BAFA GÖLÜ KIYISINDA KAPIKIRI KÖYÜ VE HERAKLEIA ANTİK KENTİNDE OLMAK
(MİLAS / MUĞLA)
Ay Tanrıçası Selene ile Çoban Endymion'un aşkına kucak açan Beşparmak (Latmos) Dağları ve bu dağın eteklerinde keşfedilmeyi bekleyen antik geçmiş..
Bafa Gölü'nden Milas'a uzanan bereketli topraklar..
Belkide yakınından geçtiğimiz güzelliğine tanık olduğumuz Bafa Gölü, Büyük Menderes Nehri deltasının güneydoğu kesiminde.Menteşe Dağları'nın içine sokulmuş sığ bir tatlı su gölü.Yaklaşık 60 km2 lik bir yüzölçüme sahip ve en derin yeri 21 metre.Muğla ve Aydın il topraklarında yer alıyor.
Latmos Dağı'nın, bugünkü adıyla Beşparmak Dağları'nın gölgesi en çok kendine vuruyor.Gün baterken dağın silueti uzadıkça uzuyor.
Latmos Dağları,tarih öncesi insanların kaya resimlerini yapmak için seçtiği coğrafya imiş.Hava ve yağmur tanrılarının buluşma noktası, Antik Çağ'ın görkemli limanı, Ortaçağ azizlerinin inziva yeriymiş.
Söke-Milas karayolundan sola Kapıkırı ayrımından girip Kapıkırı'ya devam ederken Latmos Dağı'nın görkemine her geçen an daha da yaklaşıyoruz.
Mitolojiye göre kavalından başka hiçbir şeyi olmayan çoban Endymion, nefesiyle hem dağdaki yalnızlığın ve bundan duyduğu mutluluğun, hem de kentlerde yaşayan insanlara duyduğu özlemin nağmelerini üflerdi.Selene de kavalının sesini duyan her canlı gibi ona hayranlık duyardı.Ancak sevgilisi ile her kavuşmasında, bir ölümlü olduğu için, onun biraz daha yaşlandığını görüp üzülürdü.
Selene, Zeus'tan onun hiç yaşlanmamasını ve bu mağarada ölümsüz bir uykuya dalmasını istedi.
Zeus da Ay Tanrıçası'nın bu isteğini yerine getirdi.Endymion, ayın ışıklarıyla sarmaş dolaş, sonsuz bir uykuya daldı.
Bu nedenle ayın dünyada en sevdiği, ışığını en fazla paylaştığı yerin Latmos olduğu ve ay ışığında dağın doruklarının ağardığı söylenir...
Bir gün Latmos Dağı'na zirve yapmak ve ay ışığının olduğu an mitolojide anlatılan ışıklara tanık olmak gerekiyor artık..
21 Eylül 2018 Cuma
İSTANBUL'UN EN GÜZEL 100 LEZZET DURAĞI
İstanbul tarih boyunca farklı medeniyet ve kültürlerin etkisinde kalmış dünya mirası bir şehir.Bu medeniyet ve kültürlerin etkileri her anlamda kente yansımış.İstanbul lezzetleri de bu medeniyet ve kültürlerin etkilerini taşıyor.
Gurmelerce onaylanmış,bugüne dek gezip görülmüş İstanbul'un 100 lezzeti ile ilgili yayınlanmış çalışma benim içinde İstanbul gezilerimde rehber niteliğinde.
Bu güzel çalışmayı sizler ile paylaşmak isterim.
Hiç kuşkusuz gurmeler tarafından keşfedilmemiş daha yüzlerce lezzet durağı var.
1- BAYLAN'IN KUP GRİYESİ : Yıllardır bilinen spesiyali; Vanilya,yanmış karamel,balkaymaklı dondurma üzerine ufalanmış ceviz ve fındık taneciklerinin dayanılmaz birlikteliğinden oluşur.İnsanın tarif ederken soluğu Kadıköy'de alıp, kupu yemeye başlayacağı o an geliyor.
2- HÜNKAR'IN AYVALI YAHNİSİ : Tereyağında çevrilmiş iri ayva parçaları kuzu etiyle bir arada pişirilip tarçınla lezzetlendiriliyor.Ve son dokunuş bir kaşık pekmezle gerçekleştiriliyor.
3- EMEK KAFE'NİN SAHANDA YUMURTASI : Deniz kenarında,masanıza konan serçelerle birlikte kahvaltı keyfi gibisi yoktur.Sahanda yumurtası ve karışık menemeni içinizdeki ekmek banma hissini körükler.
4- ÜSKÜDAR KANAAT LOKANTASI'NIN TENCERE YEMEKLERİ : Çoban kavurması,saç kavurması,kuru fasulyesi,nadir bulunacak lezzetlerdir.Ekmek kadayıfı da pek meşhurdur.
5- YAŞAR USTA'NIN KAVUNLU DONDURMASI : 34 yıldır Bostancı'da gerçek meyvelerden dondurma üretiyor Yaşar Usta.Kabuklarını fırçaladığı kavunu iştahla öneririz.
6- DÜRÜMCÜ EMMİ'NİN BEYRAN ÇORBASI : Kadıköy^de vazgeçilmez lezzet durağımız.Bir kez Beyran çorbasını yedikten sonra emin olun diğer çorbaları sorgulayacaksınız.Ayrıca Antep lezzetleri de efsanedir.
İstanbul tarih boyunca farklı medeniyet ve kültürlerin etkisinde kalmış dünya mirası bir şehir.Bu medeniyet ve kültürlerin etkileri her anlamda kente yansımış.İstanbul lezzetleri de bu medeniyet ve kültürlerin etkilerini taşıyor.
Gurmelerce onaylanmış,bugüne dek gezip görülmüş İstanbul'un 100 lezzeti ile ilgili yayınlanmış çalışma benim içinde İstanbul gezilerimde rehber niteliğinde.
Bu güzel çalışmayı sizler ile paylaşmak isterim.
Hiç kuşkusuz gurmeler tarafından keşfedilmemiş daha yüzlerce lezzet durağı var.
1- BAYLAN'IN KUP GRİYESİ : Yıllardır bilinen spesiyali; Vanilya,yanmış karamel,balkaymaklı dondurma üzerine ufalanmış ceviz ve fındık taneciklerinin dayanılmaz birlikteliğinden oluşur.İnsanın tarif ederken soluğu Kadıköy'de alıp, kupu yemeye başlayacağı o an geliyor.
2- HÜNKAR'IN AYVALI YAHNİSİ : Tereyağında çevrilmiş iri ayva parçaları kuzu etiyle bir arada pişirilip tarçınla lezzetlendiriliyor.Ve son dokunuş bir kaşık pekmezle gerçekleştiriliyor.
3- EMEK KAFE'NİN SAHANDA YUMURTASI : Deniz kenarında,masanıza konan serçelerle birlikte kahvaltı keyfi gibisi yoktur.Sahanda yumurtası ve karışık menemeni içinizdeki ekmek banma hissini körükler.
4- ÜSKÜDAR KANAAT LOKANTASI'NIN TENCERE YEMEKLERİ : Çoban kavurması,saç kavurması,kuru fasulyesi,nadir bulunacak lezzetlerdir.Ekmek kadayıfı da pek meşhurdur.
5- YAŞAR USTA'NIN KAVUNLU DONDURMASI : 34 yıldır Bostancı'da gerçek meyvelerden dondurma üretiyor Yaşar Usta.Kabuklarını fırçaladığı kavunu iştahla öneririz.
6- DÜRÜMCÜ EMMİ'NİN BEYRAN ÇORBASI : Kadıköy^de vazgeçilmez lezzet durağımız.Bir kez Beyran çorbasını yedikten sonra emin olun diğer çorbaları sorgulayacaksınız.Ayrıca Antep lezzetleri de efsanedir.
16 Eylül 2018 Pazar
BİR KAMP ATEŞİ BU KADAR GÜZEL OLABİLİR Mİ (KÜTAHYA)
Okyanus yürekli dostlarla,doğada,çok güzel bir ormanda yapılan kamp gibisi yok.Gün sonuna doğru yüksek ortamın getirdiği serinliği ısıtan bir ateş de sahne aldığında zaman adeta yavaşlar ve durur gibi olur.Bugüne kadar yaptığım kamplar içinde nedense bu kamp ateşi için ''bu kadar güzel olabilir mi ? '' demekten kendimi alamıyorum..
Konum,gün batımı,orman,dostlar hep birlikte bu güzel görüntüyü ve eşsiz anı oluşturdular o gün..
Doğada kampta yenecek içilecek bir şeyler her şeyden daha güzel gelir..
Ateşin rengi müthiş..Odun ateşinde çaya hazırlık başlamış..
Ateş biraz daha olgunlaşıyor..
Ana yemeğin hazırlıkları devam ediyor..
Okyanus yürekli dostlarla,doğada,çok güzel bir ormanda yapılan kamp gibisi yok.Gün sonuna doğru yüksek ortamın getirdiği serinliği ısıtan bir ateş de sahne aldığında zaman adeta yavaşlar ve durur gibi olur.Bugüne kadar yaptığım kamplar içinde nedense bu kamp ateşi için ''bu kadar güzel olabilir mi ? '' demekten kendimi alamıyorum..
Konum,gün batımı,orman,dostlar hep birlikte bu güzel görüntüyü ve eşsiz anı oluşturdular o gün..
Doğada kampta yenecek içilecek bir şeyler her şeyden daha güzel gelir..
Ateşin rengi müthiş..Odun ateşinde çaya hazırlık başlamış..
Ateş biraz daha olgunlaşıyor..
Ana yemeğin hazırlıkları devam ediyor..
15 Eylül 2018 Cumartesi
EĞİRDİR GÖLÜ NASIL YÖNETİLMELİDİR (EĞİRDİR / ISPARTA)
Bir gök mavisi, bir turkuvaz. Bir yanda bulanık mavi, öte yanda parlak camgöbeği, gece mavisi ya da çivit mavisi..Yedi renkli göl olarak bilinen Eğirdir Gölü'nün eşsiz renkleri..
Şehre giriş olağanüstü güzel bir manzara eşliğinde olur.
Cömert güneşine rağmen ferahlatan bir esinti..Mavi ile yeşilin dans ettiği berrak bir göl,yemyeşil ormanlar ve nefes kesen kıyı şeritleri..
Eğirdir ile tanışmam 1990 yılının sonlarına doğru soğuk bir kış günü oldu.O günden bu yana Eğirdir benim tutkularımdan biridir.Bu eşsiz güzellik hep aynı kalsın,güzelliği geleceğe taşınsın isterim.Ülkemizdeki diğer göller ile kıyaslandığında özelliklerini koruyabilmekte.Ancak son yıllarda bazı olumsuz gelişmelerde görülmekte..
Eğirdir Sivrisi'nin zirvesinden bakıldığında Google Earth'ün sunduğu manzara..
Bir gök mavisi, bir turkuvaz. Bir yanda bulanık mavi, öte yanda parlak camgöbeği, gece mavisi ya da çivit mavisi..Yedi renkli göl olarak bilinen Eğirdir Gölü'nün eşsiz renkleri..
Şehre giriş olağanüstü güzel bir manzara eşliğinde olur.
Cömert güneşine rağmen ferahlatan bir esinti..Mavi ile yeşilin dans ettiği berrak bir göl,yemyeşil ormanlar ve nefes kesen kıyı şeritleri..
Eğirdir ile tanışmam 1990 yılının sonlarına doğru soğuk bir kış günü oldu.O günden bu yana Eğirdir benim tutkularımdan biridir.Bu eşsiz güzellik hep aynı kalsın,güzelliği geleceğe taşınsın isterim.Ülkemizdeki diğer göller ile kıyaslandığında özelliklerini koruyabilmekte.Ancak son yıllarda bazı olumsuz gelişmelerde görülmekte..
Eğirdir Sivrisi'nin zirvesinden bakıldığında Google Earth'ün sunduğu manzara..
13 Eylül 2018 Perşembe
HER GÜN 10 BİN ADIMLA SAĞLIKLI YAŞAM (İZMİR)
Yürümek benim için vazgeçilmez bir tutku..
Uzun yürüyüşler ise en iyi alışkanlığım.
