BODRUM YARIMADASI'NI BİR BAŞTAN BİR BAŞA GEZMEK 2 ... (YALIKAVAK - GÜMÜŞLÜK - TURGUTREİS) (KARAVAN GÜNLÜKLERİ) (BODRUM / MUĞLA)
'' ... Hava kuru ve hafif, kendiliğinden aydın gibi. İçimden, buranın her günü böyleyse, günün ve aydınlığın ne olduğunu görmek için buraya gelip oturmalı, diyorum. Altın bir akşam anıydı. Kumrular havalandıkça kanat şakırtıları boşanan bir alkış selini andırıyor. Kırlangıçlar altın ışıkta cıvıltı girdapları oluşturuyorlar. Sağımızda solumuzda evler hep kireçle tertemiz badanalı. Hepsi kalıp kalıp kübik. Mimari süse, '' Bana bak! '' diyen cici biciye yeltenen yok. Düz çizgiler, ama göz alıcı bir surette beyaz. Sanki mantıklı görüntüler; apaklıkları koyu gök mavisini ustura gibi kesiyor. Çizgide Bizans kararsızlığı, buğululuğu yok. Başka bir dünyadayım, apaydın bir dünyada. ''1925 yılında sürgün edildiği Bodrum'a zor yollardan getirildikten sonra Cevat Şakir Kabaağaç, (Halikarnas Balıkçısı) gördüklerini böyle ifade ediyor. Gündoğan'dan ayrılmak istemediğim iki günden sonra Yalıkavak'a doğru yola çıktım. Coğrafyaya baktığımda tarif edemediklerimi, Halikarnas Balıkçısı sözleri ile tamamlıyor...
Yalıkavak; mavi koyları, serin esintileri ve nefes kesen günbatımları ile tam bir doğa harikası. Daha Yalıkavak'a yaklaşırken fark anlaşılıyor. Yalıkavak'a 3 km kaldığını söyleyen tabeladan biraz sonra, yel değirmenlerinin ardından kuşbakışı Yalıkavak ve yarımadası görünüyor.Yel değirmenlerinden anlaşılacağı üzere oldukça sert rüzgar alan bir bölge. Balığı, narenciyesi ve modern marinasıyla tanınıyor.
Bodrum Yarımadası'nın kuzey - batı köşesinde yer alan Yalıkavak oldukça büyük bir yerleşim merkezi.Bodrum'da süngerciliğin başladığı yer olarak biliniyor. Eski adı : '' Sandima ''. Aynı zamanda M.Ö. 2000 yılında Lelegler'in yaşadığı yer de bu bölge.Yalıkavak yürüyüşüme dünyaca ünlü marina bölgesi ve iskeleden başladım. Bodrum'un en gözde mahallelerinden biri ve hem doğal güzellikleri hem de lüks yaşam tarzı ile öne çıkıyor. Bir zamanlar, sünger avcılarının köyü olan Yalıkavak'ta en uçtaki eskilerin salaş balık lokantası Çimentepe'den başka hiçbir yerde yemek yeme imkanı yokmuş. İzmirliler yaz kış hafta sonu için buraya gelir, ama Bodrum'da gecelerlermiş.Kalacak tek yer yokmuş. Sonra Bodrum'un hızlı gece hayatından uzak kalmak isteyenler buraya kaçmaya başlamışlar.
Yavaş yavaş yürüdüğünüz günlerse çok uzundur. Daha uzun yaşamanızı sağlar, çünkü zamanı eklemlere eziyet ederek geçirmek yerine her saatin, her dakikanın, her saniyenin nefes almasına, derinleşmesine izin verirsiniz. Yavaşlık saniyelerin, bozuk bir musluktan pıt pıt düşen su damlaları gibi teker teker, damla damla aktığı o noktada zamanla bütün olmaktır. Zamanın esnemesi mekanı derinleştirir. Yürümenin sırlarından biridir bu : Manzaraya, onu her adımda biraz daha tanıdık kılan bir yavaşlıkla yaklaşmak. Tıpkı dostluğu derinleştiren düzenli görüşmeler gibi. '' ( Yürümenin Felsefesi / Frederic Gros )
Karavanım ile üzerinde bulunduğum yol beni '' Gümüşlük '' e getiriyor. Adı üstünde eskiden burada gümüş ocağı işletiliyormuş. Aynı zamanda '' Myndos Antik Kenti '' nin de bulunduğu yer. Burası birinci derece SİT alanı olduğu için inşaat yapımı çok sınırlı olan bir bölge.M.Ö. 4. yüzyılda, Halikarnas Kralı Mausolos'un kurduğu Myndos şehri, antik yazarların sıkça sözünü ettiği antik kentlerden biri. Yedi kez depremle sarsılan, istilalardan kendini toparlayamayan, Karya döneminin bu önemli doğal limanının kalıntılarını bugün görmek mümkün.
