YÜKSEK RUHLARIN YERİ : TİLLO / IŞIK HADİSESİ (TİLLO / SİİRT)
26 Haziran 2021 Cumartesi
20 Haziran 2021 Pazar
VAN KAHVALTISI'NIN ELÇİSİ '' SÜTÇÜ KENAN '' (VAN)
Van Gölü havzasına yaptığımız gezide Akdamar Adası'nda, Tatvan'da, Gevaş'da, Edremit'de ; yörenin insanlarına Van'da en iyi Van kahvaltısını nerede yapabileceğimizi sorduğumda açık farkla '' Sütçü Kenan '' tavsiye edildi. Öğlene kadar Akdamar Adası'nda badem çiçekleri arasında ada gezisi yaptığımız için kahvaltı için geç bir saatte 12.30 gibi Van merkezde Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan '' Kahvaltıcılar Sokağı'na '' gelebildik. Van'da kahvaltı '' Sütçü '' adı altında başlamış hala da öyle devam ediyor. Kahvaltı günün ilk ışıklarıyla 05.00 da başlıyor.Van kahvaltısı, masamızda yer kalmayacak şekilde yerini almaya başladığında Kenan Bey nezih bir yaklaşımla hoş geldiniz dedi. Ve tamamı yöresel ürünler olan kahvaltının lezzetlerini ayrı ayrı yörelerini, özelliklerini, hazırlanışlarını anlattı. Kenan Bey; Van'a gelen her konuğu en güzel şekilde ağırlamak ve Van'ın değerine katkı sunmaya çalıştığını, İşletme olarak tek amaçlarının insanları kazanmak olduğunu söyledi.18 Haziran 2021 Cuma
ORADAKİ UZAK İLÇE ERUH (SİİRT)
Oradaki uzak ilçelerden Pervari'den sonra benim için uzaklardakilerin ikincisi Eruh'a da bir Pazar günü yola çıktık. Siirt'den 1.5 saat süren bu yolculukta kendine özgü güzellikleriyle Eruh coğrafyasını keşfettik.12 Haziran 2021 Cumartesi
ÇOK UZAKLARDAKİ GÜZELLİKLER - PERVARİ (SİİRT)
25 Nisan 2021 Pazar
AKDAMAR ADASI'NDA BADEM ÇİÇEKLERİ ARASINDA (VAN)
Bu coğrafyaya ilk ayak bastığımda kendimi adeta büyülü bir ortamda hissettim. Öyle bir coğrafya ki etkilenmemek mümkün değil.8 Nisan 2021 Perşembe
DELİKLİ KOYA ÇIKIP GİDİVERMEK ... ALAÇATI / İZMİR
Çıkıp gidivermek...
Bazen bir filme, bazen sevdiğim müziğe doğru, bazen kitaplara.
Ama daha çok; hesapsız, plansız, öncesiz, sonrasız, öylesine çıkıp gidivermek...
Dağlara, göllere, nehirlere, her yıl, her mevsim başka anların, başka başka zamanların yaşandığı yerlere...
Çıkıp gidilesi yerlere...
Delikli Koy'da öyle yerlerden benim için...14 Ocak 2021 Perşembe
BURGAZADA SEVGİLİM ...
'' Bir gün doğup büyüdüğüm topraklardan ayrılmak zorunda kalsaydım, vatan diye en çok yüreğim sızlayarak özleyeceğim yer Burgazada olurdu. Benim için Burgaz vatandır. Ben daha küçücük bir çocukken, ailece aşık olduk ona. Önce babam, sonra her birimiz tek tek kendimizce... Ve hiç bitmedi bu aşk.
Taşını toprağını, kumunu çakılını, ağacını çalısını, börtüsünü böceğini sevdim onun. Ki hiç zor değil... Bir tek gün kalmak yeter.
Ben büyüdükçe, onun da değişmesini izledim. Burgaz, eski Burgaz değil artık. Değişen dünyaya ayak uyduruyor. Hala onu her gören sevdalanıyor ama... Ah siz onu eskiden görmeliydiniz. Havasını solumalıydınız. Bir şey vardı onda, insanı sarıp sarmalayan, huzur veren ve de eşitleyen. ''
1950 li yılların başında daha küçük bir çocukken yaz aylarının başlarında Burgazada'ya ailesi ile gelip, kiraladıkları evde Burgazada'da bir yaz geçiren '' Bercuhi Berberyan ( Tatiana ) '' ve ailesi için Burgazada artık tutku derecesinde sevdikleri adaları olmuş..
Bercuhi Berberyan'ın '' Burgazada Sevgilim ... '' kitabının daha önsözündeki ifadeleri beni kitabın içine alıverdi... Benim de çok sevdiğim Burgazada ile ilgili bu giriş sözlerinin etkisi, kitabın her bölümünde ve her sayfasında devam etti. Kitabı elimden düşürmeden kısa sürede okudum ve hatta bitmesine üzüldüm..
Hayranı olduğum Burgazada'nın; yakın tarihi, mekanları, insanları, adanın eski insanlarının hoşgörülü ve sımsıcak yaşamları ile ilgili bir çok bilgiye sahip oldum. Burgazada ile bundan sonraki buluşmalarımda Bercuhi Berberyan'ın gözü ile de bakmaya çalışacağım...
Bercuhi Berberyan'ın Burgazada'sında etkileyici bir yolculuğa çıkabilmek için bu kitabı okumalısınız..
Önsözden devam ederek ve kitabın bazı bölümlerinden kısa alıntılar ile bu çok özel kitabı ve yaşam yolcuğunu sizler ile paylaşma gereği duydum..
'' ... Biz Burgazlı olduğumuz için sırf; mutlu bir çocukluk geçirdik. Yeni yetme Burgazlılar bu duyguyu bilmezler. Yaşıtlarım anladılar. Geriye dönüp baktığımızda bizi gülümsetmeyen tek bir anımız bile yok, biz eski adalıların. Olaylar, insanlar, ilişkiler, yaşananlar hep güzel, keyifli... Acılar bile yürek ısıtarak gülümseten...
Yıllar geçtikçe, çağa ayak uydurdukça ada, unutuluyor eski güzellikler ve anılardan siliniyor renkler. Biz o eski günleri yaşamış, geçişi izlemiş ve bu günü yaşamakta olanlar yani arada kalanlar, renkler hepten yok olmadan dünü güne bağlamaya çalışmalıyız. Gördüklerimizi, yaşadıklarımızı kaydetmeliyiz.
'' Haydi, bir ucundan da ben tutayım bari '' diyerek oturdum masamın başına. Adaya ilk ayak bastığım günden başladım. Anılarımı bir bir çıkardım belleğimin köşesinde bucağında saklandıkları yerlerden. Kimi sıralı ve düzenli geldi yerleşti satırlara, kimi rast gele fışkırdı zamansız. Özünde, özgür bıraktım hepsini. Süslemedim de ...
Bir anılar kitabı oluştu az buçuk tarih kokan, arka fonda Burgazada... Başkahramanı da babam oluverdi kendiliğinden. Tanıdığım en büyük Burgazada aşığı... Ölümüne kadar vazgeçmedi sevdasından. Zor oldu benim için, onun sağlığında keyifle başladığım kitabı ölümünden sonra hüzünle tamamlamak.
27 Aralık 2020 Pazar
18 Aralık 2020 Cuma
SAİT FAİK'LE HAYAT, OH NE RAHAT !
Mutluluğu aramak bazen cesur adımlar gerektirir. Etiketleri bir kenara bırakabilecek miyiz ? Bizden beklenen kişi olmak yerine kendi istediğimiz kişi olmak, topluma uymayı bir erdem kabul etsek de, bazen kendi bildiğimiz hayatı yaşamak daha iyi gelmez mi ? Çoğumuz evden işe akıp giden rutin hayattan şikayetçiyiz. Oysaki şehir sadece otobüsün camından izlenen bir film değil. Bazen iki durak önce inip biraz hayata karışmayı, insanları tanımayı ve gözlemlemeyi denemeliyiz. Bunu başaranlardan biri Cumhuriyet döneminin en önemli hikayecisi kabul edilen Sait Faik Abasıyanık... Sait Faik'in yaşamından küçük kesitler belki bize biraz yol gösterebilir.17 Aralık 2020 Perşembe
CERENİMİZİN BİNİCİLİK SERÜVENİ
'' Binicilik geleneksel tanımıyla; İnsan ve Hayvanın birlikte yaptığı tek spor dalı olarak ifade edilebilir. Binicilik sporu benim hayatımda zaman planlaması yapmamda, atacağım bir sonraki adımı önceden planlamamda ve pratiğin önemini kavramamda büyük bir öğretici olmuştur. Atın üzerindeyken, o anda olabilmenin önemi kimi zaman hayati bir önem taşımaktadır. At ile senkronize bir şekilde hareket etmediğinizde reflekslerinizde gereken anlarda devreye giremez ve kazalar yaşanabilir.7 Aralık 2020 Pazartesi
İSTANBUL'A BOĞAZ'DAN BAKMAK / LOOKING AT ISTANBUL FROM THE BOSPHORUS
'' Dünyaya bir kez bakma imkanın olacaksa sadece İstanbul'dan bak '' diye ifade etmiş Alphonse de Lamartine..
'' Tüm şehirler ölümlüdür İstanbul hariç '' demiş Gyllius..
Napolyon ; '' Dünya bir tek ülke olsaydı başkenti İstanbul olurdu '' olarak ifade etmiş.
Bizanslılar ise; yüzyıllar önce İstanbul'u ikiye ayıran suya '' Dünyanın Kolyesi '' ismini vermişler.
İstanbul'u ziyaret edenler için Boğaz gezisi mutlaka yapılması gereken bir etkinlik. Boğaz'ın güzelliklerini tarihi yapılarını denizden keşfederken, aynı zamanda deniz havası solumak müthiş bir atmosfer oluşturuyor.
İstanbul'u boğazdan seyretmek için teknenin hareketini beklerken Aydın Hatipoğlu'nun dizeleri aklımda...
''Bir vapur kalkar İstanbul'dan her yanı İstanbul olan bir vapur''
12 Kasım 2020 Perşembe
LUCİEN ARKAS BAĞLARI GEZİSİ / LA MAHZEN RESTAURANT (TORBALI / İZMİR)
Sonbahar genellikle hüznü ve sonları çağrıştırsa da aslında renklerin, bereketin ve ektiğini biçmenin mevsimi..6 Kasım 2020 Cuma
AİZANOİ ... KÜTAHYA'DA BİR ROMALI (ÇAVDARHİSAR / KÜTAHYA)
24-25 Ekim 2020 tarihlerinde İkitaş Kanyonu (Eğrigöz Köyü - Emet) içinde geçirdiğimiz iki harika günden sonra İzmir'e dönüş yolunda Eğrigöz-Emet-Çavdarhisar-Gediz-Kula-Salihli-Turgutlu-İzmir rotasını seçtim. Aizanoi Antik Kenti tam da yolumuz üzerindeydi..5 Kasım 2020 Perşembe
KONT DRAKULA'NIN İZLERİNİ EĞRİGÖZ KALESİ'NDE ARADIK .. (EMET / KÜTAHYA)
Kazıklı Voyvoda 15.yy da yaşayan, hayatı İrlandalı yazar Brom Stoker'in '' Drakula '' adlı ünlü vampir romanına esin kaynağı olan Eflak (bugünkü Romanya) prensi 3.Vlad, 1456-1462 yılları arasında hükümdarlık yaptı. Transilvanya Prensi olarak Rumen tarihinde '' Ulusal Kahraman '' olarak görülen 3.Vlad, cezalandırmak istediği kişileri kazığa oturttuğu için Türkler tarafından '' Kazıklı Voyvoda '' olarak tanınıyor. 1461 yılında Osmanlı'lara karşı isyan başlatan 3.Vlad'ın ordusu, Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet'in 1462'de yaptığı seferde yenildi. 3.Vlad, kaçmak istemesine rağmen yakalanarak esir edildi.29 Ekim 2020 Perşembe
SAİT FAİK'İN PARİS'TEKİ BİLİNMEYEN BEŞ GÜNÜ
Yazar ve gazeteci Naim Tirali'nin 1975 yılında Milliyet Sanat Dergisi'nde yayımlanan ve Sait Faik'in Paris'te geçirdiği beş günü anlatan yazısı..
1951 yılında '' tedavi '' amacıyla Paris'e giden Sait Faik burada ancak beş gün kalarak İstanbul'a dönmüştü ama, bu kısa yolculuğunun bir '' hikaye '' olmadığına kimse inanmak istememişti. Sait Faik'in yakın arkadaşı Naim Tirali, büyük hikayecimizin 21. ölüm yıldönümünde bu olaya ilişkin anılarını anlatıyor.



