Son yılların bilinen tanımı ile her gün 10.000 adım yürüyebilmek, bu alışkanlığı kendimle yarış noktasına getiriyor.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre kronik hastalıkların ortak risk faktörlerinden biri olan hareketsiz yaşam, dünya genelindeki ölümlerin yüzde 6'sının nedeni kabul ediliyor.Dahası hareketsiz yaşamın kalp hastalığının yüzde 30'unun ana nedeni olduğu tahmin ediliyor.
Sadece bu oranlar bile spor yapmak için bir nedenken ülkemizde en kolay spor olan yürüyüşü bilinçli olarak yapma oranları bile çok düşük.
Yürüyüşü doğada yapmanın getirdiği fiziksel ve psikolojik yönden olumlu sonuçları da eklersek, evimize en yakın yeşil alana gitmek için daha ne bekliyoruz diyorum..
Açık havada yapılan spor, oksijen yakımını artırdığı için spor salonuna oranla doğada yapılan yürüyüşte çok daha fazla kalori yakılıyor.
Doğada yürüyüşü elbette sadece yeşil alanlarla da sınırlamayabilirsiniz.Deniz ya da göl kenarları da insanı rahatlatan çok iyi yürüyüş alanları..
Yürüyüş en masrafsız sporlardan..En önemli ilk yatırımı, iyi bir ayakkabı alarak en büyük adımı atmış olacaksınız.
Daha sonraki yazılarda ayakkabı seçimine ayrıntıları ile yer vereceğim.Uzun yürüyüşlerimde uygun olmayan özellikteki ayakkabılar nedeniyle yürüyüşün devamlılığını etkileyen sorunlar yaşadım..
Ayağınıza uygun, en uzun parmağınızla ayakkabı ucu arasında 1 cm'lik boşluğu olan, yürüyüşe uygun ayakkabı tercihi, olası eklem sorunlarını önleyeceği gibi yürüyüşünüzün süresini de uzatacaktır.
Yürümek benim için vazgeçilmez bir tutku..
Uzun yürüyüşler ise en iyi alışkanlığım.
Son yılların bilinen tanımı ile her gün 10.000 adım yürüyebilmek, bu alışkanlığı kendimle yarış noktasına getiriyor.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre kronik hastalıkların ortak risk faktörlerinden biri olan hareketsiz yaşam, dünya genelindeki ölümlerin yüzde 6'sının nedeni kabul ediliyor.Dahası hareketsiz yaşamın kalp hastalığının yüzde 30'unun ana nedeni olduğu tahmin ediliyor.
Sadece bu oranlar bile spor yapmak için bir nedenken ülkemizde en kolay spor olan yürüyüşü bilinçli olarak yapma oranları bile çok düşük.
Yürüyüşü doğada yapmanın getirdiği fiziksel ve psikolojik yönden olumlu sonuçları da eklersek, evimize en yakın yeşil alana gitmek için daha ne bekliyoruz diyorum..
Açık havada yapılan spor, oksijen yakımını artırdığı için spor salonuna oranla doğada yapılan yürüyüşte çok daha fazla kalori yakılıyor.
Doğada yürüyüşü elbette sadece yeşil alanlarla da sınırlamayabilirsiniz.Deniz ya da göl kenarları da insanı rahatlatan çok iyi yürüyüş alanları..
Yürüyüş en masrafsız sporlardan..En önemli ilk yatırımı, iyi bir ayakkabı alarak en büyük adımı atmış olacaksınız.
Daha sonraki yazılarda ayakkabı seçimine ayrıntıları ile yer vereceğim.Uzun yürüyüşlerimde uygun olmayan özellikteki ayakkabılar nedeniyle yürüyüşün devamlılığını etkileyen sorunlar yaşadım..
Ayağınıza uygun, en uzun parmağınızla ayakkabı ucu arasında 1 cm'lik boşluğu olan, yürüyüşe uygun ayakkabı tercihi, olası eklem sorunlarını önleyeceği gibi yürüyüşünüzün süresini de uzatacaktır.
9 Eylül 2018 Pazar
ADALAR'A ÇIKMAK (BİR BAŞUCU KİTABI)
İstanbul'un hemen yanı başında görüş mesafesi içinde,haritalara dokuz nokta olarak yansıyan ve günümüzde İstanbul'un ilçesi olan bir takımada uzanır.
Batılıların ''Prens Adaları'' , bizim kısaca ''Adalar'' dediğimiz bu kara parçacıklarının kendilerine özgü tarihleri,efsaneleri,öyküleri var.
Üniversite yıllarımda tanıştığım Adalar'a gitmek için hep bir nedenim olur ve hiç hesapta yokken kendimi adalara giderken bulurum.Adalar'ın kendisi kadar ulaşmak için yapılan deniz yolculuğu da çok keyiflidir.Yolculuk başlar başlamaz daha güzel hissetmeye başlarsınız.
Hangi adanın iskelesinde inerseniz Adalar'ın kedileri ve köpekleri sizi karşılayacak ve herkes kendi macerasının peşinden gidecek...
Herkesin favori adası başkadır...
Benim favori adam Burgazada.. En çok Burgazada'ya gittim.Ama diğer adalarda ilerleyen zamanlarda yeni keşifler için ilgi alanım içindeler..
Ne zamandır satınalmayı düşündüğüm ''Adalar'a Çıkmak'' adlı kitabı nihayet aldım.Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlar'ndan çıkan kitabın yazarı Catherine Pinguet.
Catherine Pinguet on iki yıl boyunca İstanbul'da yaşamış,çeşitli üniversitelerde karşılıklı edebiyat ve tarih dersleri vermiş.Hala her fırsat bulduğunda İstanbul'a gelen ve her gelişinde de mutlaka Adalar'ı ziyaret eden Pinguet, ''Adalar'a Çıkmak'' adlı bu çalışmasında okuyucuyu Adalar'ın tarihinde yolculuğa çıkarıyor.
Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden geçip günümüze kadar uzanan anlatıda, tarihsel yaklaşımın yanı sıra, Troçki'den Sait Faik'e, Yahya Kemal'e, Hüseyin Rahmi Gürpınar'a Adalar'da yaşamış veya gelip geçmiş yazarların, şairlerin, seyyahların izlenimlerine kadar, ''isimsiz'' adalıların anıları, tanıklıkları da önemli bir yer tutuyor.
