Sayfalar

28 Ağustos 2021 Cumartesi

 İSHAK PAŞA SARAYI - AĞRI DAĞI EFSANESİ    ( DOĞUBEYAZIT / AĞRI )


'' Ağrı Dağı'nın yamacında, dört bin iki yüz metrede bir göl var, adına Küp gölü derler. Göl bir harman yeri büyüklüğünde. Çok derinlerde. Göl değil bir kuyu. Gölün dört bir yanı, yani kuyunun ağzı, fırdolayı kırmızı, bıçak ağzı gibi ışıltılı kayalarla çevrili. Sonra gölün mavisi başlar. Bu, bambaşka bir mavidir...
Gülbahar, Ahmed'i Küp Gölü'nde yitirdi. O gün bu gündür, Küp Gölü'nün oralardan geçenler, gölün kıyısında oturmuş, kara, ışık gibi akan uzun saçlarını sırtına sermiş, başı iki elleri arasında gözlerini som mavi suya dikmiş Gülbahar'ı görürler. Arada sırada Ahmet, gölün sularında Gülbahar'ın gözüne gözükür. Gülbahar kollarını açıp Ahmed'e yürür ve  '' Ahmet, Ahmet ! '' diye bağırır. Sesi bütün dağda yankılanır.
   Göl kaynar, Ahmet silinir, Gülbahar silinir, küçük ak bir kuş gelip kanadını suyun som mavisine batırır ve sonra da bir atın kapkara gölgesi suyun üstünden gelir geçer. ''
Ağrı Dağı Efsanesi kitabında böyle anlatır Yaşar Kemal, birbirine kavuşamayan Gülbahar ile Ahmed'in İshak Paşa Sarayı'nda geçen destansı aşkını..
Türkiye'nin Turizm tanıtım afişlerinde yıllardır en çok gördüğüm görüntülerden biri de İshak Paşa Sarayı'nın görüntüsüdür. Türk Mimari tarihinin en güzel eserlerinden İshak Paşa Sarayı, Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesine 8 km mesafede bulunuyor.

25 Ağustos 2021 Çarşamba

 BÜRYAN (PERİVE) - SİİRT'İN EFSANE LEZZETİ     (SİİRT)

'' Damak çatlatan '' lezzetiyle ve gün doğmadan servis edilmesinden dolayı '' uykudan feragat ettiren lezzet '' olarak biniyor Büryan Kebabı.. Sütten kesilmiş kuzu etinden ve özel yöntemlerle kuyu şeklindeki tandırlarda pişiriliyor.
Son yirmi beş yılda Ege tarzı beslenmeye alışmış olan ben arada sıra da böyle bir lezzete kayıtsız kalamıyorum.. Siirt mutfağının önemli lezzetlerinden Büryan Kebabı 3 metre derinliğinde ve 1 metre çapında kuyu şeklindeki tandırlara sarkıtılarak buharda pişiriliyor.

6 Ağustos 2021 Cuma

 DİYARBAKIR' DA ON GÖZLÜ KÖPRÜ'DEN SURİÇİ'NE GÜZEL BİR GÜN   (DİYARBAKIR)

Mezopotamya' nın kuzeyinde, Dicle Nehri'nin yukarı havzasında, siyah bazalt surların içinde, 7500 yıllık bir tarihin sahibi kente güneyden yaklaşırken Diyarbakır, kalesi ve surlarının etkileyici görüntüsü ile karşımıza çıktı.
Bir günde gezilemeyecek kadar zengin bir kent olan Diyarbakır'da bir gün içinde; On Gözlü Köprü, Gazi Köşkü, Hevsel Bahçeleri, Suriçi, Diyarbakır Müzesi, Saray Kapı' da kahvaltı, Ulucami, Cahit Sıtkı Tarancı Müze Evi, Ahmet Arif Müze Evi, Dört Ayaklı Minare ve Hancı Restaurant da enfes lezzetler ile dolu geniş bir programı gerçekleştirdik. Daha bir çok Diyarbakır güzelliğini de göremedik. Uzun bir yazıya başlayalım...
Sabah çok erken saatlerde Hevsel Bahçeleri'nin içinde On Gözlü Köprü de yürüdük.

