Sayfalar

19 Ocak 2026 Pazartesi

 BODRUM YARIMADASI'NI BİR BAŞTAN BİR BAŞA GEZMEK - 1 ... (TORBA - GÖLTÜRKBÜKÜ - GÜNDOĞAN)  (KARAVAN GÜNLÜKLERİ)   (BODRUM / MUĞLA)

'' En nihayet yokuşun tepesine gelmiştik. Yolcular, ''Neredeyse Bodrum görünecek !'' dediler. Yüreğim çarpıyor. Kaç aydır buraya gelmeye uğraşıyordum. Yalnız burada üstümüzü kapayan bir kubbe değil, bir derinlik vardı sonsuz. Akşamın çividisinde koyulaşan koca Arşipel - eski deniz - varlığını bana öyle bir heybetle bildirdi. Masmavi bir gürleyişti o. Ben diyeyim yüz bin deniz mili, siz deyin beş yüz bin deniz mili, en berrak bir açıklığa uzuyor da uzuyordu. Durduğum tepeden sonsuzluğu seyrediyormuş gibiydim. Bakış ufukları beriledikçe adalar, sonra kıyıların denizle sarılıp sarmalaşmış kalabalık burunları ve koyları ... '' der Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı) Bodrum'u ilk gördüğü anlarda...
Bodrum'un merkezi, ve Gümüşlük, yıllardır Bodrum Yarımadası'nda gezdiğimiz, tatil yaptığımız yerler oldu. Ancak Bodrum Yarımadası, diğer muazzam beldeleriyle çok daha fazlasını sunuyor. Karavan ile Bodrum Yarımadası'nı bir baştan bir başa gezmek, Halikarnas Balıkçısı'nın yaşadığı heyecan ve mutluluğu hissedebilmek için yola Milas'tan devam ediyorum. Rota : Yarımadayı saat istikametinin tersinde gezmek, işte burasıdır dediğim yerlerde kalmak.
Halikarnas Balıkçısı'nın '' Mavi Sürgün '' kitabı yolculuğumda bana eşlik edecek. Sürgün edildiği Bodrum'a ve coğrafyasına onun gözünden bakmaya çalışacağım.

İlk çevreci kitaplardan biri olan Mavi Sürgün otobiyografik bir eser. Cevat Şakir bu kitabında, Bodrum'un 1925 ile 1970 arasındaki yıllarını oldukça etkileyici bir dille anlatıyor.



Bodrum Yarımadası'nda ilk durağım '' Torba ''. Daha büyük yerleşim yerlerine giden ana yol ile koy arasında yer aldığı için kolayca gözden kaçabilen Torba, hem Bodrum'un rağbet gören sakin bir banliyösü, hem de tatilcilerin gözdesi. Korunaklı Torba koyunda her türlü konfora sahip şık ve lüks oteller var. Ana yoldan Torba sahiline doğru karavan ile girdim.
Torba, çam ağaçları ile denizin kucaklaştığı nezih bir tatil yeri. Çakıllı sahili ve denizin berrak turkuaz rengi sakin bir tatil için mükemmel özellikler. Sahilinde boydan boya yürüdüm.

Torba'nın arkasında en yüksek tepede gerçek bir arkeolojik mücevher saklı olduğunu duymuştum. Yerli halkın '' Gebekilise'' olarak adlandırdığı mükemmelce korunmuş yuvarlak, kubbeli Leleg mezarı. Osmanlı döneminin su sarnıçlarının şekline çok benzeyen anıt mezar, 'kümbet' lerin modeli olarak kabul ediliyor. Torba'nın havaalanı yolu üzerinde olması ve Bodrum'un hareketliliğine yakınlığı önemli avantajı.
Torba sahilinde tanıma yürüyüşünden sonra Yarımada'nın kuzey yarısından batıya doğru  Göktürkbükü'ne gitmek için yola çıktım. Ağaçların sıklaşması, iklimin yavaş yavaş değiştiğini gösteriyor. Yarımadanın kuzeyi, nemli ve yumuşak kuzey rüzgarlarına açık. Rüzgar nemini yarımadanın bu yüzünde bırakıp, kurumuş halde güneye doğru gidiyor. Bunun için tepeden bakıldığında kuzey yarıyla güney yarı arasındaki yeşil tonlamasındaki ciddi farklar görülüyor. Hava kararmak üzere... Torba - Yalıkavak yolu üzerinde sağda '' Gölköy '' tabelasından içeri girdim. Bu dar yol, portakal - mandalina ve limon ağaçlarıyla dolu, sakin ve temiz kumsalı olan Gölköy'e çıkarıyor. Daha ileride Gölköy'ün ikiz kardeşi Göltürkbükü var. Havanın tamamen karardığı anlarda Göltürkbükü'ne geldim. Yürüyerek sahiline indim. Bodrum Yarımadası'nda bulunan yerleşimlerinin havadan görüntülerinden nasıl bir yerde olduğumu anlıyorum. Bu görüntüler gezi sırasında çok faydalı oldu.
35 yıl öncesine kadar yolu dahi olmayan ve tekneyle gidilebilen Göltürkbükü şimdi yazarların, sanatçıların, artistlerin en çok tercih ettiği yer olarak biliniyor. Kuzeyde yer alan ikiz koya yerleşmiş iki köy, tek isim altında birleşip Göltürkbükü diye anılmaya başlar başlamaz yaz tatillerinde ünlülerin ''jetset yaşamı'' ile özdeşleşmiş. Burada bir yandan meraklı gözlerden uzak yoga, detoks ve çeşitli sağlık ve güzellik hizmetleri sunulurken diğer yandan göz önünde olmayı tercih edenlerin güneşlenme platformlarında tatilin keyfini çıkaranların beldesi olmuş. Burayı ziyaret eden yabancı bir gazeteci haklı olarak Göltürkbükü'ne ' diğer St. Tropez ' adını vermiş. Ekim Kasım ayının ortalarında olduğumuz için kalabalıklar gitmiş ama yine de bu yaşamın izlerini sahilde yürürken görmek mümkün. Gece yarısına yaklaşırken çok uzak olmayan '' Gündoğan '' a gitmek için yola devam etmeye karar verdim.
Gündoğan Marina'ya geldim. Tam da denizin kıyısında uygun bir alana karavanı park ettim. Hava görüntüsünden nasıl bir yere geldiğimi tahmin edebiliyorum ancak sabah güneşin doğuşundan çok önce güzel bir gece ve uykudan sonra gördüklerim müthişti.
Bodrum Yarımadası'nın kuzeyinde yer alan '' Gündoğan '' sessiz ve sakin bir yaşam arayanların tercih ettiği şirin bir belde.
Eskiden '' Farilya Limanı '' adıyla anılan Gündoğan koyu çevresinde yer alıyor. Beldenin adı, yunanca ''Gün doğumu '' anlamındaki eski adı '' Farilya '' dan geliyor.
Sabahın sessizliği ve sakinliğinde yakındaki fırından sıcacık simit aldım. Karavan da keyif veren standart kahvaltı hazırlığına başladım.
En sondan söyleyeceğimi şimdiden söyleyebilirim : Gündoğan, Bodrum Yarımadası'nda yaptığım gezide en favori olarak gördüğüm üç yerden birisi oldu. Gece kalmak için burayı seçmem çok yerinde olmuş.
Gündoğan'a Torba - Göltürkbükü yolu veya Ortakent - Yalıkavak yolu olmak üzere iki ayrı yoldan ulaşmak mümkün.
Bodrum Yarımadası; uzunluğu 42 kilometre, genişliği en dar yerinde 6 kilometre, en geniş yerinde ise 23.8 kilometre olan ve doğu batı yönünde uzanıyor. Yarımadanın batı kısmında irili ufaklı 14 ada, bükler, burunlar ve birbirine paralel tepeler bulunuyor. Tepelerin arasında küçük vadiler ve sulak alanlar yer alıyor. Yarımadanın kuzey ve batı kısmında çam ormanları dışında Akdeniz maki toplulukları kaplıyor. Geçmişte kızılçam ve dallı servi ormanlarının bulunduğu alanların büyük kısmı bugün makiliklere dönüşmüş durumda. Yarımadanın çevresindeki adalar birçok deniz canlısı ve su kuşu için önemli yuvalama alanları.
Hiç acelem olmadan, bakarak, görerek, anlayarak Gündoğan'ı keşfetme yürüyüşüne başladım.