İstanbul'un hemen yanı başında görüş mesafesi içinde,haritalara dokuz nokta olarak yansıyan ve günümüzde İstanbul'un ilçesi olan bir takımada uzanır.
Batılıların ''Prens Adaları'' , bizim kısaca ''Adalar'' dediğimiz bu kara parçacıklarının kendilerine özgü tarihleri,efsaneleri,öyküleri var.
Üniversite yıllarımda tanıştığım Adalar'a gitmek için hep bir nedenim olur ve hiç hesapta yokken kendimi adalara giderken bulurum.Adalar'ın kendisi kadar ulaşmak için yapılan deniz yolculuğu da çok keyiflidir.Yolculuk başlar başlamaz daha güzel hissetmeye başlarsınız.
Hangi adanın iskelesinde inerseniz Adalar'ın kedileri ve köpekleri sizi karşılayacak ve herkes kendi macerasının peşinden gidecek...
Herkesin favori adası başkadır...
Benim favori adam Burgazada.. En çok Burgazada'ya gittim.Ama diğer adalarda ilerleyen zamanlarda yeni keşifler için ilgi alanım içindeler..
Ne zamandır satınalmayı düşündüğüm ''Adalar'a Çıkmak'' adlı kitabı nihayet aldım.Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlar'ndan çıkan kitabın yazarı Catherine Pinguet.
Catherine Pinguet on iki yıl boyunca İstanbul'da yaşamış,çeşitli üniversitelerde karşılıklı edebiyat ve tarih dersleri vermiş.Hala her fırsat bulduğunda İstanbul'a gelen ve her gelişinde de mutlaka Adalar'ı ziyaret eden Pinguet, ''Adalar'a Çıkmak'' adlı bu çalışmasında okuyucuyu Adalar'ın tarihinde yolculuğa çıkarıyor.
Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden geçip günümüze kadar uzanan anlatıda, tarihsel yaklaşımın yanı sıra, Troçki'den Sait Faik'e, Yahya Kemal'e, Hüseyin Rahmi Gürpınar'a Adalar'da yaşamış veya gelip geçmiş yazarların, şairlerin, seyyahların izlenimlerine kadar, ''isimsiz'' adalıların anıları, tanıklıkları da önemli bir yer tutuyor.
23 Ağustos 2018 Perşembe
KONYA MANDIRASI KAHVALTI SALONU (YENİŞEHİR / İZMİR)
İzmir'de farklı kahvaltı arıyorsanız Konya Mandırası Kahvaltı Salonu sizi umulmadık bir semtte karşılayacak.Tepecik-Yenişehir'de bir ara sokakta..
Serpme kahvaltı çılgınlığına karşı duran bu mekan 1961 yılından bu yana sadece kahvaltı hizmeti veriyor.
Bir ara sokakta,manzarası yok ama her ürünü yöresinden temin edilmiş lezzetleri ile rahat ve huzurlu bir kahvaltı sunuyor.
Görüntüde iki kişilik kahvaltı var.Peynir tabağında İzmir Tulumu ve Ezine Peyniri,Söğüş tabağında gerçek domates ve salatalık sızma zeytinyağı ile birlikte, kendi imalatları kaymak ve enfes bal, Akhisar'ın siyah ve yeşil zeytini ile sıcacık ekmek ile sıcak süt ya da çay var..
Tablo gibi görüntüler..Lezzetleri de görüntüleri ile yarışır..
İzmir'de farklı kahvaltı arıyorsanız Konya Mandırası Kahvaltı Salonu sizi umulmadık bir semtte karşılayacak.Tepecik-Yenişehir'de bir ara sokakta..
Serpme kahvaltı çılgınlığına karşı duran bu mekan 1961 yılından bu yana sadece kahvaltı hizmeti veriyor.
Bir ara sokakta,manzarası yok ama her ürünü yöresinden temin edilmiş lezzetleri ile rahat ve huzurlu bir kahvaltı sunuyor.
Görüntüde iki kişilik kahvaltı var.Peynir tabağında İzmir Tulumu ve Ezine Peyniri,Söğüş tabağında gerçek domates ve salatalık sızma zeytinyağı ile birlikte, kendi imalatları kaymak ve enfes bal, Akhisar'ın siyah ve yeşil zeytini ile sıcacık ekmek ile sıcak süt ya da çay var..
Tablo gibi görüntüler..Lezzetleri de görüntüleri ile yarışır..
4 Ağustos 2018 Cumartesi
SESLİ KİTAP (UYKUDAN ÖNCE İYİ GELECEK)
Her ne kadar kitap okuma alışkanlığı son yıllarda azalmaya başlasa da olumlu gelişmelerde oluyor.
İşe gidip gelirken yolda,araç içinde geçen uzun yolculuklarda,aralarda sesli kitap dinlemek inanın iyi gelecek.
Yazının başlığında olduğu gibi uykudan önce kısacık bir sesli kitap dinlemek iyi gelecek..
Denemeye değer...
Hikaye,roman,şiir,radyo tiyatrosu,tanıtımlar...
Türk ve Dünya Edebiyatı'nın yazarları ve şairleri arasında dolaşmak..
Sevdiğim yazar ve şairlerin eserlerinden oluşan kendime göre hazırladığım listeyi özellikle araçta dinlemek çok hoş.(Ama dinletilere dalıp trafik kurallarını ihmal etmemek kaydıyla tabiki..)
Benin özellikle takip ettiğim youtube kanallarını aşağıda paylaşmak isterim sizlere.
Güzel seslendirme ve okumalar hayranlık uyandıracak derecede.
Bu güzel seslerden dinlemeler yaptıkça o kitabın tamamını bir an önce okumak isteyeceksiniz benden söylemesi...
Her ne kadar kitap okuma alışkanlığı son yıllarda azalmaya başlasa da olumlu gelişmelerde oluyor.
İşe gidip gelirken yolda,araç içinde geçen uzun yolculuklarda,aralarda sesli kitap dinlemek inanın iyi gelecek.
Yazının başlığında olduğu gibi uykudan önce kısacık bir sesli kitap dinlemek iyi gelecek..
