Sayfalar

14 Mart 2023 Salı

 ŞEMDİNLİ...  UZAKLARIN EN BİRİNCİSİNİN KIŞINA TANIK OLMAK   (ŞEMDİNLİ / HAKKARİ)

Kar her kente, her köye yağar da her yerde böyle bir manzaraya dönüşmez. Görselliği olağan üstü kılan kar giyinmiş doğa ve yapraklarından soyunmuş ağaçlar. İnsanı düşünmeye, hayal kurmaya zorlayan bir manzara. İnsan mı gider, yollar mı götürür ? Beni Şemdinli'ye götüren; Biraz düş, biraz hayal ve özlem. En çok da gerçek... Gerçek yaşamı yeniden görmek, yaşamak isteği.
Hepimiz unutulmuş sayıldığımız, sanıldığımız köşemizde biraz huzur ve sessizlik bulunca, sevdiğimiz, ruhumuzu resmeden bir ismi mırıldanmak yetişir. Geçmişimizin gizemli kapıları bizim için derhal açılır ve biz bütün aşkımızla değerli hatıralarımızın hepsini birer birer bulduğumuz bir evrene kavuşuruz... Uzakların en birincisi Şemdinli bu uzun özlemin adıdır. Daha dört ay önce yazın son günlerinde, otuz yıllık bir aradan sonra Şemdinli'ye kavuşmuştum. 26 Aralık 2021 günü Şemdinli'nin bu defa ışıltılı kışına tanık olmak için bu uzun yola tekrar çıktım.

3 Mart 2023 Cuma

ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ'NDE OLMAK...   (ANKARA)
Ankara Ankara, güzel Ankara !
Seni görmek ister her bahtı kara,
Senden yardım umar her düşen dara.
Yetersin onlara güzel Ankara.

Yurduma göz diken dik başlar insin.
Türk gücü orada her gücü yensin.
Yoktan var edilmiş ilk şehir sensin,
Var olsun toprağın taşın Ankara !
   Ankara adını duyunca  ''Ankara Marşı '' nın bu sözleri aklıma gelir. Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonu ile Cumhuriyet sonrası kurulan Ankara, başkent olduktan sonra sil baştan kurulur. Bu açıdan Cumhuriyet'in ve modernleşmenin getirdiği fiziksel gelişimin de en önemli tanıklarındandır. Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Rahmi M. Koç Müzesi, Ankara Kalesi ve Hacı Bayram Veli Camisi gezileriyle dolu dolu bir Sonbahar gününü yaşadım. Bu Pazar günü gezdiğim yerlerin hepsi benim için ilklerden oldu.

12 Şubat 2023 Pazar

 ANKARA'DA CİNNAH YOKUŞU YÜRÜYÜŞLERİ...  VE CİNNAH 19 HİKAYESİ...

Yıllar önce bir mimari yayında, Ankara'da Cumhuriyet'in ilk yıllarında yapılan özgün binalar ile ilgili bir makaleyi okurken '' Cinnah 19 '' isimli yapı dikkatimi çekmişti. Yıllar sonra Ankara'ya geldiğimde, Cinnah Yokuşu'nu yürüyerek çıkmayı ve bu binayı bulmaya karar verdim. Gittiğimiz yerlerde ve hatta yaşadığımız kentte, yürüdüğümüz sokaklarda belki de yanından geçtiğimiz ve hiçbirimizin fark etmediği öyle yapılar ve bu yapıların o kadar etkileyici hikayeleri var ki... Üzerinden yıllar geçtikten ve tanıkları da bu hayattan ayrıldıktan sonra tarihte yerlerini alıveriyorlar. Bu türden yapılar, kentlerin hafızaları ve dönemlerinin tanıkları... Geçmişle kurduğumuz ilişkide artan bir şekilde hissettiğimiz yabancılaşma duygusu, yüzyılın karakteristik özelliklerinden biri olan sürekli değişimin bir sonucu. Öncesi ve sonrası olmayan gelip geçici şeylerle özdeşlik kurmaya çalışırken geçmişle kurduğumuz bağı yitiriyoruz. Oysa zamanda ve elbette mekanda bir yer edinmeye; geçmişle, geçmişimizle bağ kurmaya ihtiyacımız var. Neyse ki, geçmiş bir şekliyle bugüne izler bırakıyor. İster belge ister kurum isterse yapı olsun geçmiş ''arşiv'' ler olarak bugüne kalıyor. Bu ilginç hikayeyi geçmişteki yerinden çıkarmak için 1957 yılına gidelim. Projesi mimar '' Nejat Ersin '' tarafından çizilen binanın yapımına 1954 yılında başlanmış ve üç yılda tamamlanmış. İnşa edildiği dönemin en başarılı modern mimari örneklerinden birisi kabul edilen bina, sık sık Fransız mimar '' Le Corbusier'in '' ünlü yapıtı '' Unite d'Habitation ile kıyaslanıyor. Tasarımında kullanılan üslup bakımından da '' Oscar Niemeyer '' , '' Lucio Costa '' ve ''Durrel Stone '' gibi önemli modernist mimarların eserleriyle benzerlikler taşıdığı kabul ediliyor. 

1 Şubat 2023 Çarşamba

ŞEMDİNLİ / HAKKARİ,   KALBİMİN SAĞ ALT KÖŞESİ,  30 YILLIK ÖZLEM...
Beklemek, bir şeyleri umut etmektir. Herkes bir şeyler beklemeli, umut etmeli hayattan... 30 yıl önce son bir defa bakarak, veda ettiğim Şemdinli'ye olan özlemim hiç bitmedi. Yıllar geçse de aklımdan hiç çıkmayan bu görüntüyü tekrar görebilmek için ne kadar da çok beklemişim... Bir yıldan daha fazla yaşadığım, nefes aldığım, her tarafını neredeyse karış karış bildiğim '' Benim için uzakların en birincisi Şemdinli '' geleceğimi de belirledi... Mücadele, sınırları zorlamak, dağlar, tırmanmak, yürümek, koşmak, alın teri, anlamak, farkına varmak, değerler, dostluk, enerji, onur, gurur, vatan, gerçek kahramanlar, acılar, sevinçler... Şemdinli ile birlikte daha farklı bakışla yaşamımı etkiledi. İyi ki de böyle oldu. Ben en zor anlarımda, Şemdinli yıllarımı hatırlayarak hep çıkışı ve doğruyu buldum.

8 Ocak 2023 Pazar

ŞANLIURFA - TARİHİN SIFIR NOKTASINDA ANILAR BİRİKTİRMEK

'' Gelen ağlar, giden ağlar '' derlermiş Urfa için. Önce nereye geldim ben diye sonra da nasıl ayrılırım buralardan diye ağlarlarmış. Olağanüstü bir tarihi var Urfa'nın. Babil'den Hitit'e, Pers'ten Roma'ya uzanan ve tam anlamıyla bir uygarlıklar beşiği. Adem'le Havva'nın cennetten kovulduktan sonra geldikleri yer, avcı toplayıcı yaşamdan tarım toplumuna geçilen ilk yer. Hristiyanlığın devlet dini olarak kabul edildiği ilk yer. Urfa'nın çok dinli ve kültür mozaiği yapısı kaçınılmaz biçimde mutfağına da yansımış. Urfa'da güne Ciğer Kebabı ile başlanıyor ya da buraya özgü Tirit ile. Köylerinden gelen yöresel ürünleri sunan kahvaltıcıları da unutmamak gerek. Olması gerektiği gibi, uzun yollar aşarak Urfa'ya sabah namazı vaktinde geldiğimize göre, benim için tüm zamanların en iyi kahvaltıları arasına giren ''Köprübaşı Kahvaltı Salonu'' na geçelim. Bu mütevazi yer bir daha ve bir daha gittiğimiz yerlerden. Görüntü sizleri aldatmasın. Urfa'nın başka kahvaltı alternatiflerini denerken bile aklımda hep olan yerlerden... 

 GÖRGÜ, ADAB-I MUAŞERET / DEDEMİN KİTAPLARI

1976 yılı... İlkokula başladığım yıllar. O zamanlar gazeteler Mahalle'nin bakkalına gelirdi. Dedem ''Tercüman'' gazetesinin ''1'' no lu abonesiydi. Okul çıkışı gazetesini benim almamı isterdi. Yıllar sonra dedemin bu isteğinin amacını anladım... Okul çıkışı bir heyecan ''Ahmet Yeğen'' in bakkal dükkanına gider, Dedemin gazetesini ister, eve gelene kadar sayfalarını açıp okurdum. Rauf Tamer, Ahmet Kabaklı, Yavuz Donat, Ergun Göze, Haldun Taner, Tarık Buğra gibi ünlü yazarların köşelerini okuyarak geçti Tercüman Gazeteli yollarım. Semih Balcıoğlu, karikatürleri ile renk katardı. Ulvi Yenal, Turgay Şeren, Orhan Ayhan, Necmi Tanyolaç, Atilla Gökçe'li spor sayfaları dolu doluydu. Daha sonraki yıllarda Dedem ile köşe yazarlarının yazıları hakkında yorumlar da yapar olduk... Tercüman Gazetesi o yıllarda gazete ile birlikte bölümler halinde ansiklopedi ekleri verirdi. Bunları bir düzen içinde biriktirir daha sonra ayrıca gazeteden gelen ciltlerle matbaaya götürür eşsiz bilgi kaynaklarına sahip olurduk. 

21 Aralık 2022 Çarşamba

 URFA' DA KAYBOLMAK ZAMANI ...

Tarihin derinliklerinden gelen güçlü seslere ve titreşimlere sahip, enerjisi yüksek yerler vardır. Onları biraz dinlediğinizde, üzerinden örtüsünü kaldırdığınızda size büyüleyici hikayeler anlatır. Güneydoğu Anadolu'nun renkli ve sıradışı kenti Urfa, benim için tam da böyle bir yerdir. Urfa'ya ne zaman gitsem gezmeye doyamam ve neredeyse her adımda kendimi çok iyi hissederim. Görkemli taş konakları, daracık, nemli ara sokakları, esintili yükseltileri, başı dumanlı kebapçıları, asırlık kahvehaneleri, ciğercileri, seyyar satıcılarıyla gelenleri karşılayan Urfa'ya her gidişimde yeni deneyimlerle tanışırım. Sıradan bir yer değil Şanlıurfa. İnsanoğlunun ilk anıtsal tapınağını yaptığı, yerleşik hayata geçtiği, ilk kez tarım yaptığı topraklar burası, bir başka deyişle ''her şeyin başladığı yer''...

14 Aralık 2022 Çarşamba

 ANKARA'DA CUMHURİYET'İN İLK TANIKLARINA GEZİLER

Saklı kalmış gizemli bir şehir olduğunu düşündüğüm Ankara'nın Ulus Semti'nde yaptığım geziler, her defasında zengin bir tarih birikimine, farklı insan hikayelerine, mücadele ile geçmiş yıllara çıkıyor. Ankara, Türkiye Devleti'nin başkenti olarak kabul edildiği günlerde, şehir olarak hala 1917 yılındaki yangının izlerini silememiş tipik bir Anadolu şehri görünümündedir. Yerleşim olarak ''Hisar'' merkezli, ''Hisar altı'', ''İstasyon'', ''Debbağhane'' (bentderesi), ''Taşhan'', ''Tahtakale'', ''Samanpazarı'', ''Koyunpazarı'', ''Mevlevihane'', ''Kayabaşı'', ''Atpazarı'', ''İmaret'', ''Taceddin'', ''Hamamönü'', ''Karaoğlan'', ''Ekinpazarı'', ''Hacıbayram'', ''Hacıdoğan'', ''Kızılbey'', ''Bostancılar'', ''Hacımurat'' gibi isimlerle anılan semtler ve bu semtlere bağlı mahallelerden oluşmuş ve şehir merkezine biraz mesafeli ''bağ'' lardan meydana geliyormuş. Şimdiki Ulus semtinin içinde olarak sayılan bu bölgeler, Ankara gezilerimde ilgimi çeken yerler oldu.

5 Aralık 2022 Pazartesi

 ANKARA'DA CUMHURİYET'İN İLK YILLARINA GEZİLER...

Ankara'yı tanıdıkça, saklı kalmış ve gizemli bir şehir olduğunu düşünüyorum. '' Ankara hükümet merkezidir ve ebediyen hükümet merkezi kalacaktır '' sözüyle M. Kemal Atatürk, bizlere, Ankara'yı kurduğu ve emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti'ne başkent yapmış, şehrin geçmiş tarihinin araştırılmasına da öncülük etmiş. İlk olarak başlattığı arkeolojik kazılara bizzat katılmış ve ''kadim medeniyetlere'' ait antik değerlerin tespitini ve korunmasını emretmiştir.
Saklı kalmış gizemli şehir Ankara'da, Cumhuriyet'in ilk yıllarına doğru bir zaman yolculuğuna çıkmaya ne dersiniz ?

24 Kasım 2022 Perşembe

 ELAZIĞ'DA... HARPUT'TAN KEBAN'A, ÇIRÇIR'A.. 

Ağustos ayının son günlerinde, sabah bulutların üstünde güneşin doğuşunu izlediğim uçak az sonra Elazığ havaalanına inecek. Bir anda çıkan üç günlük iş gezisi sırasında; Yukarı Fırat Bölgesi'nde tarihi Harput Kenti ve Kalesinin eteklerinde kurulan Elazığ'ı, tarihi Harput'u, dünyanın en genç şelalesi Çırçır'ı ve uzak ilçe Keban'ı tanıma imkanı buldum. Doğu Anadolu'nun kıraç steplerini yemyeşil bir vahaya dönüştüren Fırat Nehrinin hayat verdiği Yukarı Fırat Havzası, süprizli doğasına gizlenmiş sırlarıyla beni bekliyor. Toprağı aziz, insanı aziz, kendisi aziz olarak bilinen Elazığ'a ve Harput'a gidiyor olmak heyecan verici...

19 Kasım 2022 Cumartesi

 HAZAN MEVSİMİ'NDE ANKARA YÜRÜYÜŞLERİ...

Umutla karşılarım hep Sonbaharı... Hayata yeniden başlıyor gibi içime coşkular dolar. En sevdiğim mevsim geldi yine. Duygusal olarak daha derin hissedilen mevsimin adı, Hazan Mevsimi. Sararan yapraklar, yağan yağmurlar, esen serin rüzgarlar.
'' Yine Hazan Mevsimi geldi,
Yine yapraklar rüzgarların peşi sıra gidecek
Yine bu mevsimde, yine deli gönlüm, hicranını yalnız başına çekecek ''
Nice sanat eserine ilham kaynağı olan Hazan Mevsimi'nde Ankara'dayım. 
Henry David Thoreau'nun '' Yürümek '' kitabını yanıma aldım. Daha önceki okumalarımda altını çizdiğim bölümleri, Hazan Mevsimi'nin en iyi görüntülerini veren, Ankara'nın Dikmen Vadisi'nde yaptığım yürüyüşte tekrar okudum. Henry David Thoreau'nun ; uygarlık ve yabana bakan, ne uygarlığı tam olarak reddeden, ne de yabanlığı kucaklayan bakışıyla görmeye çalıştım doğayı. 

4 Eylül 2022 Pazar

 ANKARA ... YILLARDAN SONRA YENİDEN...

Geriye dönüp baktığımda, Ankara benim için başlangıçları hatırlatıyor. Yıllar önce yaşamımı değiştiren Hakkari'ye ve daha da ötesine gidişim, dönüşüm... Çalışma yıllarıma başlangıcım ve başka başlangıçları... Yıllardan sonra yeniden Ankara'dayım.
Yakın zamana kadar; Kızılay, Sıhhıye, Ulus , Yenimahalle ile sınırlı olarak Ankara'yı tanıdım. İş için bulunduğum iki aylık süre de
Ankara'ya bir çok yönden hayran kaldım, bilinenin dışındaki güzelliklerini fark ettim. Sonbahar da Ankara'da olmak çok güzeldi...

21 Ağustos 2022 Pazar

 ZERZEVAN KALESİ' NDEN MİTHRAS TAPINAĞI'NA VE TARİHİ MARDİN'E YOLCULUK 

Mardin, Venedik ve Kudüs ile birlikte, dünya üzerinde tamamı sit olan, yapı dokusu bozulmamış üç kentten biri. Mardin'e uzanacak yolum bu defa; Zerzevan Kalesi'nden başlayacak, Mithras Tapınağı'nın gizemlerine uzanacak. Ve sonrasında, Mardin lezzetleri ve kültürü ile dolu dolu bir gün olacak. Roma'nın sınır garnizonu olan Zerzevan Kalesi'nin tarihi M.Ö. 880 yılına kadar gidiyor. Zerzevan Kalesi 'nin altındaki '' Mithras Tapınağı '' bugünlerde dünyayı yöneten ''Rothschild'' ve ''Rockefeller'' ailelerinin temsilcilerinin akınına uğruyor. Bu ailenin günümüzde halen Zerzevan Kalesi'ne yılın belli zamanlarında gelerek ayin ve ritüellerini yaptıkları iddia ediliyor. Bill Gates'in de sık olarak bölgeyi ziyaret ettiği biliniyor.  Ayrıca, kazılar sırasında bulunan 3000 yıllık rozet üzerindeki sembollerin ise Amerika Birleşik Devletleri'nin kuruluş sembolünün birebir aynısı olduğu görülüyor...

12 Ağustos 2022 Cuma

 MARDİN ' İN KIŞINA TANIK OLDUM ...      (MARDİN)

'' İki nehir arasındaki ülke ''... Eski Yunanlılar, Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki  bölgeyi böyle adlandırıyorlardı.
İbn Haldun, dünyayı yedi iklime ayırarak ortadaki dördüncü bölgeyi medeniyetlerin gelişmesine en uygun yer olarak gösterir. Mardin bu bölgenin içinde. Türkiye'nin Güneydoğu Bölgesi'nde yer alıyor, verimli Mezopotamya Ovası içerisine kurulmuş ve binlerce yıldır farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan tarihi ve masalsı bir şehir. Adını Süryanice de kaleler anlamına gelen '' merdin '' kelimesinden aldığı söylenen bu otantik kenti ilk defa görmek ve Mezopotamya havasını solumak için kar yağışlı bir Mardin sabahında kente geldim. Taşın başkenti olarak bilinen bu şehirde tarih ile insan iç içe.

1 Ağustos 2022 Pazartesi

 ÇUKURCA ' YA ...  GÖNLÜMÜN SAĞ ALT KÖŞESİ HAKKARİ'YE GİDİŞLERİM




Hakkari'de kasabaların adını bile doğa belirler. Yüksekteysen Yüksekova, çukurdaysan Çukurca... Etrafı dağlarla çevrili, yanı başında Zap'ın aktığı, kışının sert geçmediği çok güzel bir İlçe'ye, keşfedilmemiş bir Cennet'e, Çukurca'ya gidiyorum. 
Buralarda olmanın, uyanmak istenmeyen bir düşün en güzel yeri gibi olduğunu düşündüm hep.