OĞUZ ATAY'IN '' TUTUNAMAYANLAR '' ROMANI
Yıllardır Oğuz Atay'ın eserlerini okumak istemişimdir.Tutunamayanlar ilk romanı..
Tutunamayanlar'a başlamak belkide hazır hissetmekle ilgili..
Türkçe'de yazılmış en iyi romanlardan,başucu kitabı,kutsal kitap,aşmış kitap gibi tanımlamalara sahip..
Belirli bir olayı sergilemekten çok; izlenimler, çağrışımlar, taşlamalar, ayrıntılar ve ruhsal çözümlemelerden oluşan bir roman.
Tutunamayanlar, Turgut Özben adlı kahramanının intihar ettiği söylenen arkadaşı Selim Işık'ın hayatını ve ölüm nedenini çözmeye ve onu anlamaya çalışması etrafında oluşan bir roman.
Roman hangi düşünceye tutunmaya çalışırsa onun anlamsızlığının farkına varan aydının kendisiyle girdiği acımasız savaşı kaybederek intihara sürüklenişini anlatmakta.
Tutunamayanlar kitabının konusu genel itibariyle modern yaşamın bireyde yarattığı '' topluma yabancılaşma '' , '' toplumdan kopma '' ve '' kalıplaşmış düşüncelerin reddi '' temalarının etrafında dönüyor.
31 Ekim 2018 Çarşamba
28 Ekim 2018 Pazar
İZMİR'DE AVUSTURYA LEZZETLERİ / COFFEESHOP COMPANY
İzmir'de Avusturya lezzetlerinin kaliteli sunulduğu belki de tek adres Coffeshop Company..
Viyana kahvelerinin, tatlılarının ve en önemlisi schnitzel özlemini çektiğimizde bize yakın olan Mavibahçe alışveriş merkezine giderek bu güzel lezzetlere ulaşıyoruz.
60 yıldır kahve sektöründe üst sınıf espresso makineleri ve ekipmanları üreterek bütün Avrupa'ya pazarlayan Schörf Grup dünyaca ünlü Viyana kahve kültürünü modern yorumuyla Coffeeshop Company markasıyla dünyaya yayıyor.
Avusturyalı bir aile şirketi.
Sadece en yükseklerde yetişen kaliteli Arabica kahve çekirdeklerini kullanıyorlar.Kahvesinin %100'ünü Avusturya'da kavuruyorlar.
Bizim tercihlerimiz Sachertorte..
Avusturya Viyana'ya özgü çikolata ve kayısı marmelatının damakta bıraktığı güzel bir lezzet..
İzmir'de Avusturya lezzetlerinin kaliteli sunulduğu belki de tek adres Coffeshop Company..
Viyana kahvelerinin, tatlılarının ve en önemlisi schnitzel özlemini çektiğimizde bize yakın olan Mavibahçe alışveriş merkezine giderek bu güzel lezzetlere ulaşıyoruz.
60 yıldır kahve sektöründe üst sınıf espresso makineleri ve ekipmanları üreterek bütün Avrupa'ya pazarlayan Schörf Grup dünyaca ünlü Viyana kahve kültürünü modern yorumuyla Coffeeshop Company markasıyla dünyaya yayıyor.
Avusturyalı bir aile şirketi.
Sadece en yükseklerde yetişen kaliteli Arabica kahve çekirdeklerini kullanıyorlar.Kahvesinin %100'ünü Avusturya'da kavuruyorlar.
Bizim tercihlerimiz Sachertorte..
Avusturya Viyana'ya özgü çikolata ve kayısı marmelatının damakta bıraktığı güzel bir lezzet..
23 Ekim 2018 Salı
UZAY YOLU (STAR TREK) ÇİZGİ ROMAN TADINDA
(LAZARUS'UN MİRASI 1972)
Bizim kuşağımız için fenomen ve hatıralardan silinmeyen bir dizi...
Uzay Yolu (Star Trek) ilk kez ABD'de 8 Eylül 1966 günü NBC televizyonunda yayınlandı.Dizi William Shatner tarafından oynanan Kaptan Kirk'ün kumandasındaki Atılgan Yıldız Gemisi'nin mürettabatını ve onların '' daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek '' olan 5 yıllık görevinin hikayelerini anlatmaktadır.Sadece 3 sezon sonunda dizi yayından kaldırıldı ve son bölüm 3 Haziran 1969'da gösterildi.Tekrarlarının gösterimiyle Dünya'da bir kültürel fenomen haline geldi.
1972 yılında çizgi roman olarak yayınlanan ' Lazarus'un Mirası ' bölümü ile bizler geçmişin o güzel hatıralara dönelim...
Yeni nesil de ' Daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek ' ilkesini konu olan farklı hikayelerle tanışır umarım...
Uzayın zindan gibi karanlık boşluğu içinde Atılgan, Dünya tarihinde gelmiş geçmiş bütün şöhretli kimselerin yaşamakta olduğu bir gezegen keşfetmiştir.
Atılgan'ın mürettebatının hayatlarını tehdit eden bir müze... Gerçek bir müze...
Geçmiş ile şimdiki zaman karşılaşınca bunlardan yalnız biri yaşayabilir..
(LAZARUS'UN MİRASI 1972)
Bizim kuşağımız için fenomen ve hatıralardan silinmeyen bir dizi...
Uzay Yolu (Star Trek) ilk kez ABD'de 8 Eylül 1966 günü NBC televizyonunda yayınlandı.Dizi William Shatner tarafından oynanan Kaptan Kirk'ün kumandasındaki Atılgan Yıldız Gemisi'nin mürettabatını ve onların '' daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek '' olan 5 yıllık görevinin hikayelerini anlatmaktadır.Sadece 3 sezon sonunda dizi yayından kaldırıldı ve son bölüm 3 Haziran 1969'da gösterildi.Tekrarlarının gösterimiyle Dünya'da bir kültürel fenomen haline geldi.
1972 yılında çizgi roman olarak yayınlanan ' Lazarus'un Mirası ' bölümü ile bizler geçmişin o güzel hatıralara dönelim...
Yeni nesil de ' Daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere cesurca gitmek ' ilkesini konu olan farklı hikayelerle tanışır umarım...
Uzayın zindan gibi karanlık boşluğu içinde Atılgan, Dünya tarihinde gelmiş geçmiş bütün şöhretli kimselerin yaşamakta olduğu bir gezegen keşfetmiştir.
Atılgan'ın mürettebatının hayatlarını tehdit eden bir müze... Gerçek bir müze...
Geçmiş ile şimdiki zaman karşılaşınca bunlardan yalnız biri yaşayabilir..
14 Ekim 2018 Pazar
GAZİ PORSUK AHMET (ERSÖZ) EFE VE EMET'İN KURTULUŞU (EMET / KÜTAHYA)
Gazi Porsuk Ahmet (Ersöz) Resimde sağda göğsünde İstiklal Madalyası var.
Anneanne ve Dede tarafından Kütahya'nın Emet İlçesi'ndeniz.
Emet; Dağlar ve ormanlar ile çevrili, termal kaynaklarca çok zengin bir ilçedir.
Emet'te köklerimiz olmasına rağmen bu güne kadar 10-15 defa gitmişimdir. Emet ile ilgili anılarım çocukluk yıllarımda kalmış gibidir.
Emet aklıma geldiğimde canlanan en büyük hatıra Porsuk Dede'dir.
Kütahya'da ailelerin soyadları olduğu gibi bir çeşit lakapları ve ünvanları da vardır. Şimdilerde bu ünvanlar pek kullanılmıyor ancak bilenler bilir.
Anneanne tarafından Porsuklar'danız. Porsuk Dede Anneanne'min babası.
Porsuk Dede; her daim şık, hep takım elbise giyen, kıravatla tamamlayan, fötr şapkalı, uzun boylu, ciddi görüntüsü ile aklımda kalmıştır.
Benim tanımlamam; Diplomat gibi insan...olmuştur hep.
Ben 7-8 yaşlarında iken vefat etti.
Yakın dönemde bir arkadaşım: ''Siz Emet'ten kimlerdensiniz ? '' diye sorunca ''Porsuklar'danız'' dedim.
''Siz Emet'in kurtarıcısı Porsuk Ahmet'in torun'larından mısınız ?'' diye devam edince bir çok detayı bilmediğimi farkettim.
Porsuk Dede ile ilgili bilgilere ulaşmak için araştırmalara başladım. Emet'ten akrabalarımız ile görüştüm.
Sonunda Emet Ecdad derneğine ulaştım. Dernek Başkanı Ali Duyan Bey ile tanıştım.
Gazi Porsuk Ahmet (Ersöz) Resimde sağda göğsünde İstiklal Madalyası var.
Anneanne ve Dede tarafından Kütahya'nın Emet İlçesi'ndeniz.
Emet; Dağlar ve ormanlar ile çevrili, termal kaynaklarca çok zengin bir ilçedir.
Emet'te köklerimiz olmasına rağmen bu güne kadar 10-15 defa gitmişimdir. Emet ile ilgili anılarım çocukluk yıllarımda kalmış gibidir.
Emet aklıma geldiğimde canlanan en büyük hatıra Porsuk Dede'dir.
Kütahya'da ailelerin soyadları olduğu gibi bir çeşit lakapları ve ünvanları da vardır. Şimdilerde bu ünvanlar pek kullanılmıyor ancak bilenler bilir.
Anneanne tarafından Porsuklar'danız. Porsuk Dede Anneanne'min babası.
Porsuk Dede; her daim şık, hep takım elbise giyen, kıravatla tamamlayan, fötr şapkalı, uzun boylu, ciddi görüntüsü ile aklımda kalmıştır.
Benim tanımlamam; Diplomat gibi insan...olmuştur hep.
Ben 7-8 yaşlarında iken vefat etti.
Yakın dönemde bir arkadaşım: ''Siz Emet'ten kimlerdensiniz ? '' diye sorunca ''Porsuklar'danız'' dedim.
''Siz Emet'in kurtarıcısı Porsuk Ahmet'in torun'larından mısınız ?'' diye devam edince bir çok detayı bilmediğimi farkettim.
Porsuk Dede ile ilgili bilgilere ulaşmak için araştırmalara başladım. Emet'ten akrabalarımız ile görüştüm.
Sonunda Emet Ecdad derneğine ulaştım. Dernek Başkanı Ali Duyan Bey ile tanıştım.
11 Ekim 2018 Perşembe
ALAÇATI ' DA BİR HAFTASONU ( ÇEŞME / İZMİR)
Alaçatı, Çeşme / İzmir'e bağlı bir mahalle iken, son yıllarda belki de Çeşme'yi de geride bırakarak çok tercih edilen bir tatil beldesine dönüştü.
Hareketli eğlence yaşamı, konsept butik otelleri, çok sayıda el değmemiş plajları, sörf okulları, daracık taş sokakları ve yerel lezzetler sunan restoran ve kafeleriyle keyif veren bir yer.
Ayrıca ot festivalini de unutmamak gerekli.
Alaçatı, Çeşme / İzmir'e bağlı bir mahalle iken, son yıllarda belki de Çeşme'yi de geride bırakarak çok tercih edilen bir tatil beldesine dönüştü.
Hareketli eğlence yaşamı, konsept butik otelleri, çok sayıda el değmemiş plajları, sörf okulları, daracık taş sokakları ve yerel lezzetler sunan restoran ve kafeleriyle keyif veren bir yer.
Ayrıca ot festivalini de unutmamak gerekli.
9 Ekim 2018 Salı
İNCİTMEYECEK KADAR UZAK, ÜŞÜMEYECEK KADAR YAKIN OLMAK...
(BİR KİRPİ HİKAYESİ)
2006 yılında duydum ilk defa bu hikayeyi...
O zamandan bu yana hep aklımdadır...
'' Eski zamanların dondurucu bir kışından bütün hayvanlar çok etkilenmiş, büyük kayıplar vermişler.
Ama en çok kayıp veren kirpilermiş.
Çünkü onların pek çok hayvan gibi kalın kürkleri yok, kendilerini sıcak tutması zor olan dikenleri var.Bu durumdan en az zararla kurtulmak için kirpiler meclisi toplanmış, çözüm aramaya başlamış.
Tartışa tartışa, nihayet gece olunca tüm kirpilerin bir araya toplanmasına, birbirlerine yakın durarak geceyi geçirmelerine karar verilmiş.
Böylece kirpiler birbirlerinin vücut sıcaklığından yararlanacak, aralarındaki hava akımını önleyerek donmaktan kurtulacaklarmış.
İlk geceki deneyimlerinde bunun işe yaradığını görmüşler.Fakat bu seferde başka bir problem çıkmış ortaya. Üşüyen kirpiler birbirlerine fazla yaklaştıklarından yaralanmalar gerçekleşmiş.
(BİR KİRPİ HİKAYESİ)
2006 yılında duydum ilk defa bu hikayeyi...
O zamandan bu yana hep aklımdadır...
'' Eski zamanların dondurucu bir kışından bütün hayvanlar çok etkilenmiş, büyük kayıplar vermişler.
Ama en çok kayıp veren kirpilermiş.
Çünkü onların pek çok hayvan gibi kalın kürkleri yok, kendilerini sıcak tutması zor olan dikenleri var.Bu durumdan en az zararla kurtulmak için kirpiler meclisi toplanmış, çözüm aramaya başlamış.
Tartışa tartışa, nihayet gece olunca tüm kirpilerin bir araya toplanmasına, birbirlerine yakın durarak geceyi geçirmelerine karar verilmiş.
Böylece kirpiler birbirlerinin vücut sıcaklığından yararlanacak, aralarındaki hava akımını önleyerek donmaktan kurtulacaklarmış.
İlk geceki deneyimlerinde bunun işe yaradığını görmüşler.Fakat bu seferde başka bir problem çıkmış ortaya. Üşüyen kirpiler birbirlerine fazla yaklaştıklarından yaralanmalar gerçekleşmiş.
7 Ekim 2018 Pazar
BORNOVA'DAN MAVİŞEHİR'E BİSİKLETLE (İZMİR)
Havalar İzmir'de serinlemeye başladı.İzmir'in güzel havasında yürüyüş ve bisiklet için en güzel zamanlar geldi.
Pazar günü erken saatlerde Bornova'dan başladığım bisiklet turunu; Bayraklı-Alaybey-Karşıyaka-Bostanlı-Mavişehir güzergahında gidip dönerek yine Bornova'da tamamladım.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Urla'dan - Kuş Cenneti'ne kesintisiz Körfez Bisiklet yolları projesi için yaptığı bisiklet yolu güzergahının, tercih ettiğim etap bölümündeki yollarını kullandım.
Yol deniz kenarından, güzel İzmir görüntülerini sunan bölümlerden geçiyor.
Bisikletle toplamda 45 km pedalladığım bu etabın nasıl bittiğini anlamadım.
Ekim 2018 başında bazı bölümlerde rekreasyon alanları oluşturuluyor.Yakın zamanda bu çalışmalar tamamlandığında çok güzel bir bisiklet yolu ve ortak alanlar ortaya çıkacak gibi görünüyor.
Bu etabı 1999 model Bianchi marka dağ bisikletim ile tamamladım.Ancak yol bisikletine geçme düşüncem de var.
Mavi bisiklet yolları İzmir'in mavi denizi ile bütünleşmiş gibi..
O halde başlayalım pedallamaya..
Bisiklet kullanmak, sağlıklı ve keyifli bir yaşamın kapılarını aralıyor.
İki tekerlek üzerinde aklımızdaki düşünceleri bir kenara bırakıp, kendimizi dinlemeye ve rüzgar yüzümüzü okşarken ritmimizi bulmak bisikletin farklılığı..
Havalar İzmir'de serinlemeye başladı.İzmir'in güzel havasında yürüyüş ve bisiklet için en güzel zamanlar geldi.
Pazar günü erken saatlerde Bornova'dan başladığım bisiklet turunu; Bayraklı-Alaybey-Karşıyaka-Bostanlı-Mavişehir güzergahında gidip dönerek yine Bornova'da tamamladım.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Urla'dan - Kuş Cenneti'ne kesintisiz Körfez Bisiklet yolları projesi için yaptığı bisiklet yolu güzergahının, tercih ettiğim etap bölümündeki yollarını kullandım.
Yol deniz kenarından, güzel İzmir görüntülerini sunan bölümlerden geçiyor.
Bisikletle toplamda 45 km pedalladığım bu etabın nasıl bittiğini anlamadım.
Ekim 2018 başında bazı bölümlerde rekreasyon alanları oluşturuluyor.Yakın zamanda bu çalışmalar tamamlandığında çok güzel bir bisiklet yolu ve ortak alanlar ortaya çıkacak gibi görünüyor.
Bu etabı 1999 model Bianchi marka dağ bisikletim ile tamamladım.Ancak yol bisikletine geçme düşüncem de var.
Mavi bisiklet yolları İzmir'in mavi denizi ile bütünleşmiş gibi..
O halde başlayalım pedallamaya..
Bisiklet kullanmak, sağlıklı ve keyifli bir yaşamın kapılarını aralıyor.
İki tekerlek üzerinde aklımızdaki düşünceleri bir kenara bırakıp, kendimizi dinlemeye ve rüzgar yüzümüzü okşarken ritmimizi bulmak bisikletin farklılığı..
21 Eylül 2018 Cuma
BAFA GÖLÜ KIYISINDA KAPIKIRI KÖYÜ VE HERAKLEIA ANTİK KENTİNDE OLMAK
(MİLAS / MUĞLA)
Ay Tanrıçası Selene ile Çoban Endymion'un aşkına kucak açan Beşparmak (Latmos) Dağları ve bu dağın eteklerinde keşfedilmeyi bekleyen antik geçmiş..
Bafa Gölü'nden Milas'a uzanan bereketli topraklar..
Belkide yakınından geçtiğimiz güzelliğine tanık olduğumuz Bafa Gölü, Büyük Menderes Nehri deltasının güneydoğu kesiminde.Menteşe Dağları'nın içine sokulmuş sığ bir tatlı su gölü.Yaklaşık 60 km2 lik bir yüzölçüme sahip ve en derin yeri 21 metre.Muğla ve Aydın il topraklarında yer alıyor.
Latmos Dağı'nın, bugünkü adıyla Beşparmak Dağları'nın gölgesi en çok kendine vuruyor.Gün baterken dağın silueti uzadıkça uzuyor.
Latmos Dağları,tarih öncesi insanların kaya resimlerini yapmak için seçtiği coğrafya imiş.Hava ve yağmur tanrılarının buluşma noktası, Antik Çağ'ın görkemli limanı, Ortaçağ azizlerinin inziva yeriymiş.
Söke-Milas karayolundan sola Kapıkırı ayrımından girip Kapıkırı'ya devam ederken Latmos Dağı'nın görkemine her geçen an daha da yaklaşıyoruz.
Mitolojiye göre kavalından başka hiçbir şeyi olmayan çoban Endymion, nefesiyle hem dağdaki yalnızlığın ve bundan duyduğu mutluluğun, hem de kentlerde yaşayan insanlara duyduğu özlemin nağmelerini üflerdi.Selene de kavalının sesini duyan her canlı gibi ona hayranlık duyardı.Ancak sevgilisi ile her kavuşmasında, bir ölümlü olduğu için, onun biraz daha yaşlandığını görüp üzülürdü.
Selene, Zeus'tan onun hiç yaşlanmamasını ve bu mağarada ölümsüz bir uykuya dalmasını istedi.
Zeus da Ay Tanrıçası'nın bu isteğini yerine getirdi.Endymion, ayın ışıklarıyla sarmaş dolaş, sonsuz bir uykuya daldı.
Bu nedenle ayın dünyada en sevdiği, ışığını en fazla paylaştığı yerin Latmos olduğu ve ay ışığında dağın doruklarının ağardığı söylenir...
Bir gün Latmos Dağı'na zirve yapmak ve ay ışığının olduğu an mitolojide anlatılan ışıklara tanık olmak gerekiyor artık..
(MİLAS / MUĞLA)
Ay Tanrıçası Selene ile Çoban Endymion'un aşkına kucak açan Beşparmak (Latmos) Dağları ve bu dağın eteklerinde keşfedilmeyi bekleyen antik geçmiş..
Bafa Gölü'nden Milas'a uzanan bereketli topraklar..
Belkide yakınından geçtiğimiz güzelliğine tanık olduğumuz Bafa Gölü, Büyük Menderes Nehri deltasının güneydoğu kesiminde.Menteşe Dağları'nın içine sokulmuş sığ bir tatlı su gölü.Yaklaşık 60 km2 lik bir yüzölçüme sahip ve en derin yeri 21 metre.Muğla ve Aydın il topraklarında yer alıyor.
Latmos Dağı'nın, bugünkü adıyla Beşparmak Dağları'nın gölgesi en çok kendine vuruyor.Gün baterken dağın silueti uzadıkça uzuyor.
Latmos Dağları,tarih öncesi insanların kaya resimlerini yapmak için seçtiği coğrafya imiş.Hava ve yağmur tanrılarının buluşma noktası, Antik Çağ'ın görkemli limanı, Ortaçağ azizlerinin inziva yeriymiş.
Söke-Milas karayolundan sola Kapıkırı ayrımından girip Kapıkırı'ya devam ederken Latmos Dağı'nın görkemine her geçen an daha da yaklaşıyoruz.
Mitolojiye göre kavalından başka hiçbir şeyi olmayan çoban Endymion, nefesiyle hem dağdaki yalnızlığın ve bundan duyduğu mutluluğun, hem de kentlerde yaşayan insanlara duyduğu özlemin nağmelerini üflerdi.Selene de kavalının sesini duyan her canlı gibi ona hayranlık duyardı.Ancak sevgilisi ile her kavuşmasında, bir ölümlü olduğu için, onun biraz daha yaşlandığını görüp üzülürdü.
Selene, Zeus'tan onun hiç yaşlanmamasını ve bu mağarada ölümsüz bir uykuya dalmasını istedi.
Zeus da Ay Tanrıçası'nın bu isteğini yerine getirdi.Endymion, ayın ışıklarıyla sarmaş dolaş, sonsuz bir uykuya daldı.
Bu nedenle ayın dünyada en sevdiği, ışığını en fazla paylaştığı yerin Latmos olduğu ve ay ışığında dağın doruklarının ağardığı söylenir...
Bir gün Latmos Dağı'na zirve yapmak ve ay ışığının olduğu an mitolojide anlatılan ışıklara tanık olmak gerekiyor artık..
İSTANBUL'UN EN GÜZEL 100 LEZZET DURAĞI
İstanbul tarih boyunca farklı medeniyet ve kültürlerin etkisinde kalmış dünya mirası bir şehir.Bu medeniyet ve kültürlerin etkileri her anlamda kente yansımış.İstanbul lezzetleri de bu medeniyet ve kültürlerin etkilerini taşıyor.
Gurmelerce onaylanmış,bugüne dek gezip görülmüş İstanbul'un 100 lezzeti ile ilgili yayınlanmış çalışma benim içinde İstanbul gezilerimde rehber niteliğinde.
Bu güzel çalışmayı sizler ile paylaşmak isterim.
Hiç kuşkusuz gurmeler tarafından keşfedilmemiş daha yüzlerce lezzet durağı var.
1- BAYLAN'IN KUP GRİYESİ : Yıllardır bilinen spesiyali; Vanilya,yanmış karamel,balkaymaklı dondurma üzerine ufalanmış ceviz ve fındık taneciklerinin dayanılmaz birlikteliğinden oluşur.İnsanın tarif ederken soluğu Kadıköy'de alıp, kupu yemeye başlayacağı o an geliyor.
2- HÜNKAR'IN AYVALI YAHNİSİ : Tereyağında çevrilmiş iri ayva parçaları kuzu etiyle bir arada pişirilip tarçınla lezzetlendiriliyor.Ve son dokunuş bir kaşık pekmezle gerçekleştiriliyor.
3- EMEK KAFE'NİN SAHANDA YUMURTASI : Deniz kenarında,masanıza konan serçelerle birlikte kahvaltı keyfi gibisi yoktur.Sahanda yumurtası ve karışık menemeni içinizdeki ekmek banma hissini körükler.
4- ÜSKÜDAR KANAAT LOKANTASI'NIN TENCERE YEMEKLERİ : Çoban kavurması,saç kavurması,kuru fasulyesi,nadir bulunacak lezzetlerdir.Ekmek kadayıfı da pek meşhurdur.
5- YAŞAR USTA'NIN KAVUNLU DONDURMASI : 34 yıldır Bostancı'da gerçek meyvelerden dondurma üretiyor Yaşar Usta.Kabuklarını fırçaladığı kavunu iştahla öneririz.
6- DÜRÜMCÜ EMMİ'NİN BEYRAN ÇORBASI : Kadıköy^de vazgeçilmez lezzet durağımız.Bir kez Beyran çorbasını yedikten sonra emin olun diğer çorbaları sorgulayacaksınız.Ayrıca Antep lezzetleri de efsanedir.
İstanbul tarih boyunca farklı medeniyet ve kültürlerin etkisinde kalmış dünya mirası bir şehir.Bu medeniyet ve kültürlerin etkileri her anlamda kente yansımış.İstanbul lezzetleri de bu medeniyet ve kültürlerin etkilerini taşıyor.
Gurmelerce onaylanmış,bugüne dek gezip görülmüş İstanbul'un 100 lezzeti ile ilgili yayınlanmış çalışma benim içinde İstanbul gezilerimde rehber niteliğinde.
Bu güzel çalışmayı sizler ile paylaşmak isterim.
Hiç kuşkusuz gurmeler tarafından keşfedilmemiş daha yüzlerce lezzet durağı var.
1- BAYLAN'IN KUP GRİYESİ : Yıllardır bilinen spesiyali; Vanilya,yanmış karamel,balkaymaklı dondurma üzerine ufalanmış ceviz ve fındık taneciklerinin dayanılmaz birlikteliğinden oluşur.İnsanın tarif ederken soluğu Kadıköy'de alıp, kupu yemeye başlayacağı o an geliyor.
2- HÜNKAR'IN AYVALI YAHNİSİ : Tereyağında çevrilmiş iri ayva parçaları kuzu etiyle bir arada pişirilip tarçınla lezzetlendiriliyor.Ve son dokunuş bir kaşık pekmezle gerçekleştiriliyor.
3- EMEK KAFE'NİN SAHANDA YUMURTASI : Deniz kenarında,masanıza konan serçelerle birlikte kahvaltı keyfi gibisi yoktur.Sahanda yumurtası ve karışık menemeni içinizdeki ekmek banma hissini körükler.
4- ÜSKÜDAR KANAAT LOKANTASI'NIN TENCERE YEMEKLERİ : Çoban kavurması,saç kavurması,kuru fasulyesi,nadir bulunacak lezzetlerdir.Ekmek kadayıfı da pek meşhurdur.
5- YAŞAR USTA'NIN KAVUNLU DONDURMASI : 34 yıldır Bostancı'da gerçek meyvelerden dondurma üretiyor Yaşar Usta.Kabuklarını fırçaladığı kavunu iştahla öneririz.
6- DÜRÜMCÜ EMMİ'NİN BEYRAN ÇORBASI : Kadıköy^de vazgeçilmez lezzet durağımız.Bir kez Beyran çorbasını yedikten sonra emin olun diğer çorbaları sorgulayacaksınız.Ayrıca Antep lezzetleri de efsanedir.
16 Eylül 2018 Pazar
BİR KAMP ATEŞİ BU KADAR GÜZEL OLABİLİR Mİ (KÜTAHYA)
Okyanus yürekli dostlarla,doğada,çok güzel bir ormanda yapılan kamp gibisi yok.Gün sonuna doğru yüksek ortamın getirdiği serinliği ısıtan bir ateş de sahne aldığında zaman adeta yavaşlar ve durur gibi olur.Bugüne kadar yaptığım kamplar içinde nedense bu kamp ateşi için ''bu kadar güzel olabilir mi ? '' demekten kendimi alamıyorum..
Konum,gün batımı,orman,dostlar hep birlikte bu güzel görüntüyü ve eşsiz anı oluşturdular o gün..
Doğada kampta yenecek içilecek bir şeyler her şeyden daha güzel gelir..
Ateşin rengi müthiş..Odun ateşinde çaya hazırlık başlamış..
Ateş biraz daha olgunlaşıyor..
Ana yemeğin hazırlıkları devam ediyor..
Okyanus yürekli dostlarla,doğada,çok güzel bir ormanda yapılan kamp gibisi yok.Gün sonuna doğru yüksek ortamın getirdiği serinliği ısıtan bir ateş de sahne aldığında zaman adeta yavaşlar ve durur gibi olur.Bugüne kadar yaptığım kamplar içinde nedense bu kamp ateşi için ''bu kadar güzel olabilir mi ? '' demekten kendimi alamıyorum..
Konum,gün batımı,orman,dostlar hep birlikte bu güzel görüntüyü ve eşsiz anı oluşturdular o gün..
Doğada kampta yenecek içilecek bir şeyler her şeyden daha güzel gelir..
Ateşin rengi müthiş..Odun ateşinde çaya hazırlık başlamış..
Ateş biraz daha olgunlaşıyor..
Ana yemeğin hazırlıkları devam ediyor..
15 Eylül 2018 Cumartesi
EĞİRDİR GÖLÜ NASIL YÖNETİLMELİDİR (EĞİRDİR / ISPARTA)
Bir gök mavisi, bir turkuvaz. Bir yanda bulanık mavi, öte yanda parlak camgöbeği, gece mavisi ya da çivit mavisi..Yedi renkli göl olarak bilinen Eğirdir Gölü'nün eşsiz renkleri..
Şehre giriş olağanüstü güzel bir manzara eşliğinde olur.
Cömert güneşine rağmen ferahlatan bir esinti..Mavi ile yeşilin dans ettiği berrak bir göl,yemyeşil ormanlar ve nefes kesen kıyı şeritleri..
Eğirdir ile tanışmam 1990 yılının sonlarına doğru soğuk bir kış günü oldu.O günden bu yana Eğirdir benim tutkularımdan biridir.Bu eşsiz güzellik hep aynı kalsın,güzelliği geleceğe taşınsın isterim.Ülkemizdeki diğer göller ile kıyaslandığında özelliklerini koruyabilmekte.Ancak son yıllarda bazı olumsuz gelişmelerde görülmekte..
Eğirdir Sivrisi'nin zirvesinden bakıldığında Google Earth'ün sunduğu manzara..
Bir gök mavisi, bir turkuvaz. Bir yanda bulanık mavi, öte yanda parlak camgöbeği, gece mavisi ya da çivit mavisi..Yedi renkli göl olarak bilinen Eğirdir Gölü'nün eşsiz renkleri..
Şehre giriş olağanüstü güzel bir manzara eşliğinde olur.
Cömert güneşine rağmen ferahlatan bir esinti..Mavi ile yeşilin dans ettiği berrak bir göl,yemyeşil ormanlar ve nefes kesen kıyı şeritleri..
Eğirdir ile tanışmam 1990 yılının sonlarına doğru soğuk bir kış günü oldu.O günden bu yana Eğirdir benim tutkularımdan biridir.Bu eşsiz güzellik hep aynı kalsın,güzelliği geleceğe taşınsın isterim.Ülkemizdeki diğer göller ile kıyaslandığında özelliklerini koruyabilmekte.Ancak son yıllarda bazı olumsuz gelişmelerde görülmekte..
Eğirdir Sivrisi'nin zirvesinden bakıldığında Google Earth'ün sunduğu manzara..
13 Eylül 2018 Perşembe
HER GÜN 10 BİN ADIMLA SAĞLIKLI YAŞAM (İZMİR)
Yürümek benim için vazgeçilmez bir tutku..
Uzun yürüyüşler ise en iyi alışkanlığım.
Son yılların bilinen tanımı ile her gün 10.000 adım yürüyebilmek, bu alışkanlığı kendimle yarış noktasına getiriyor.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre kronik hastalıkların ortak risk faktörlerinden biri olan hareketsiz yaşam, dünya genelindeki ölümlerin yüzde 6'sının nedeni kabul ediliyor.Dahası hareketsiz yaşamın kalp hastalığının yüzde 30'unun ana nedeni olduğu tahmin ediliyor.
Sadece bu oranlar bile spor yapmak için bir nedenken ülkemizde en kolay spor olan yürüyüşü bilinçli olarak yapma oranları bile çok düşük.
Yürüyüşü doğada yapmanın getirdiği fiziksel ve psikolojik yönden olumlu sonuçları da eklersek, evimize en yakın yeşil alana gitmek için daha ne bekliyoruz diyorum..
Açık havada yapılan spor, oksijen yakımını artırdığı için spor salonuna oranla doğada yapılan yürüyüşte çok daha fazla kalori yakılıyor.
Doğada yürüyüşü elbette sadece yeşil alanlarla da sınırlamayabilirsiniz.Deniz ya da göl kenarları da insanı rahatlatan çok iyi yürüyüş alanları..
Yürüyüş en masrafsız sporlardan..En önemli ilk yatırımı, iyi bir ayakkabı alarak en büyük adımı atmış olacaksınız.
Daha sonraki yazılarda ayakkabı seçimine ayrıntıları ile yer vereceğim.Uzun yürüyüşlerimde uygun olmayan özellikteki ayakkabılar nedeniyle yürüyüşün devamlılığını etkileyen sorunlar yaşadım..
Ayağınıza uygun, en uzun parmağınızla ayakkabı ucu arasında 1 cm'lik boşluğu olan, yürüyüşe uygun ayakkabı tercihi, olası eklem sorunlarını önleyeceği gibi yürüyüşünüzün süresini de uzatacaktır.
Yürümek benim için vazgeçilmez bir tutku..
Uzun yürüyüşler ise en iyi alışkanlığım.
Son yılların bilinen tanımı ile her gün 10.000 adım yürüyebilmek, bu alışkanlığı kendimle yarış noktasına getiriyor.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre kronik hastalıkların ortak risk faktörlerinden biri olan hareketsiz yaşam, dünya genelindeki ölümlerin yüzde 6'sının nedeni kabul ediliyor.Dahası hareketsiz yaşamın kalp hastalığının yüzde 30'unun ana nedeni olduğu tahmin ediliyor.
Sadece bu oranlar bile spor yapmak için bir nedenken ülkemizde en kolay spor olan yürüyüşü bilinçli olarak yapma oranları bile çok düşük.
Yürüyüşü doğada yapmanın getirdiği fiziksel ve psikolojik yönden olumlu sonuçları da eklersek, evimize en yakın yeşil alana gitmek için daha ne bekliyoruz diyorum..
Açık havada yapılan spor, oksijen yakımını artırdığı için spor salonuna oranla doğada yapılan yürüyüşte çok daha fazla kalori yakılıyor.
Doğada yürüyüşü elbette sadece yeşil alanlarla da sınırlamayabilirsiniz.Deniz ya da göl kenarları da insanı rahatlatan çok iyi yürüyüş alanları..
Yürüyüş en masrafsız sporlardan..En önemli ilk yatırımı, iyi bir ayakkabı alarak en büyük adımı atmış olacaksınız.
Daha sonraki yazılarda ayakkabı seçimine ayrıntıları ile yer vereceğim.Uzun yürüyüşlerimde uygun olmayan özellikteki ayakkabılar nedeniyle yürüyüşün devamlılığını etkileyen sorunlar yaşadım..
Ayağınıza uygun, en uzun parmağınızla ayakkabı ucu arasında 1 cm'lik boşluğu olan, yürüyüşe uygun ayakkabı tercihi, olası eklem sorunlarını önleyeceği gibi yürüyüşünüzün süresini de uzatacaktır.
9 Eylül 2018 Pazar
ADALAR'A ÇIKMAK (BİR BAŞUCU KİTABI)
İstanbul'un hemen yanı başında görüş mesafesi içinde,haritalara dokuz nokta olarak yansıyan ve günümüzde İstanbul'un ilçesi olan bir takımada uzanır.
Batılıların ''Prens Adaları'' , bizim kısaca ''Adalar'' dediğimiz bu kara parçacıklarının kendilerine özgü tarihleri,efsaneleri,öyküleri var.
Üniversite yıllarımda tanıştığım Adalar'a gitmek için hep bir nedenim olur ve hiç hesapta yokken kendimi adalara giderken bulurum.Adalar'ın kendisi kadar ulaşmak için yapılan deniz yolculuğu da çok keyiflidir.Yolculuk başlar başlamaz daha güzel hissetmeye başlarsınız.
Hangi adanın iskelesinde inerseniz Adalar'ın kedileri ve köpekleri sizi karşılayacak ve herkes kendi macerasının peşinden gidecek...
Herkesin favori adası başkadır...
Benim favori adam Burgazada.. En çok Burgazada'ya gittim.Ama diğer adalarda ilerleyen zamanlarda yeni keşifler için ilgi alanım içindeler..
Ne zamandır satınalmayı düşündüğüm ''Adalar'a Çıkmak'' adlı kitabı nihayet aldım.Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlar'ndan çıkan kitabın yazarı Catherine Pinguet.
Catherine Pinguet on iki yıl boyunca İstanbul'da yaşamış,çeşitli üniversitelerde karşılıklı edebiyat ve tarih dersleri vermiş.Hala her fırsat bulduğunda İstanbul'a gelen ve her gelişinde de mutlaka Adalar'ı ziyaret eden Pinguet, ''Adalar'a Çıkmak'' adlı bu çalışmasında okuyucuyu Adalar'ın tarihinde yolculuğa çıkarıyor.
Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden geçip günümüze kadar uzanan anlatıda, tarihsel yaklaşımın yanı sıra, Troçki'den Sait Faik'e, Yahya Kemal'e, Hüseyin Rahmi Gürpınar'a Adalar'da yaşamış veya gelip geçmiş yazarların, şairlerin, seyyahların izlenimlerine kadar, ''isimsiz'' adalıların anıları, tanıklıkları da önemli bir yer tutuyor.
İstanbul'un hemen yanı başında görüş mesafesi içinde,haritalara dokuz nokta olarak yansıyan ve günümüzde İstanbul'un ilçesi olan bir takımada uzanır.
Batılıların ''Prens Adaları'' , bizim kısaca ''Adalar'' dediğimiz bu kara parçacıklarının kendilerine özgü tarihleri,efsaneleri,öyküleri var.
Üniversite yıllarımda tanıştığım Adalar'a gitmek için hep bir nedenim olur ve hiç hesapta yokken kendimi adalara giderken bulurum.Adalar'ın kendisi kadar ulaşmak için yapılan deniz yolculuğu da çok keyiflidir.Yolculuk başlar başlamaz daha güzel hissetmeye başlarsınız.
Hangi adanın iskelesinde inerseniz Adalar'ın kedileri ve köpekleri sizi karşılayacak ve herkes kendi macerasının peşinden gidecek...
Herkesin favori adası başkadır...
Benim favori adam Burgazada.. En çok Burgazada'ya gittim.Ama diğer adalarda ilerleyen zamanlarda yeni keşifler için ilgi alanım içindeler..
Ne zamandır satınalmayı düşündüğüm ''Adalar'a Çıkmak'' adlı kitabı nihayet aldım.Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlar'ndan çıkan kitabın yazarı Catherine Pinguet.
Catherine Pinguet on iki yıl boyunca İstanbul'da yaşamış,çeşitli üniversitelerde karşılıklı edebiyat ve tarih dersleri vermiş.Hala her fırsat bulduğunda İstanbul'a gelen ve her gelişinde de mutlaka Adalar'ı ziyaret eden Pinguet, ''Adalar'a Çıkmak'' adlı bu çalışmasında okuyucuyu Adalar'ın tarihinde yolculuğa çıkarıyor.
Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden geçip günümüze kadar uzanan anlatıda, tarihsel yaklaşımın yanı sıra, Troçki'den Sait Faik'e, Yahya Kemal'e, Hüseyin Rahmi Gürpınar'a Adalar'da yaşamış veya gelip geçmiş yazarların, şairlerin, seyyahların izlenimlerine kadar, ''isimsiz'' adalıların anıları, tanıklıkları da önemli bir yer tutuyor.
23 Ağustos 2018 Perşembe
KONYA MANDIRASI KAHVALTI SALONU (YENİŞEHİR / İZMİR)
İzmir'de farklı kahvaltı arıyorsanız Konya Mandırası Kahvaltı Salonu sizi umulmadık bir semtte karşılayacak.Tepecik-Yenişehir'de bir ara sokakta..
Serpme kahvaltı çılgınlığına karşı duran bu mekan 1961 yılından bu yana sadece kahvaltı hizmeti veriyor.
Bir ara sokakta,manzarası yok ama her ürünü yöresinden temin edilmiş lezzetleri ile rahat ve huzurlu bir kahvaltı sunuyor.
Görüntüde iki kişilik kahvaltı var.Peynir tabağında İzmir Tulumu ve Ezine Peyniri,Söğüş tabağında gerçek domates ve salatalık sızma zeytinyağı ile birlikte, kendi imalatları kaymak ve enfes bal, Akhisar'ın siyah ve yeşil zeytini ile sıcacık ekmek ile sıcak süt ya da çay var..
Tablo gibi görüntüler..Lezzetleri de görüntüleri ile yarışır..
İzmir'de farklı kahvaltı arıyorsanız Konya Mandırası Kahvaltı Salonu sizi umulmadık bir semtte karşılayacak.Tepecik-Yenişehir'de bir ara sokakta..
Serpme kahvaltı çılgınlığına karşı duran bu mekan 1961 yılından bu yana sadece kahvaltı hizmeti veriyor.
Bir ara sokakta,manzarası yok ama her ürünü yöresinden temin edilmiş lezzetleri ile rahat ve huzurlu bir kahvaltı sunuyor.
Görüntüde iki kişilik kahvaltı var.Peynir tabağında İzmir Tulumu ve Ezine Peyniri,Söğüş tabağında gerçek domates ve salatalık sızma zeytinyağı ile birlikte, kendi imalatları kaymak ve enfes bal, Akhisar'ın siyah ve yeşil zeytini ile sıcacık ekmek ile sıcak süt ya da çay var..
Tablo gibi görüntüler..Lezzetleri de görüntüleri ile yarışır..
4 Ağustos 2018 Cumartesi
SESLİ KİTAP (UYKUDAN ÖNCE İYİ GELECEK)
Her ne kadar kitap okuma alışkanlığı son yıllarda azalmaya başlasa da olumlu gelişmelerde oluyor.
İşe gidip gelirken yolda,araç içinde geçen uzun yolculuklarda,aralarda sesli kitap dinlemek inanın iyi gelecek.
Yazının başlığında olduğu gibi uykudan önce kısacık bir sesli kitap dinlemek iyi gelecek..
Denemeye değer...
Hikaye,roman,şiir,radyo tiyatrosu,tanıtımlar...
Türk ve Dünya Edebiyatı'nın yazarları ve şairleri arasında dolaşmak..
Sevdiğim yazar ve şairlerin eserlerinden oluşan kendime göre hazırladığım listeyi özellikle araçta dinlemek çok hoş.(Ama dinletilere dalıp trafik kurallarını ihmal etmemek kaydıyla tabiki..)
Benin özellikle takip ettiğim youtube kanallarını aşağıda paylaşmak isterim sizlere.
Güzel seslendirme ve okumalar hayranlık uyandıracak derecede.
Bu güzel seslerden dinlemeler yaptıkça o kitabın tamamını bir an önce okumak isteyeceksiniz benden söylemesi...
Her ne kadar kitap okuma alışkanlığı son yıllarda azalmaya başlasa da olumlu gelişmelerde oluyor.
İşe gidip gelirken yolda,araç içinde geçen uzun yolculuklarda,aralarda sesli kitap dinlemek inanın iyi gelecek.
Yazının başlığında olduğu gibi uykudan önce kısacık bir sesli kitap dinlemek iyi gelecek..
Denemeye değer...
Hikaye,roman,şiir,radyo tiyatrosu,tanıtımlar...
Türk ve Dünya Edebiyatı'nın yazarları ve şairleri arasında dolaşmak..
Sevdiğim yazar ve şairlerin eserlerinden oluşan kendime göre hazırladığım listeyi özellikle araçta dinlemek çok hoş.(Ama dinletilere dalıp trafik kurallarını ihmal etmemek kaydıyla tabiki..)
Benin özellikle takip ettiğim youtube kanallarını aşağıda paylaşmak isterim sizlere.
Güzel seslendirme ve okumalar hayranlık uyandıracak derecede.
Bu güzel seslerden dinlemeler yaptıkça o kitabın tamamını bir an önce okumak isteyeceksiniz benden söylemesi...
1- SESLİ KİTAP DÜNYASI :
Kanalda birçok yerli ve yabancı yazara ait romanlar, öyküler ve şiirler bulunuyor. Seslendirmelerin tamamı orijinal. Videolardaki çizimleri de kendileri yapıyorlar. Seslendirmeler Zeynep Aşkın ve Burak Aşkın, çizimler ise Sezen Özyıldız tarafından yapılıyor. İlgiyle takip ettiğim bir kanal..
2- SESLİ KİTAP & RADYO TİYATROSU :
Radyo tiyatrosu, sesli makaleler ve sesli kitaplar hakkında hemen her şeye bu kanalda ulaşılabiliyor.
Radyo tiyatroları içinde görsellik barındırmadığı için sanatsal ve edebi yönden çok güçlü eserler..
3- MEHMET YILDIRIM :
Öylesine etkili bir ses ki; okumaları bağımlılık yapabilir..Uyarmak isterim sizi..
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)



