Gündoğan eski bir balıkçı ve süngerci köyü ancak bugünlerde turizm ile geçiniyorlar.
Gündoğan'ın yerleşme ve turizm alanları iki koyun kenarında. Burada beş yıldızlı otelden, butik otellere ve pansiyonlara kadar geniş bir konaklama seçeneklerini görüyorum.
Güneş kumsala yeni yeni düşmeye başlıyor.

Gündoğan'ın kıyı kesimleri ve tüm yamaçlar konutlar, siteler, otel ve pansiyonlarla kaplı. Yerleşme alanlarının gelişmesi karşısında tarım alanları ne yazık, iyice daralmış, turinçgil bahçeleri Gündoğan'ın orta kesimine sıkışıp kalmış durumda.
Ünlü Tarihçi Homeros tarafından '' Ebedi Mavilikler Cenneti '' olarak adlandırılan Halikarnassos, Yunan ve Anadolu uygarlıklarının kesişme noktası olan topraklar üzerinde kurulmuş. Çeşitli uygarlıklara ait arkeolojik buluntular yöre ve çevresinin yedi bin yıllık bir geçmişi olduğuna işaret ediyor.
Bu  mevsimde buraların gerçek sahibi sevimli arkadaşlar ile bakıştık...
Estetik hatlarıyla, iyi bir müzik veya güzel bir sanat eseri gibi ruhumu okşayan ve bazıları restore edilmiş taş evleri görmek büyük mutluluk.
Taş, öncelikle Bodrum mimarisinin ulaşılabilir tek yerel malzemesi. Geleneksel yöntem ile; taş ve ahşap ile oluşturulan ve dış görüntüsü son derece sade olan bu evlerin naif ahşap işçiliğinin büyüsüne kapılmamak imkansız.
Yumuşak  bir iklime sahip Bodrum coğrafyasında hayat daha çok dış mekanlarda yaşanıyor. Bu nedenle çoğu evler geniş teraslara sahip. Bodrum mimarisi ilk görüşte büyük sempati topluyor. 


Bodrum coğrafyasında gezmek insanın içindeki keşfetme arzusunu daha da fazla ortaya çıkarıyor. İnsanın içindeki araştırma, sorgulama ve merak etme düşüncesini hep canlı tutuyor gibi...

Bodrum'da terih ve kültür, doğa ve turizm ile iç içe geçmiş durumda. Gündoğan, çılgın yapılaşmaya rağmen kimliğini koruyabilmiş. '' Mavi bayraklı plaj '' ünvanını hakkıyla taşıyan bir denize ve yakınındaki adada hoş trekking parkurlarına sahip.

Yürüyüşüm sırasında Gündoğan Koyu ve Küçükbük kıyılarında suları tertemiz plajları gördüm.

Gündoğan iskelesinden Apostol Adası'na (Küçük Tavşan Adası) düzenlenen tekne gezileri olduğunu öğrendim. Mevsiminde bu güzel deneyimi yaşamak iyi olacaktır...
Sahilde dururken, arkamdaki yemyeşil orman, karşımda duran yarımada, önümdeki tertemiz berrak deniz çok etkileyici.

Gündoğan sahili, yarımadanın en uzun ve en doğal sahil şeritlerinden biri olarak biliniyor. İnce kum  ve çakıl karışımı yapıya sahip olan sahil, genellikle sığ ve berrak deniziyle güvenle yüzmek için uygun görünüyor. Düzgün kumsalı ve rüzgara nispeten kapalı yapısı sayesinde olacak günün büyük bir bölümünde deniz adeta bir göl gibi durgun ve sakindi.
Bu iskelenin tam ucunda bir süre oturdum. Güneşin, denizin maviliğinde ve ormanların yeşilliği üzerindeki ışık oyunlarını izledim. Cevat Şakir (Halikarnas Balıkçısı) kitabında bu muazzam durumu ne güzel anlatmış : '' Burası engin göklerin memleketidir. İçten gelen bir türküyü kapıp koyuverin. Uzaklaştıkça, türkü gökte masmavi olur. Işık burada yalnız karanlığı aydınlatmakla kalmaz. Aydınlattığı maddeyi değiştirir ve bir şair rüyasını çevirir. ''

Bodrum

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder