Sayfalar

13 Kasım 2017 Pazartesi

İZMİR'İN YALNIZ DAĞI MAHMUT'A  ÇIKIŞ  (YUKARI KIZILCA/İZMİR)
Mahmut Dağı İzmir'e çok yakın bir dağ.Ancak diğer yakın dağlar (Nif,Spil,Bozdağ) arasında en ıssızı.
Yukarı Kızılca'ya girişte ihtişamı ile bizleri karşılayan çok dik ve yalnız bir dağ.
Zirvesine ve zirve altına, piknikçi insanımızın çıkmasına uygun bir yol olmadığından korunmuş ve yalnız,ıssız ve doğal kalmış...
Diğer yüksek dağlara gitmeden önce benim için sıkı bir antrenman dağıdır Mahmut Dağı..
Uzun süredir gitmediğimi ve hatta bu yıl hiç orada olmadığımı farkettim ve 12.11.2017 günü Sonbahar'ın sonlarına, Mahmut Dağı coğrafyasında tanıklık etmek için yola düştüm.
Mahmut Dağı, İzmir İl sınırları içerisinde 1387 metre rakıma sahip bir dağ kütlesi.İzmir'in güney doğusunda yer almakta ve İzmir'e uzaklığı yaklaşık 40 km.Bozdağlar'ın uzantısı olup, Karabel Geçidi ile Nif Dağları'ndan ayrılıyor.
Çıkışı ve inişi çok sert olup, (Yukarı Kızılca'nın rakımının 100 m olduğunu düşünürsek zirve çıkışı için 1287 metre kot almak gerekiyor.) muhteşem manzaraya sahip bir dağ kütlesi.
İzmir'den yarım saat süren bir yolculuktan sonra Yukarı Kızılca'nın hemen üstünde Asarlık mevkii'nde Saklı Cennet Restaurant'ın otoparkına park ettim aracımı.
Karşımda dik bir duvar gibi duran ihtişamlı Mahmut Dağı..Uzun süredir de çıkmamıştım Mahmut Dağı'na.Zorluğunu da çok iyi biliyorum..Sonbahar'ın sonlarına tanık olmak,kışı karşılamak için 08.00 gibi başlıyorum yürüyüşüme..
Sabah saatlerinde ilerledikçe silüetin heybeti iyice artıyor.
Zirvede Mahmut Dede'nin mezarı bulunuyor ve Mahmut Dağı adını buradan alıyor.
Kuzeyinde Spil Dağı, Batısında Nif Dağı, Doğusunda Dededağ ve Bozdağ bulunuyor.






Bir sırttan diğerine geçerken Mahmut'un zirvesi yine görünür oluyor. Görüntü muhteşem. Yalnız dağ, çok davetkar..
Yükseldikçe Kemalpaşa ovası daha net görünmeye başlıyor.
Spil Dağı'da yürürken güzel görüntüsü ile eşlik ediyor.



Biraz sonra yürüyüş, büyük kaya bloğunun solundan (benim kapı olarak adlandırdığım bölümden) geçerek başka bir etaba geçiyor.
Ve kapıya giriş..
Kapıdan sonra yaklaşık 750 metrelerde arka arkaya iki küçük düzlük bulunuyor.Bu düzlüklerin ikincisinde keyif molasını veriyorum.Dönüşte ise genellikle bir şeyler yediğim yer oluyor burası.
Çevresi çam ağaçları ile kaplı bu düzlükte piknikçiler bulunmuyor...
Diğer bir görüntü, daha önceki yürüyüşlerimde ilkbahar aylarında burada verdiğim moladan..

Bu hoş moladan sonra Mahmut Dağı Boynuna doğru ikinci etaba geçiyorum.Yükselti kazandıkça ufuk çizgisi eşliğinde görüntüler daha farklılaşıyor..





Zirve hala uzak...
İkinci etabın sonlarında, boyuna ulaşmadan önce 'Anıt ağaçlar' bölgesi başlıyor.
Bu güzel ve en yalnız ortamda bir kısa mola daha veriyorum genellikle..


Boyun noktasına gelince Mahmut Dağı'nın muhteşem kaya bloğu görünüyor.Mahmut Dağı bir pramiti andıran görüntüsü ile çok uzaklardan;Torbalı'dan, Kemalpaşa'dan bile muhteşem görünür.
Özellikle zirvenin batı bölümü çok dik ve yüksek bir kaya duvarına sahip.Doğu bölümü de benzer şekilde.
Yürüyüşlerde özelikle kışın zirve çıkışında dikkatli olmak gerekli..

Boyun noktasından itibaren üçüncü ve son etap ile kıvrıla kıvrıla yarım saatlik dik bölüm ile zirveye geliniyor.
Zirveye yaklaşınca önce bizi Mahmut Dede'nin mezarı ve Yangın gözetleme kulesi karşılar.
Esas zirve, yangın gözetleme kulesinden 200 metre sonra Güney Batı yönündedir.
Zirveye giderken bu bölüme dikkat edin derim.Bıçak sırtı bir hat ve Pramit'e benzettiğim zirveyi süpüren şiddetli rüzgarlar...Ve kışın buz tutmuş zemin...
Zirveden yangın gözetleme kulesi böyle görünüyor.
Mahmut Dağı'nın zirvesi bir başkadır.360 derece güzel ve açık görüntüler sunar.Zirvede hep fazla kalmak isterim.Dört bir yöne aralıklarla dönerek burada olmanın tadını çıkarırım hep..
Mahmut Dağı Zirvesinden Nif Dağı zirvesi böyle görünür..

Çok uzaklarda (60 km) Bozdağ'ın zirvesinin görüntüsü...(Sol üstte zirveye yeni yağan kar seçilebiliyor)

Torbalı yolu ve çok aşağılarda Dereköy..
Kemalpaşa'nın bir bölümü de görüş alanında..
Zirveye çıkış kısa molalarla 3 saat, iniş ise 2 saat sürüyor.
Zirveye veda ederek aşağı iniş yokuş aşağı koşma hissi veriyor.
Ancak dik inişler,dikkatsizlikle birleşirse ciddi kaza riski taşıyor burada..
Kasım ayındaki çıkış ve iniş, güzün renklerine tanık olarak geçen çok güzel bir aktivite oldu..


Yürüyüşün sonlarında ardımı dönüp baktığımda Mahmut'un unutulmaz görüntüsü.
Saklı Cennet Restaurant'ında bulunduğu Asarlık Tepesine dış kapısından giriş, biten yürüyüşün son adımları...
Zirveye gidiş-dönüş 20 km den fazla.
Burada, Saklı Cennet Restaurant'ta Mahmut Dağı'nın eşsiz görüntüsü ya da Yukarı Kızılca görüntüsü eşliğinde güzel bir yorgunluk yemeği yiyebilir ya da mevsim uygunsa terasında soğuk bir şeyler içebilirsiniz..(Bloğumda Lezzet Durakları bölümünde restaurant ile ilgili bir yazım var.)







Bizim için adettendir; yorgunluk kahvesini veya çayını ,Yukarı Kızılca'nın tarihi atmosferi altında özellikle de 125 yıllık Halis Ağa Camisi yanındaki meydanda içmek..
Yukarı Kızılca kökleri eskilere uzanan, geçmişinde Müslüman,Yahudi ve Hristiyan'ların bir arada yaşadığı üç dini barındırmış ve ve iki Sünni,bir alevi dedenin türbesinin olduğu bir köy..
Rum mimarisi evleri ile mübadeleye tanıklık eden evleri ve 125 yıllık muhteşem Halis Ağa Camisi ile,şirin ve hareketli meydanı ile çok farklı bir belde.
   Meydandaki kahvelerde yerli halk ile beraber çok sayıda misafir çok şaşırtıcı.
Yukarı Kızılca molası ve kısa gezisinden sonra yine Mahmut'un görüntüleri ile veda zamanı geliyor...























Hiç yorum yok :

Yorum Gönder