Myndoslular'ın ürettikleri şaraplar da çok farklıymış. Deniz suyu karıştırılmış şarabının tadını da doğrusu çok merak ettim ... Mydoslular'ın ünlü deniz suyu karıştırılmış şarabından artık içemeseniz de, bir kahvede, kafede, restoranda oturup bugünün insanlarının sığ denizde açıkça görülebilen, antik çağın mermer caddesinde yürüyüşünü seyredebilir, aynısını siz de yapabilirsiniz. Ben bu defa yürümedim ama güzel bir mekanda oturdum ve seyrettim. Gümüşlük'e, eski limanın su altındaki taşlarıyla bağlanan adada tavşanlar var.
Türk Mutfağından çok uzak olmayan ama Akdeniz geleneksel tadlarıyla karışan yöre mutfağını tanımak gerçek bir serüven. Yabani otlarla hazırlanan sebze yemekleri, Bodrum'a özgü su böreği, köpoğlu mezesi, kabak çiçeği dolması, çingene salatası ilk denenmesi gerekenler. Yabani otlardan ebegümeci, turp otu, hindiba ile yapılanları da unutmamalı.
Yöresel yemeklerin dışında dünya mutfağından örneklerin sergilendiği çok şık restoranların da bulunduğu Bodrum, yemek konusunda bitmek bilmeyen seçeneklerle çıkar karşımıza. Ama her ne olursa olsun, mevsim balıklarından yemeden ve bir şeyler içmeden biten bir Bodrum akşamı düşünülemez.
Yıllar geçse de Gümüşlük'ün çok değişmediğini görmenin verdiği mutlulukla güneşin batışını seyredeceğim '' Turgutreis '' e doğru yola çıktım. Eğlence cenneti Bodrum'un kıyısında sessizlik koyları ... Çılgın kalabalıklardan uzak ama istendiğinde eğlenceye yakın olmak isteyenlerin sığınağı. Adını ünlü Osmanlı denizcisinden alan Turgutreis , Bodrum Yarımadası'nın batı kıyısında.
Turgutreis, Yarımada'nın en büyük ikinci yerleşim merkezi. Cumartesi günleri yarımadanın en hareketli yeri Turgutreis oluyor. Burada Cumartesi kurulan büyük pazara denk geldim. Karavan ile park yeri bulmak için epey çaba sarf ettim. Beldenin kumlu plajı 2.5 km'den fazla. Hemen yakınındaki Kadıkalesi'nde Bodrum yarımadasının en uzun plajı uzanıyor.Kadıkalesi'nden Turgutreis'e kadar uzanan 3 km lik yürüyüş ve bisiklet yolu, bugüne kadar gördüklerimin en iyilerinden. Böyle bir yolu gördüğüm zaman yol beni kendine çekiyor.
Turgutreis, Kos adasına gidiş için en elverişli yer. Gümrük sahası bulunuyor.
Burada Karavan ile gezilerin yaşama kattığı değerleri ve güzellikleri düşünüyorum. Bunların çoğunu biliyorum ve uygulamaya çalışıyorum. Karavan yaşamında bunları deneyimlemek farklı bir ayrıcalık... Bir manzaranın bir terapistten daha etkili olabildiğini, bir yere ait olmanın adresle ilgili olmadığını, yemeklerin daha güzel olmasının nedeninin manzara olduğunu, plan yapmanın güzel ama doğaçlamanın daha güzel olduğunu, evdeki çoğu şeye aslında hiç ihtiyacımız olmadığını, suyun ve güneşin gerçek bir değer olduğunu, mutluluğun mekanda değil yaşam biçiminde olduğunu, konfor alanının aslında bir alan değil bir alışkanlık olduğunu, lüksün tanımının tamamen değiştiğini, güvenlik hissinin kapının kilidi değil iç huzuruyla ilgili olduğunu, kendi kendine yetmenin özgüveninin başka hiçbir yerde olmadığını ... yine ve yine görüp anlıyorum...
Hayat, aynı yerde kalarak yaşanamayacak kadar kısa; erteleyenlere değil cesaret edenlere cömert...
Turgutreis burada ama Halikarnas Balıkçışı (Cevat Şakir Kabaağaçlı) Bodrum Yarımadası'nın her yerinde.
Marina içerisinde bulunan Sanatçılar ve Ressamlar Sokağı da gezilmesi gereken ayrı bir güzellik.
Gün boyu yanı başımda duran, farklı saatlerde farklı ışıklar altında gözlemlediğim dağ siluetleri, deniz görüntüleri kendini bütün detayları ile gösteriyor. Yürürken hiçbir şey hareket etmiyor, sadece tepeler belli belirsiz yakınlaşıyor ve manzara değişiyor. Yürürken aslında yakınlaşmadığını sadece bazı şeylerin bedenime nüfuz etiğini hissediyorum. Beni çevreleyen manzara tatlar, renkler, kokularla dolu bir kase de gün boyu demlendi durdu. Var olmanın mutluluğunu doyasıya yaşadım ...












































































Hiç yorum yok :
Yorum Gönder