Denemeye değer...
Hikaye,roman,şiir,radyo tiyatrosu,tanıtımlar...
Türk ve Dünya Edebiyatı'nın yazarları ve şairleri arasında dolaşmak..
Sevdiğim yazar ve şairlerin eserlerinden oluşan kendime göre hazırladığım listeyi özellikle araçta dinlemek çok hoş.(Ama dinletilere dalıp trafik kurallarını ihmal etmemek kaydıyla tabiki..)
Benin özellikle takip ettiğim youtube kanallarını aşağıda paylaşmak isterim sizlere.
Güzel seslendirme ve okumalar hayranlık uyandıracak derecede.
Bu güzel seslerden dinlemeler yaptıkça o kitabın tamamını bir an önce okumak isteyeceksiniz benden söylemesi...
1- SESLİ KİTAP DÜNYASI :
Kanalda birçok yerli ve yabancı yazara ait romanlar, öyküler ve şiirler bulunuyor. Seslendirmelerin tamamı orijinal. Videolardaki çizimleri de kendileri yapıyorlar. Seslendirmeler Zeynep Aşkın ve Burak Aşkın, çizimler ise Sezen Özyıldız tarafından yapılıyor. İlgiyle takip ettiğim bir kanal..
2- SESLİ KİTAP & RADYO TİYATROSU :
Radyo tiyatrosu, sesli makaleler ve sesli kitaplar hakkında hemen her şeye bu kanalda ulaşılabiliyor.
Radyo tiyatroları içinde görsellik barındırmadığı için sanatsal ve edebi yönden çok güçlü eserler..
3- MEHMET YILDIRIM :
Öylesine etkili bir ses ki; okumaları bağımlılık yapabilir..Uyarmak isterim sizi..
23 Temmuz 2018 Pazartesi
ÇAMLIK RESTAURANT'TA YAYIN BALIĞI LEZZETİ (İZNİK / BURSA)
Eski adı Nikaia olan İznik, Bizans,Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde önemli bir kent olmuş.İznik Gölü'nün Antik Çağ'daki adı Askania..
Türkiye'nin 5. büyük gölü.Batı kıyısındaki kum ve çakıl yığınlarından sızarak Garsak Deresi'ni meydana getiriyor ve Gemlik Körfezi'ne dökülüyor.Kış ve ilkbahar mevsiminde yükselen göl suları yaza doğru alçalıyor.
Çevresi zeytinlikler,meyve ve sebze bahçeleriyle kaplı İznik Gölü, Bursa-Yenişehir yönünden gelişte yukarılardan muhteşem görüntüleriyle karşımıza çıkıyor.Hep geçiş yolu olarak kullandığımız İznik'te bu defa buraya özgü bir lezzet için zaman geçirmeye kararlıyız...
Gölde en çok sazan ve yayın balığı yetişiyor.
Yayın balığını İznik'de en iyi yapan adreslerden biri de Çamlık Restaurant..
Biz yayın şişi tercih ettik.Yayın tava da yapılıyor.
Sıcak yaz günü bahçede zeytin ağaçlarının verdiği serinliğin altında yayın balığının tadına baktık,yayın balığı ile tanıştık.Biz bu lezzeti çok sevdik.
Eski adı Nikaia olan İznik, Bizans,Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde önemli bir kent olmuş.İznik Gölü'nün Antik Çağ'daki adı Askania..
Türkiye'nin 5. büyük gölü.Batı kıyısındaki kum ve çakıl yığınlarından sızarak Garsak Deresi'ni meydana getiriyor ve Gemlik Körfezi'ne dökülüyor.Kış ve ilkbahar mevsiminde yükselen göl suları yaza doğru alçalıyor.
Çevresi zeytinlikler,meyve ve sebze bahçeleriyle kaplı İznik Gölü, Bursa-Yenişehir yönünden gelişte yukarılardan muhteşem görüntüleriyle karşımıza çıkıyor.Hep geçiş yolu olarak kullandığımız İznik'te bu defa buraya özgü bir lezzet için zaman geçirmeye kararlıyız...
Gölde en çok sazan ve yayın balığı yetişiyor.
Yayın balığını İznik'de en iyi yapan adreslerden biri de Çamlık Restaurant..
Biz yayın şişi tercih ettik.Yayın tava da yapılıyor.
Sıcak yaz günü bahçede zeytin ağaçlarının verdiği serinliğin altında yayın balığının tadına baktık,yayın balığı ile tanıştık.Biz bu lezzeti çok sevdik.
22 Temmuz 2018 Pazar
SACHER CAFE ( VİYANA / AVUSTURYA)
''Hayal Kenti'' ve ''Müzik Şehri'' Viyana lezzetleri ile de fark yaratıyor.Kahve ve pasta kültürü ön planda olan cafe'leri ile de biliniyor.Viyana gezimizden önce bu cafeleri ve öne çıkan tatları ile birlikte not almıştım.
Bu listedeki adreslerden sadece birine gidebildik.
Sacher Torte tatlısına adını veren Cafe Sacher'e..
Sacher Oteli'nin altında yer alan Sacher Cafe, 1832 yılından bu yana Franz Sacher'in orjinal reçetesiyle hazırlanan ''Sacher Torte'' nin ününü devam ettiriyor.
Graz, Salzburg ve İnnsbruck şehirlerinde de şubeleri var.
''Hayal Kenti'' ve ''Müzik Şehri'' Viyana lezzetleri ile de fark yaratıyor.Kahve ve pasta kültürü ön planda olan cafe'leri ile de biliniyor.Viyana gezimizden önce bu cafeleri ve öne çıkan tatları ile birlikte not almıştım.
Bu listedeki adreslerden sadece birine gidebildik.
Sacher Torte tatlısına adını veren Cafe Sacher'e..
Sacher Oteli'nin altında yer alan Sacher Cafe, 1832 yılından bu yana Franz Sacher'in orjinal reçetesiyle hazırlanan ''Sacher Torte'' nin ününü devam ettiriyor.
Graz, Salzburg ve İnnsbruck şehirlerinde de şubeleri var.
19 Temmuz 2018 Perşembe
VİYANA GEZİMİZ 4.GÜN 17.06.2018 (VİYANA /AVUSTURYA)
Viyana'da son günümüz..
Bugün akşam 17.00'da otelde olacağız ve oradan havaalanına geçeceğiz.Uzun bir süremiz var gibi görünüyor.Ama Viyana'da aktivitelere zaman yetmiyor.
Bugün bir sarayı tam anlamıyla gezmeye çalışacağız ve özellikle kızımızın merak ettiği bizimde bugüne kadar hep duyduğumuz bir gösteriyi izlemek için Spanish Riding School'da (İspanyol Binicilik Okulu) olacağız.
Hofburg Sarayı Kompleksi içinde Michaelertrakt'ın ön cephesinin altındaki girişinden gösteri için biletlerimizi aldık.Burada bir cafe ve Binicilik Okulu ile ilgili eşya ve hediyeliklerin satın alınabileceği güzel bir mağazada bulunuyor.
1572 yılında kurulan İspanyol Binicilik Okulu dünyanın en eski ve tek kraliyet binicilik okulu..
Habsburglar, İspanya'dan gelen atları yetiştirip eğiterek Spanische Reitschule'yi kurmuşlar.
Kaynaklar, 1572 yılında kurulduğu bilinen okulun eğitim vermeye başladığında atlar için ahşap bir yapı kullanıldığını belirtiyor.
Bugün kullanılan Barok stilindeki bina ise Maria Theresia'nın babası VI. Karl tarafından, Joseph Emanuel Fischer von Erlach'a 1729-1735 yılları arasında yaptırılmış.
446 yıldan bu yana Rönesans Devri'nin klasik binicilik sanatının yüksek okulu olma özelliğini taşıyor.
Viyana'da son günümüz..
Bugün akşam 17.00'da otelde olacağız ve oradan havaalanına geçeceğiz.Uzun bir süremiz var gibi görünüyor.Ama Viyana'da aktivitelere zaman yetmiyor.
Bugün bir sarayı tam anlamıyla gezmeye çalışacağız ve özellikle kızımızın merak ettiği bizimde bugüne kadar hep duyduğumuz bir gösteriyi izlemek için Spanish Riding School'da (İspanyol Binicilik Okulu) olacağız.
Hofburg Sarayı Kompleksi içinde Michaelertrakt'ın ön cephesinin altındaki girişinden gösteri için biletlerimizi aldık.Burada bir cafe ve Binicilik Okulu ile ilgili eşya ve hediyeliklerin satın alınabileceği güzel bir mağazada bulunuyor.
1572 yılında kurulan İspanyol Binicilik Okulu dünyanın en eski ve tek kraliyet binicilik okulu..
Habsburglar, İspanya'dan gelen atları yetiştirip eğiterek Spanische Reitschule'yi kurmuşlar.
Kaynaklar, 1572 yılında kurulduğu bilinen okulun eğitim vermeye başladığında atlar için ahşap bir yapı kullanıldığını belirtiyor.
Bugün kullanılan Barok stilindeki bina ise Maria Theresia'nın babası VI. Karl tarafından, Joseph Emanuel Fischer von Erlach'a 1729-1735 yılları arasında yaptırılmış.
446 yıldan bu yana Rönesans Devri'nin klasik binicilik sanatının yüksek okulu olma özelliğini taşıyor.
14 Temmuz 2018 Cumartesi
EFELER DİYARI AYDIN'A BİR BAŞKA BAKIŞ (AYDIN)
Aydın'da 2003-2010 yılları arasında işim gereği kaldım.Tarihi,doğası,kültürü,denizi,dağları,lezzetleri,köyleri,efeleri ve insanları ile Aydın'ın özel hem de çok özel bir yeri vardır bende.Yaşanası kenttir güzel Aydın.
2010'da yolumuz ayrıldı Aydın ile.Ancak; Denizli'ye,Isparta'ya,Eğirdir'e,Salda'ya,Antalya'ya,Sandras'a giderken Aydın hep yolumuz üzerinde oldu.Haziran 2018 ayının ortalarında 1 günlüğüne Aydın'daydım.Şehirde yürüdüm.Geride kalan 8 yıl da meydana gelen değişikliklere tanık oldum.Anıları tazeledim,özlem giderdim Aydın ile.
Sizlerle Aydın'a Aydın'ın dışından bakarak yaptığım geziyi paylaşmak isterim.Tabi şehrin içine de gireceğiz.
İlk durak Aytepe...
Sıcak Aydın yazlarında Aydın'ın hemen yanı başında 150 metre üstünde serinlik,huzur ve güzel manzara bölgesi.Aydın'lılar için özel bir mesire alanı.
Aydın'ın Kuzey doğusunda bulunan Aytepe'ye Aydın Merkezden kıvrılarak çıkan bir yoldan yürüyerek ya da araç ile 10 dk bir sürede ya da Teleferik ile de çıkılabiliyor.
Bol çam ağaçlı, Aydın'ın zeytinlerle dolu dağlarına yaslanmış Aytepe..
Buradan gündüz ve gece Aydın manzarası muhteşem olur.
Aydın'da 2003-2010 yılları arasında işim gereği kaldım.Tarihi,doğası,kültürü,denizi,dağları,lezzetleri,köyleri,efeleri ve insanları ile Aydın'ın özel hem de çok özel bir yeri vardır bende.Yaşanası kenttir güzel Aydın.
2010'da yolumuz ayrıldı Aydın ile.Ancak; Denizli'ye,Isparta'ya,Eğirdir'e,Salda'ya,Antalya'ya,Sandras'a giderken Aydın hep yolumuz üzerinde oldu.Haziran 2018 ayının ortalarında 1 günlüğüne Aydın'daydım.Şehirde yürüdüm.Geride kalan 8 yıl da meydana gelen değişikliklere tanık oldum.Anıları tazeledim,özlem giderdim Aydın ile.
Sizlerle Aydın'a Aydın'ın dışından bakarak yaptığım geziyi paylaşmak isterim.Tabi şehrin içine de gireceğiz.
İlk durak Aytepe...
Sıcak Aydın yazlarında Aydın'ın hemen yanı başında 150 metre üstünde serinlik,huzur ve güzel manzara bölgesi.Aydın'lılar için özel bir mesire alanı.
Aydın'ın Kuzey doğusunda bulunan Aytepe'ye Aydın Merkezden kıvrılarak çıkan bir yoldan yürüyerek ya da araç ile 10 dk bir sürede ya da Teleferik ile de çıkılabiliyor.
Bol çam ağaçlı, Aydın'ın zeytinlerle dolu dağlarına yaslanmış Aytepe..
Buradan gündüz ve gece Aydın manzarası muhteşem olur.
13 Temmuz 2018 Cuma
VİYANA GEZİMİZ 3.GÜN 16.06.2018 (VİYANA / AVUSTURYA)
Viyana'da 300'ün üzerinde Müze bulunuyor.Yoğun geçen ilk iki günde hala müze gezme fırsatı bulamamıştık.3.günde bir saray ve bir müze gezme imkanı olacak gibi görünüyor.
İlk güne 'Schönbrunn Sarayı ve Bahçeleri' gezisi ile başlayacağız.
Kahvaltının ardından Schönbrunn Sarayı dış giriş kapısının önüne kadar geldik.Sabahın ilk saatleri olmasına rağmen çok kalabalık ziyaretçi yoğunluğu var.
Günlük yoğun programımız gereği Saray'ın içini gezemeyeceğiz.Ancak yaptığımız bir saatlik saray gezisi bize yine unutulmaz anlar yaşattı.
Schönbrunn Sarayı ve Bahçeleri 65.000 m2 bir alana sahip.Önümüzde olabildiğince sağlı sollu uzanan peyzaj ve simetrinin muhteşem örneklerinden birinin tam içindeyiz.
Saray 1441 odadan oluşuyor.
Sarayı görmek için; 22 odadan oluşan İmperial Tour ve 40 odanın görülebildiği Grand Tour alternatifleri var.Sesli rehber ile detaylı gezilebilir.
Viyana, Avusturya Cumhuriyeti'nin başkenti ve ülkedeki 9 eyaletin en küçüğü.1.7 milyon nüfusu var.
Viyana'yı Osmanlı orduları 1529 ve 1683 yıllarında iki defa kuşatmış ancak şehir alınamamış.
Viyana, Müzik Şehri olarak ve Sigmund Freud ile de 'Düşler Şehri' olarak biliniyor.Tarihsel süreçte, önce Keltler, Roma ve Orta Çağ Barok dönemine uzanan dönemde dönüşüm ve değişimler geçirmiş.
1900'lü yılların başında Viyana, Avrupa'nın çok önemli bir müzik merkezi durumuna gelmiş.
Barok sitili binaları,sarayları,park ve bahçeleri ve anıtları ile muhteşem bir kent.
Viyana'da 300'ün üzerinde Müze bulunuyor.Yoğun geçen ilk iki günde hala müze gezme fırsatı bulamamıştık.3.günde bir saray ve bir müze gezme imkanı olacak gibi görünüyor.
İlk güne 'Schönbrunn Sarayı ve Bahçeleri' gezisi ile başlayacağız.
Kahvaltının ardından Schönbrunn Sarayı dış giriş kapısının önüne kadar geldik.Sabahın ilk saatleri olmasına rağmen çok kalabalık ziyaretçi yoğunluğu var.
Günlük yoğun programımız gereği Saray'ın içini gezemeyeceğiz.Ancak yaptığımız bir saatlik saray gezisi bize yine unutulmaz anlar yaşattı.
Schönbrunn Sarayı ve Bahçeleri 65.000 m2 bir alana sahip.Önümüzde olabildiğince sağlı sollu uzanan peyzaj ve simetrinin muhteşem örneklerinden birinin tam içindeyiz.
Saray 1441 odadan oluşuyor.
Sarayı görmek için; 22 odadan oluşan İmperial Tour ve 40 odanın görülebildiği Grand Tour alternatifleri var.Sesli rehber ile detaylı gezilebilir.
Viyana, Avusturya Cumhuriyeti'nin başkenti ve ülkedeki 9 eyaletin en küçüğü.1.7 milyon nüfusu var.
Viyana'yı Osmanlı orduları 1529 ve 1683 yıllarında iki defa kuşatmış ancak şehir alınamamış.
Viyana, Müzik Şehri olarak ve Sigmund Freud ile de 'Düşler Şehri' olarak biliniyor.Tarihsel süreçte, önce Keltler, Roma ve Orta Çağ Barok dönemine uzanan dönemde dönüşüm ve değişimler geçirmiş.
1900'lü yılların başında Viyana, Avrupa'nın çok önemli bir müzik merkezi durumuna gelmiş.
Barok sitili binaları,sarayları,park ve bahçeleri ve anıtları ile muhteşem bir kent.
4 Temmuz 2018 Çarşamba
HALLSTATT GEZİMİZ 2.GÜN 15.06.2018 (HALLSTATT / AVUSTURYA)
Dünya'da en çok fotoğraflanan beş görüntüden birine olan yolcuğumuzun hikayesi olacak yazıya bu ünlü görüntü ile başlıyorum.
Göllere ve göllere bitişik yerlere ilgim çok fazla.
Bu defa o göllerin en güzellerinden birisine doğru gidiyoruz.
''Avusturya'nın İncisi'' olarak adlandırılan Hallstatt, UNESCO Dünya Mirasları Listesi'nde yer alıyor.
Viyana'ya ilk geldiğimiz günün akşamında ''Wien Hautbahnhof'' a (Viyana Merkez Tren Garı) giderek Hallstatt tren biletlerimizi aldık.
İlk gün yaptığımız yoğun ve anılarda kalacak programdan sonra otele gece yarısı dönmüştük.
Az bir uyku ile 04.00 da uyandık.
Tren bileti ve detay programda görüleceği üzere Viyana Merkez Garı'ndan hareket saat 05.55 de.
Otel resepsiyonun davet ettiği taksi ile 15 dk da Wien Hautbahnhof'a geldik.Merkez Gar çok büyük.
Avusturya'da raylı sistemler çok gelişmiş.Avrupa'nın en yaygın ve konforlu ulaşımlarından birine sahipler.
Kahvaltı için 05.00 da açılan Ströck'e gittik.
Dünya'da en çok fotoğraflanan beş görüntüden birine olan yolcuğumuzun hikayesi olacak yazıya bu ünlü görüntü ile başlıyorum.
Göllere ve göllere bitişik yerlere ilgim çok fazla.
Bu defa o göllerin en güzellerinden birisine doğru gidiyoruz.
''Avusturya'nın İncisi'' olarak adlandırılan Hallstatt, UNESCO Dünya Mirasları Listesi'nde yer alıyor.
Viyana'ya ilk geldiğimiz günün akşamında ''Wien Hautbahnhof'' a (Viyana Merkez Tren Garı) giderek Hallstatt tren biletlerimizi aldık.
İlk gün yaptığımız yoğun ve anılarda kalacak programdan sonra otele gece yarısı dönmüştük.
Az bir uyku ile 04.00 da uyandık.
Tren bileti ve detay programda görüleceği üzere Viyana Merkez Garı'ndan hareket saat 05.55 de.
Otel resepsiyonun davet ettiği taksi ile 15 dk da Wien Hautbahnhof'a geldik.Merkez Gar çok büyük.
Avusturya'da raylı sistemler çok gelişmiş.Avrupa'nın en yaygın ve konforlu ulaşımlarından birine sahipler.
Kahvaltı için 05.00 da açılan Ströck'e gittik.
2 Temmuz 2018 Pazartesi
AKŞEMSEDDİN DİYARI GÖYNÜK'TE BİR TATLI HUZUR (GÖYNÜK / BOLU)
2004 yılının yaz aylarıydı.Ilgaz yolunda farklı coğrafyalardaki güzellikleri görebilmek için alternatif bir rota hazırladım.Bu yol bizi, Akşemseddin Diyarı Göynük'ün olağanüstü panoramik görüntüsü ve uzaklardan görünen saat kulesinin manzarası ile buluşturdu..
Sonrasında aynı bölgeye her yolculuğumuzda Göynük gezi planlarımıza hep dahil oldu.
29-30 Haziran 2018 günleri yine Göynük'deydik.
Doğal güzelliklerin tarihi doku ve kendine özgü mimari ile buluştuğu muhteşem kent Göynük, nam-ı diğer Diyar-ı Akşemseddin.Geçmişten bugüne yolculuğa çıkaran,tarihin derinliklerinde saklı kalan ruhun hissedilebileceği bir Osmanlı kenti.
Varış noktamız, Mudurnu'nun Taşkesti Kasabası, Bekdemirler Köyü yakınlarındaki Kamp Wolftrack doğa kampına eğitmen olarak katılacak Ceren'imizi bırakmak.
Tabiki Göynük'te Akşemseddin Diyarı'nda bir günlük huzur arasından sonra.
Akşemseddin Diyarı olan Göynük, kent hayatının koşuşturmasından yorulanlar için sakinliğin ve huzurun önem kazandığı bir sığınak gibi..
İlk gün akşam saatlerine doğru Göynük'e ulaştık.
Bu defa ''Müderrisler Konağı'' 'nı tercih ediyoruz.
Konak 1340 yılında Gazi Süleyman Paşa'nın yaşadığı ev olması nedeniyle ayrı bir öneme sahip.2017 yılında restore edilerek hizmet vermeye başlamış.
Burada kaldığımız sürede ev rahatlığını yaşadık.
Tarihsel özelliğine uygun dekore edilmiş odaları ve ortak yaşam alanları bizleri çok eski dönemlere götürdü..
Göynük Çayı hemen önümüzde.Su sesi çok güzel.
En önemlisi de hemen karşımızda Akşemseddin Türbesi, Gazi Süleyman Paşa Camisi ve Hamamı var.
Müderrisler Konağı'nın odalarında huzurlu gecede,su sesi ve ulvi ortamlara yakın olmanın rahatlığı ile sabah uyandık.
2004 yılının yaz aylarıydı.Ilgaz yolunda farklı coğrafyalardaki güzellikleri görebilmek için alternatif bir rota hazırladım.Bu yol bizi, Akşemseddin Diyarı Göynük'ün olağanüstü panoramik görüntüsü ve uzaklardan görünen saat kulesinin manzarası ile buluşturdu..
Sonrasında aynı bölgeye her yolculuğumuzda Göynük gezi planlarımıza hep dahil oldu.
29-30 Haziran 2018 günleri yine Göynük'deydik.
Doğal güzelliklerin tarihi doku ve kendine özgü mimari ile buluştuğu muhteşem kent Göynük, nam-ı diğer Diyar-ı Akşemseddin.Geçmişten bugüne yolculuğa çıkaran,tarihin derinliklerinde saklı kalan ruhun hissedilebileceği bir Osmanlı kenti.
Varış noktamız, Mudurnu'nun Taşkesti Kasabası, Bekdemirler Köyü yakınlarındaki Kamp Wolftrack doğa kampına eğitmen olarak katılacak Ceren'imizi bırakmak.
Tabiki Göynük'te Akşemseddin Diyarı'nda bir günlük huzur arasından sonra.
Akşemseddin Diyarı olan Göynük, kent hayatının koşuşturmasından yorulanlar için sakinliğin ve huzurun önem kazandığı bir sığınak gibi..
İlk gün akşam saatlerine doğru Göynük'e ulaştık.
Bu defa ''Müderrisler Konağı'' 'nı tercih ediyoruz.
Konak 1340 yılında Gazi Süleyman Paşa'nın yaşadığı ev olması nedeniyle ayrı bir öneme sahip.2017 yılında restore edilerek hizmet vermeye başlamış.
Burada kaldığımız sürede ev rahatlığını yaşadık.
Tarihsel özelliğine uygun dekore edilmiş odaları ve ortak yaşam alanları bizleri çok eski dönemlere götürdü..
Göynük Çayı hemen önümüzde.Su sesi çok güzel.
En önemlisi de hemen karşımızda Akşemseddin Türbesi, Gazi Süleyman Paşa Camisi ve Hamamı var.
Müderrisler Konağı'nın odalarında huzurlu gecede,su sesi ve ulvi ortamlara yakın olmanın rahatlığı ile sabah uyandık.
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)






