31 Temmuz 2021 Cumartesi

 RASIL HACAR'DAN YÜKSEKLERDEN BOTAN'A BAKIŞ..  (TAŞBAŞI-DELİKLİ TAŞ / SİİRT)

Botan Vadisi ve altından geçen Botan Çayı'na yükseklerden bakan doğal güzellik Delikli Taş, dünyada eşine ender rastlanan doğal kaya köprü görünümüne sahip.
Dicle Nehri'nin bir kolu olan Botan Nehri'nin oluşturduğu derin ve güzelliği ile büyüleyen Botan Vadisi, Türkiye'nin en dik ve sarp vadilerinden biri.

28 Temmuz 2021 Çarşamba

 GÖBEKLİTEPE :  TARİHİN SIFIR NOKTASI'NDA ... VE BALIKLI GÖL  VE URFA LEZZETLERİ    ( ŞANLIURFA )

Mimarlık ne zaman başladı dersiniz ?   Kimler, nerede inşa etti ilk yapıyı ; Yeryüzündeki ilk tapınağı mesela ?   Sizce kim ortaya çıkarmış olabilir öykü anlatıcılığını ?   Veya şöyle sormalı :  İlk kim yontmuştur bir taşı,  bir figür kazıyabilmek için üzerine ?  İnsanoğlu ne zaman harekete geçti birlikte yaşamak için ?   Bir taşın altına beraberce elini sokmaya ne zaman karar verdi ?   Acaba kimlerdi inançları uğruna harekete geçenler; Ve kim bilir neydi o büyük hedefler;  Sorular, cevaplarla var olur  Tarih de kanıtlarla..

İngiltere'deki ünlü Stonehenge'den 6600 yıl, Mısır Piramitleri'nden 7100 yıl, Malta Adası'nda bulunan tapınaklardan ise 6100 yıl öncesi.  Yazıdan ve tekerlekten onlarca asır, bugünden yaklaşık 12.000 yıl öncesi ; tarihin ilk tapınağı Göbeklitepe'nin büyük sırrını yerinde görmek ve paylaşmaktan onur duyduk. Göbeklipe'de, Tarihin sıfır noktasındaydık..

Göbeklitepe, Şanlıurfa il merkezi'nin kuş uçuşu olarak yaklaşık 15 km kuzeydoğusunda bulunan ve tarih öncesi dönemden , yani yazının henüz keşfedilmediği bir zamandan kalma bir ören yeri. Yerleşim yeri olarak kullanılmadığı bilinen ve tapınmaya hizmet eden Göbeklitepe, şaşırtıcı anıtsal mimarisiyle 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmiş. Türkiye'de de '' 2019 Göbeklitepe Yılı '' ilan edilmiş.

3 Temmuz 2021 Cumartesi

 NEMRUT DAĞI 'NDA VOLKAN İÇİNDE OLAĞANÜSTÜ YAŞAM   (NEMRUT / BİTLİS) 

Bu muhteşem doğa harikası yer, Büyük İskender'in Doğu seferi sırasında keşfettiğine inanıldığından dolayı '' Büyük İskender'in Cenneti '' olarak da anılıyor. Bölgede büyük bir uygarlık kuran Urartular için Van Gölü '' Yukarı Deniz '' demekmiş. Yukarı Deniz'in efsane dağlarından Nemrut Dağı'na Temmuz ayı başlarında çıktım.

Van Gölü başta olmak üzere bölgenin jeolojik şekillenişinde önemli rol oynamış ve hala aktif bir yanardağ olan Nemrut Dağı Kalderası'na doğru Tatvan girişindeki tabeladan Nemrut'a tırmanmak ve kalderayı tepeden izlemek bir keyif, içine girmek başka bir keyif oldu. Ateş topraklarında bu olağanüstü yaşamı görmek ve uzun zaman geçirmek bulunmaz bir deneyimdi..

26 Haziran 2021 Cumartesi

 YÜKSEK RUHLARIN YERİ : TİLLO  / IŞIK HADİSESİ     (TİLLO / SİİRT)

'' Yeni yılda doğan güneş ilk olarak hocamın baş ucunu aydınlatmazsa, ben o güneşi istemem '' diyen bilim insanı İbrahim Hakkı'nın yaşadığı, Süryanice anlamı  '' Yüksek Ruhlar '' olan Tillo , birçok özelliği ile gitmekten ve bulunmaktan keyif aldığım bir İlçe..
Tillo'da 257 yıl önce İbrahim Hakkı Hazretleri'nin yaptırdığı ışık düzeneğiyle güneşin ilk ışınlarının hocası İsmail Fakirullah'ın başucunu aydınlatması hadisesi törenlerle her yıl izleniyor..
Tillo'da 40 bin evliyanın mezarı olduğu söyleniyor. İlçe'de 25 türbe var. Doğal olarak Tillo' da yaşayan herkes şeyh torunu... 
Bir yanda Osmanlı'nın izleri, Selçuklu'ların damgası, öte yanda Arap esintileri. Her sokağında ayrı bir uygarlık kalıntısı.
İbrahim Hakkı Hazretleri'nin hocası için yaptırdığı ve kendisinin de içinde hocasının ayak ucuna defnedilmeyi vasiyet ettiği astronomi ve mimari bilim harikası türbenin yanısıra 8 köşeli ve 10 metre yüksekliğinde bir kule yapar. Bu türbenin tam doğusuna, gördüğümüz duvarı harçsız taşlarla inşa eder.
Tillo'nun konumunu fark eden alim, o gün, dünyanın başka hiçbir yerinde gerçekleşmesi mümkün olmayan astronomi olayını elindeki imkanlarla kusursuz hayata geçirmiş. Kim bilir belki de Tillo'yu '' dünyanın merkezi '' olarak tanımlamasında  bu özel hesap yatıyordu...

20 Haziran 2021 Pazar

 VAN KAHVALTISI'NIN ELÇİSİ   '' SÜTÇÜ KENAN ''     (VAN)

Van Gölü havzasına yaptığımız gezide Akdamar Adası'nda, Tatvan'da, Gevaş'da, Edremit'de ; yörenin insanlarına Van'da en iyi Van kahvaltısını nerede yapabileceğimizi sorduğumda açık farkla '' Sütçü Kenan '' tavsiye edildi. Öğlene kadar Akdamar Adası'nda badem çiçekleri arasında ada gezisi yaptığımız için kahvaltı için geç bir saatte 12.30 gibi Van merkezde Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan '' Kahvaltıcılar Sokağı'na '' gelebildik. Van'da kahvaltı '' Sütçü '' adı altında başlamış hala da öyle devam ediyor. Kahvaltı günün ilk ışıklarıyla 05.00 da başlıyor.

Van kahvaltısı, masamızda yer kalmayacak şekilde yerini almaya başladığında Kenan Bey nezih bir yaklaşımla hoş geldiniz dedi. Ve tamamı yöresel ürünler olan kahvaltının lezzetlerini ayrı ayrı yörelerini, özelliklerini, hazırlanışlarını anlattı.  Kenan Bey; Van'a gelen her konuğu en güzel şekilde ağırlamak ve Van'ın değerine katkı sunmaya çalıştığını, İşletme olarak tek amaçlarının insanları kazanmak olduğunu söyledi.

18 Haziran 2021 Cuma

     ORADAKİ UZAK İLÇE ERUH      (SİİRT)

Oradaki uzak ilçelerden Pervari'den sonra benim için uzaklardakilerin ikincisi Eruh'a da bir Pazar günü yola çıktık. Siirt'den 1.5 saat süren bu yolculukta kendine özgü güzellikleriyle Eruh coğrafyasını keşfettik.
Eruh'a 15 km kalmışken '' Zorava '' ya ulaştık.
Kuşdalı Köyü, Tatlıpınar mezrası yakınındaki kaynaktan çıkan Zorava Çayı, Botan Nehri'nin kollarından. Birden önümüze çıkan Zorava Köprübaşı'nda durduk. Dağlardan eriyen kar suları ve tertemiz suyu ile Zorava Çayı beni yüzmeye davet ediyordu.. Ben bu berrak ve soğuk sularda yüzemedim ama bu çayın tadını çıkaranlar elbette vardı..

12 Haziran 2021 Cumartesi

 ÇOK UZAKLARDAKİ GÜZELLİKLER -  PERVARİ    (SİİRT)

Orada bir İlçe var uzakta.. sözünü duyduğumda Şemdinli, Pervari, Eruh aklıma gelir hep. Siirt' de olduğum bu günlerde her sabah ve akşam aynı yere gidip dönerken '' Pervari 80 km '' yol tabelasını görüyorum.
Uzaklardan biri olan Pervari'ye bu kadar yakın olunca hafta sonu tabelanın gösterdiği yöne doğru yola çıktık. 
Pervari'ye ulaştıktan sonra, daha uzaklara doğru Pervari'nin o çok dik dağından kıvrılarak inen ünlü ve tehlikeli zik zaklı yolunu görmek ve daha bir çok aktivite planım var.
Yola çıktıktan 20 km sonra Şirvan İlçesi ayrımına geldik. Yola öğlen çıkmıştık ve doğu da güneş daha erken battığından gün ışığında daha çok yer görmek için Şirvan'ı tanıma gezisini daha sonra yapmaya karar verdik. Yol da ilerledikçe yükseltiler artmaya ufukta gördüğümüz dağlar yakın olmaya başladılar. Geçitlerden, göllerden, nehirlerden geçtik. Sık sık mola vererek bu uzak coğrafyanın güzelliklerini seyrettik.

25 Nisan 2021 Pazar

 AKDAMAR ADASI'NDA BADEM  ÇİÇEKLERİ ARASINDA    (VAN)

Bu coğrafyaya ilk ayak bastığımda kendimi adeta büyülü bir ortamda hissettim. Öyle bir coğrafya ki etkilenmemek mümkün değil.
Bir başka diyara gittik Nisan ayı başında. Hayal etmek güzeldir ama asla yaşamanın kendisi değil..
Bilemezdim; Badem ağacı çiçeklerinin açtığı ve kokuların baş döndürdüğü, Ağrı, Nemrut, Süphan, Artos, İhtiyar Şahap Dağları'ndan gelen rüzgarların sarmaladığı bu dünyanın bu kadar güzel olduğunu.

8 Nisan 2021 Perşembe

 DELİKLİ KOYA ÇIKIP GİDİVERMEK ...  ALAÇATI / İZMİR

Çıkıp gidivermek...

Bazen bir filme, bazen sevdiğim müziğe doğru, bazen kitaplara.

Ama daha çok; hesapsız, plansız, öncesiz, sonrasız, öylesine çıkıp gidivermek...

Dağlara, göllere, nehirlere, her yıl, her mevsim başka anların, başka başka zamanların yaşandığı yerlere...

Çıkıp gidilesi yerlere...

Delikli Koy'da öyle yerlerden benim için...
En çok da sonbahar aylarında ya da kışın, bahar başlarında ve sabah güneş doğarken, batarken orada bulunmak..
Sakin, sessiz ve huzurlu yer arayanların son keşif yerlerinden. Sessizliği ve sakinliği belki de pek çok plaja göre soğuk, çakıl kaplı plajı ve denizinden..
Koyu özel kılan deniz içerisinde oluşan doğal kayalıklar. Adı da bu doğal oluşum sonucu ortaya çıkan kayaların oyuklarından geliyor. Bu kayaların ortasında oluşan oyuklardan denize girmek için tercih ediliyor.

14 Ocak 2021 Perşembe

 BURGAZADA SEVGİLİM ...

'' Bir gün doğup büyüdüğüm topraklardan ayrılmak zorunda kalsaydım, vatan diye en çok yüreğim sızlayarak özleyeceğim yer Burgazada olurdu. Benim için Burgaz vatandır. Ben daha küçücük bir çocukken, ailece aşık olduk ona. Önce babam, sonra her birimiz tek tek kendimizce... Ve hiç bitmedi bu aşk.

   Taşını toprağını, kumunu çakılını, ağacını çalısını, börtüsünü böceğini sevdim onun. Ki hiç zor değil... Bir tek gün kalmak yeter.

   Ben büyüdükçe, onun da değişmesini izledim. Burgaz, eski Burgaz değil artık. Değişen dünyaya ayak uyduruyor. Hala onu her gören sevdalanıyor ama... Ah siz onu eskiden görmeliydiniz. Havasını solumalıydınız. Bir şey vardı onda, insanı sarıp sarmalayan, huzur veren ve de eşitleyen. '' 

1950 li yılların başında daha küçük bir çocukken yaz aylarının başlarında Burgazada'ya ailesi ile gelip, kiraladıkları evde Burgazada'da bir yaz geçiren '' Bercuhi Berberyan ( Tatiana ) '' ve ailesi için Burgazada artık tutku derecesinde sevdikleri adaları olmuş..

Bercuhi Berberyan'ın '' Burgazada Sevgilim ... '' kitabının daha önsözündeki ifadeleri beni kitabın içine alıverdi... Benim de çok sevdiğim Burgazada ile ilgili bu giriş sözlerinin etkisi, kitabın her bölümünde ve her sayfasında devam etti. Kitabı elimden düşürmeden kısa sürede okudum ve hatta bitmesine üzüldüm..

Hayranı olduğum Burgazada'nın; yakın tarihi, mekanları, insanları, adanın eski insanlarının hoşgörülü ve sımsıcak yaşamları ile ilgili bir çok bilgiye sahip oldum. Burgazada ile bundan sonraki buluşmalarımda Bercuhi Berberyan'ın gözü ile de bakmaya çalışacağım...

Bercuhi Berberyan'ın Burgazada'sında etkileyici bir yolculuğa çıkabilmek için bu kitabı okumalısınız..

Önsözden devam ederek ve kitabın bazı bölümlerinden kısa alıntılar ile bu çok özel kitabı ve yaşam yolcuğunu sizler ile paylaşma gereği duydum..

'' ... Biz Burgazlı olduğumuz için sırf; mutlu bir çocukluk geçirdik. Yeni yetme Burgazlılar bu duyguyu bilmezler. Yaşıtlarım anladılar. Geriye dönüp baktığımızda bizi gülümsetmeyen tek bir anımız bile yok, biz eski adalıların. Olaylar, insanlar, ilişkiler, yaşananlar hep güzel, keyifli... Acılar bile yürek ısıtarak gülümseten...

   Yıllar geçtikçe, çağa ayak uydurdukça ada, unutuluyor eski güzellikler ve anılardan siliniyor renkler. Biz o eski günleri yaşamış, geçişi izlemiş ve bu günü yaşamakta olanlar yani arada kalanlar, renkler hepten yok olmadan dünü güne bağlamaya çalışmalıyız. Gördüklerimizi, yaşadıklarımızı kaydetmeliyiz.

   '' Haydi, bir ucundan da ben tutayım bari '' diyerek oturdum masamın başına. Adaya ilk ayak bastığım günden başladım. Anılarımı bir bir çıkardım belleğimin köşesinde bucağında saklandıkları yerlerden. Kimi sıralı ve düzenli geldi yerleşti satırlara, kimi rast gele fışkırdı zamansız. Özünde, özgür bıraktım hepsini. Süslemedim de ...
   Bir anılar kitabı oluştu az buçuk tarih kokan, arka fonda Burgazada... Başkahramanı da babam oluverdi kendiliğinden. Tanıdığım en büyük Burgazada aşığı... Ölümüne kadar vazgeçmedi sevdasından. Zor oldu benim için, onun sağlığında keyifle başladığım kitabı ölümünden sonra hüzünle tamamlamak.

27 Aralık 2020 Pazar

KEKLİKTEPE'DEN URLA'NIN DENİZİNE ARKAS SANAT'DAN BAKMAK   (URLA/İZMİR)

Ormanın ve zeytin ağaçlarının arasından Kekliktepe'ye çıkıyoruz. Arkamızda Urla'nın lacivert denizi.. Beyaz ve modern mimarisiyle Antik Yunan Dönemi tapınaklarını andıran büyük bir yapı karşımıza çıkıyor.

18 Aralık 2020 Cuma

 SAİT FAİK'LE HAYAT, OH NE RAHAT !

Mutluluğu aramak bazen cesur adımlar gerektirir. Etiketleri bir kenara bırakabilecek miyiz ? Bizden beklenen kişi olmak yerine kendi istediğimiz kişi olmak, topluma uymayı bir erdem kabul etsek de, bazen kendi bildiğimiz hayatı yaşamak daha iyi gelmez mi ? Çoğumuz evden işe akıp giden rutin hayattan şikayetçiyiz. Oysaki şehir sadece otobüsün camından izlenen bir film değil. Bazen iki durak önce inip biraz hayata karışmayı, insanları tanımayı ve gözlemlemeyi denemeliyiz. Bunu başaranlardan biri Cumhuriyet döneminin en önemli hikayecisi kabul edilen Sait Faik Abasıyanık... Sait Faik'in yaşamından küçük kesitler belki bize biraz yol gösterebilir.
1 - Sait Faik'e göre hayat  '' Balık tutmak, kahvede oturmak, yanımda çok sevdiğim köpeğim, insan tanımak, Beyoğlu'nda bir aşağı bir yukarı dolaşmak, hikaye yazmak, velhasıl hiçbir şeye bağlanmadan avare gezmek bütün gün. İşte ben böyle bir hayattan zevk alırım, buna yaşamak derim. ''