal Nahit Amca ile Mesude Teyze'nin çocuğu...
İlkokuldaki Temel öğretmenin zeki ama yaramaz öğrencisi...
Burgaz'daki bisiklet tamircisi Haydar Ağbi'nin dert ortağı...
Uludağ Yolundaki Safo Baba Restoran'ın sadık müşterisi...
Onun izleri oldukça fazla Bursa'da...Dilek Sineması'nda...Kükürtlü Çay Bahçesi'nde...Kültürpark'ta...Setbaşı-Postane turlarında...Mahfel'in ahşap masalarında...
Her yerde bir anısı var İlhan İrem'in...Bizim gibi...
Ve sanatçı, yuvasına dönüyor nihayet...
1973 yılında babasından aldığı borç para ile İstanbul Unkapanı Plakçılar Çarşısının yolunu tutan ve güzel sesi ile kısa sürede başarıya ulaşan İlhan İrem'in, 43 yıllık muhteşem müzikal yolculuğundaki yeni durağı; baba ocağının olduğu kent...Adı artık efsaneler arasında sayılan sanatçı; doğduğu-büyüdüğü kente dönüyor bir festival programı ile... ''  


İlhan İrem;
'' Hayatımda sadece sevdiğim ve seçtiğim insanlar var '' diyerek sistemin kirinden ve pasından uzakta kendine has bir yaşam seçtiğini vurgularken, yapıtlarını da '' başkaları da okusun diye benden bana yazılmış mektuplar '' olarak yorumluyor.
İlhan İrem bir şöyleşi de çok sevdiği Bursa ile ilgili olarak;
'' Benim için Bursa'nın dünyaya geldiğim kent olmaktan daha başka anlamları var.Kendimle tanıştığım,duygularımın ve yüreğimin şekillendiği yerdir Bursa... İlk aşklarımı yaşadığım sahiller ve sokakları ile benim için vazgeçilmezdir bu kent...En önemlisi de ilk bestelerimi yaptığım şehirdir Bursa... ''


Hemen hemen her şarkısının hikayesini kısaca anlattı.
İlhan İrem'in konser sırasında bir sözü çok dikkatimi çekti;
'' İstanbul'dan bunaldığımda Bursa'daki evimizin çatı katına kapanır,kozamın içine girerim.Ben birçok şarkımın sözlerini bu koza içinde yazdım ''
İlhan İrem 1 Nisan 1955'te Bursa'da doğar.Babası ve Annesi İlhan İrem'i büyütürken hiçbir konuda kısıtlama ve yasak getirmez.Rahat ve mutlu bir çocukluk geçirir.Ortaokula giderken evlerinin çatı katında tek başına yaşamaya başlar.İlhan İrem o günleri şöyle anlatmış;
'' Başına buyruk sözcüğü hafif kalır; baş edilmez bir çocuktum.Sonsuz bir özgürlük tutkusuyla,düşle gerçeği iç içe yaşayan bir masal kahramanı gibiydim...Kalabalıklar içindeyken neşeli ve esprili,yalnızken melankoliktim...Anneannemi çok severdim.Çok güzel sesi,masmavi gözleri vardı.Kucağına yatıp yıldızları seyrederdim.Kulağıma şarkılar söylerdi.Hiç bilmediğim şarkılar.Ona eşlik ederdim. ' Sen farklısın,sen sanatçı olacaksın ' derdi hep... ''


Sahne dekoru kendisinin eseri belli.Bazı parçalarında balerin kız eşlik etti.Konserin her anında İlhan İrem'in süprizleri vardı.Onun inceliğini ve kişiliğini yansıtan.
   Ortaokul ve lisede otoriteyi fazla umursamayan,rahat bir gençtir İlhan İrem.Ortaokulda şan ve solfej dersleri almaya başlar.1969 'da 14 yaşındayken okul orkestrasının solisti olur.Orkestra ile 1970 'te Milliyet Gazetesi'nin Liselerarası Müzik Yarışması'nda Marmara bölgesi birincisi olur.İstanbul'daki birçok müzik grubundan teklifler alır.Ama sevgilisi Bursa'da olduğu için teklifleri reddeder ve yaşadığı şehre döner.İlhan İrem o yıllarını; '' Okul orkestrasıyla çaylarda müzik yapan,aşıkların mektuplarını yazan,sakin görünümlü,romantik bir elebaşıydım! '' diye anlatır.Genç şarkıcı, 1972'ye kadar orkestrası ile Bursa'da Çelik Palas Oteli'nde, Uludağ diskolarında şarkı söyler.Artık Bursa ona yetmez olmuştur.Müzik yolculuğuna İstanbul'da devam etmek ister.Anne ve babası çocukluğunda olduğu gibi yine ona yasak koymaz, desteklerini de ihmal etmez.Okuduğu liseyi bırakıp 1973'te babasından aldığı borç parayla hiç bilmediği İstanbul'a gelir.
   İlhan İrem, İstanbul'a gelir gelmez soluğu Unkapanı Plakçılar Çarşısı'nda alır. '' Unkapanı benim için sadece bir giriş kapısı oldu.17 yaşındaydım ve doğru insanlara rastladığım için şanslıydım '' diye anlatır o günleri.17 yaşında Bursa'daki çatı katında yazdığı ' Birleşsin Bütün Eller ' şarkısı ilk plağı olur İlhan İrem'in.Sonra 'Anlasana ' gelir.İlhan İrem, bu şarkının öyküsünü şöyle anlatır: '' 1974 yazında, Bursa'nın sayfiyesi Burgaz'daki evimizde sabaha karşı bir rüya gördüm.Deniz kıyısında, 'Kireç Ocağı' denilen kayalık bir bölgeye gitmemi fısıldadı bir ses.Gitarımı alarak günün ağarmasına yakın,bisikletimle gittim oraya.Dalgalar,rüzgar,uçuşan kağıtlarım,muhteşem bir doğa vardı.Orada sabaha kadar 'Anlasana'yı yazdım... ''
Bu şarkı öyle tutar ki; İlhan İrem'i daha yolun başında unutulmaz yapar.İlhan İrem'in deyimiyle sıra dışı yolculuğun ilk habercisi gibidir.Ve diğer unutulmaz şarkıları gelir art arda: 'Yazık Oldu Yarınlara' , 'Boş Ver Boş Ver Arkadaş' ...
İlhan İrem Bursa Konserinde, '' Bu şarkılar aşkla yapıldı,yaşanmış hikayeler anlatıyorlar '' dedi.

Ve yine bir İlhan İrem süprizi...Son iki şarkısını semazenler eşliğinde söyledi.Büyüleyiciydi.3500 kişiden hiç bir ses çıkmadı...
İlhan İrem konserde 'Dua' şarkısını seslendirdikten sonra bu eseri şehitler ve Mustafa Kemal Atatürk için okuduğunu söyleyince konseri izleyen tüm seyirciler kendisini ayakta alkışladı.İlhan İrem; '' Hiç kimse bu ülkeden Mustafa Kemal Atatürk'ü silemez ''sözleriyle de gönülleri fethetti.
İlhan İrem; ''Sevecen'' olan orkestrasının adını ''Orkestra 1923'' olarak değiştirdiğini de ilk Bursa konserinde açıkladı.
Solo gitar,bas gitar,ritm gitar,davul,klavyeler,ney büyük bir yetkinlikle ve uyumla İlhan İrem şarkılarını notalardan gönüllere köprü yapıp ulaştırdılar.
Binlerce kişi,tek bir ağız gibi,ezbere bildikleri şarkıları İlhan İrem'in de yönlendirmesiyle devasa bir koro olarak söyledi.
Sahnede,konuşmalarıyla,sesiyle,karizmasıyla,seyirciyle ve orkestrasıyla kurduğu diyalogla gerçek bir yıldız vardı.Ses rengi,şarkıları okurken kattığı duygu yükü,kalpten okuyuşu olağanüstü.
İlhan İrem müthiş bir söz yazarı.Şarkı sözü değil şarkı şiiri yazıyor.O ,ozan şarkıcılar geleneğinden bir ses sanatçısı.Karizması,incelikli tavırları,mütevaziliği,sadeliği,doğallığı seyirciyi müziğin konserin içine çekiyor.
Birçok şarkısını 23 yıldır evli olduğu eşi Hansu Hanım için yapan İlhan İrem bu aşkı bir röportajında şöyle anlatır: ''Hansu İrem ile tanışmamız göksel buluşmadır.Küçücük bir kız çocuğu iken beni rüyasında görmüş.İngiltere'deki gibi, yola merdivenle inilen, iki katlı taş evlerin olduğu bir sokakta, kolum pelerinli bir kızın omuzunda uzaklaşırken,dönüp arkaya ona bakmışım ve 'Ben seni bulamam,sen beni bul' demişim.Yıllarca yüreğinde büyütmüş sevgisini.Sonra yaşadıkları şehir olan Ankara'da verdiğim bir konserde sarı saçları beline kadar uzanan dünyalar güzeli bir kız, çıkışta elime bir kitap tutuşturdu ve kalabalığın arasında yok olup gitti... İçinde ne isim,ne adres.Sadece bir cümle yazılıydı: 'Sözcüklerin büyütülmesinin bazen sessizlik olduğunu ve neşenin büyütülmesinin bazen gözyaşları... '
Popüler kültürü sorgulamaya başladığım 80'li yıllar,kaçmak istediğim sessizliğin çağrısı gibiydi.40 gün sonra Anadolu'dan İstanbul'a dönüşte turneyi anlatan bir röportaj verdim.Elimde de o kitap; 'Magnafantagna'nın Ölümü' . 'Ankara konserinde bu kitabı bana veren kızla evleneceğim' dedim.Sonra İstanbul'un kara deliği beni yine içine çekti,her şeyi unuttum.Üç yıl sonra,bir başka Ankara konserinde tekrar gördüm onu. 'Nerelerdesin sen' dedim.Hiç konuşmuyordu.Adını öğrendim ve telefonunu alabildim.Ertesi gün Gölbaşı'nda yürüdük.Anlamsız bir dünyada,anlamsız insanlarla,anlamsız koşuları bırakıp,bambaşka bir yolculuğa çıkmaya karar verdim.Işık yürekli insanlar için birlikte cennetimizi kuracağım insanım Hansu İrem'di... Onunla başka boyutlardan tanışıyorduk! 1 Ekim 1991'de sadece ailelerimizin bulunduğu bir törenle İda Dağları'nda evlendik. ''
İlhan İrem uzun süredir,eşi Hansu Hanım'la yarattığı cennetinde gözlerden uzak yaşıyor.80'lerden itibaren her şeyi benimsediği felsefe 'Işık ve Sevgi'ye bağlayan İlhan İrem nadiren konser veriyor.

Yıllardır kendi kozası içinde gizlenerek inanılmaz kalitede besteler yaratan İlhan İrem, bu kez
Mudanya kıyılarındaki deniz çırpıntılarını rüzgarlayıp,uzak derinliklerden sonsuz düşlere uçup giden şarkılar söyleyerek hasret giderdi bizlerle.
''Işık ve Sevgiyle'' sözleriyle konserini tamamladı.Ve bu büyüleyici atmosfer son buldu.
ANLASANA şarkısındaki sözler gibi;
''Sensizliğin acısını''
''Sen nereden bileceksin ?''
''Sen hiç sensiz kalmadın ki''
'' Mevsimleri saymadın ki...''
Umarım ışık ve sevgi dostlarını uzun süre onsuz bırakmaz...






















   

 

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder